31/07/2026
Sanatın açtığı yollar
Hayatta bazen insanın kurduğu hayaller, farkına bile varmadan gerçeğe dönüşmeye başlıyor. Benim en büyük hayalim, ürettiklerim sayesinde dünyayı gezebilmekti. Bunu bir turist olarak değil; ortaya koyduğu çalışmalarla insanlara dokunan bir sanatçı olarak yaşayabilmek…
Bu yıl o hayalin benim için çok özel duraklarından biri gerçekleşti.
Daha önce İtalya’da katıldığım bir sanat fuarında kurduğum dostluklar ve tanıştığım insanlar, bana yeni kapılar açtı. Umbria Bölgesi’nin büyüleyici kasabası Spello’da düzenlenen uluslararası bir sergiye davet edildim. Türkiye’den katılan tek sanatçı olmak ve çalışmalarımın uluslararası bir küratör tarafından seçilerek sergilenmesi benim için tarifsiz bir gururdu.
Performans sanatçıları, dijital sanatçılar, heykeltıraşlar ve birçok yaratıcı isimle aynı ortamı paylaşma fırsatı buldum. Sergi boyunca yalnızca üretimlerimizi sergilemedik; deneyimlerimizi, düşüncelerimizi ve yaşamlarımızı da paylaştık. Farklı diller konuşsak da ortak paydamız yaratıcılıktı. İşte sanatın birleştirici gücü tam da burada kendini hissettiriyor.
Bu deneyimi kızımla birlikte unutulmaz bir İtalya yolculuğuna dönüştürdük. Spello’dan Floransa’ya, oradan da Roma’ya uzanan rota, yalnızca şehirleri değil, yüzyılların estetik mirasını da birbirine bağlıyor. Bir sanatçı için bu sokaklarda yürümek, müzeleri gezmek ve tarihin izlerini yakından görmek başlı başına bir ilham kaynağı.
Şimdi Roma’dayız. Çocukluğumdan beri bu şehrin adı bana hep Roma Tatili filmini hatırlatır. Babam, Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in unutulmaz performanslarını büyük bir heyecanla anlatırdı. Belki de bu yüzden Roma, benim zihnimde yıllarca yalnızca bir şehir değil; özgürlüğün, zarafetin ve keşfetmenin simgesi olarak yer etti.
Yazının devamını aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz
https://www.kemergozcu.com/yazi/sanatin-actigi-yollar-253.html