21/04/2026
//TR
Güncel bistro/bar mekânlarına dair tasarım yaklaşımları; artık yalnızca estetik değil, deneyim, esneklik ve akış kavramları üzerinden okunuyor. Bu proje, açık-plan kurgunun sunduğu geçirgenlik, farklı oturma senaryolarının birlikte var olabilmesi ve kullanıcı hareketinin mekânı tanımlayan bir veri olarak ele alınması üzerine geliştirildi. Barın merkezî rolü, sahne ve sosyal etkileşim potansiyeli ile desteklenirken; iç-dış mekân ilişkisi kesintisiz bir eşik kurgusu üzerinden çözülmüştür. Yaklaşım; güncel literatürde sıkça karşılaşılan “hibrit sosyal mekân” kavramını, yerel bağlam ve kullanıcı alışkanlıkları ile yeniden yorumlama çabasıdır.
//EN
Contemporary bistro/bar design approaches are no longer driven solely by aesthetics, but by experience, flexibility, and flow. This project is developed around spatial permeability, coexistence of multiple seating scenarios, and the idea of user movement as a defining design parameter. The bar acts as a central social anchor, supported by its performative and interactive potential, while the indoor–outdoor relationship is resolved through a continuous threshold condition. The approach reinterprets the notion of the “hybrid social space” within a local context and user behavior patterns.
Tasarım Ekibi: