VOLDA ART HOUSE

VOLDA ART HOUSE Sanatın evi • Where art lives
🎨 Art dealing • Auctions • Exhibitions • Advisory

Devrim ErbilSoyutlama - 2004Tuval üzeri yağlıboya - 180x130 cm. Modern Türk resim sanatının en dinamik ve özgün figürler...
05/08/2026

Devrim Erbil
Soyutlama - 2004
Tuval üzeri yağlıboya - 180x130 cm.

Modern Türk resim sanatının en dinamik ve özgün figürlerinden biri olan, “State Artist” unvanına sahip profesör Devrim Erbil, 1937 yılında Uşak’ta dünyaya gelmiştir. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi ustalardan aldığı eğitimi 1959 yılında tamamlayan sanatçı, akademik kariyeri boyunca Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve müdürlük gibi önemli idari görevler üstlenmiştir. Kendi adına kurulu bir çağdaş sanatlar müzesi de bulunan Erbil, yarım asrı aşan sanat yaşamında ulusal ve uluslararası pek çok bienale katılmış, çok sayıda ödülün sahibi olmuş ve eserleri dünya çapında prestijli koleksiyonlara dahil edilmiştir.

Devrim Erbil’in sanat felsefesinin temelini, doğanın ve kentsel dokunun çizgisel bir ritm ve titreşimle soyutlanması oluşturur. Özellikle İstanbul panoramaları, kuşlar ve Anadolu manzaraları üzerine yoğunlaşan usta sanatçı, geleneksel Türk minyatür sanatının kuşbakışı perspektifini modern sanatın soyutlama teknikleriyle harmanlayarak kendine özgü bir “Erbil Üslubu” geliştirmiştir. Resim yüzeyini adeta bir dokuma gibi ince ince işleyen sanatçı, binlerce çizgiden oluşan kompleks kompozisyonlarında ritm, hareket ve ışık oyunlarıyla izleyiciyi eserin görsel derinliğine davet eder.

Galeride sergilenen 2004 tarihli bu tuval üzerine yağlıboya çalışma, Devrim Erbil’in çizgiye ve renge dayalı karakteristik yaklaşımının olgunluk dönemi örneklerinden biridir. Canlı ve baskın bir yeşil tonunun hâkim olduğu eserde, binlerce ince çizginin oluşturduğu dinamik ve titreşimli doku, sanatçının doğanın içsel enerjisini ve ritmini yansıtma çabasının bir tezahürüdür. Kompozisyonu çevreleyen belirgin sarı çerçeve, eserin içindeki karmaşık çizgisel yapıyı sınırlayarak izleyicinin odağını titreşen yeşil yüzeye hapsederken, Erbil’in çizgisel grafik düzenindeki ustalığını ve renklerin psikolojik etkisini de vurgulamaktadır.

Devrim ErbilSoyutlama - 2004Tuval üzeri yağlıboya - 180x130 cm. Modern Türk resim sanatının en dinamik ve özgün figürler...
05/08/2026

Devrim Erbil
Soyutlama - 2004
Tuval üzeri yağlıboya - 180x130 cm.

Modern Türk resim sanatının en dinamik ve özgün figürlerinden biri olan, “State Artist” unvanına sahip profesör Devrim Erbil, 1937 yılında Uşak’ta dünyaya gelmiştir. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi ustalardan aldığı eğitimi 1959 yılında tamamlayan sanatçı, akademik kariyeri boyunca Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve müdürlük gibi önemli idari görevler üstlenmiştir. Kendi adına kurulu bir çağdaş sanatlar müzesi de bulunan Erbil, yarım asrı aşan sanat yaşamında ulusal ve uluslararası pek çok bienale katılmış, çok sayıda ödülün sahibi olmuş ve eserleri dünya çapında prestijli koleksiyonlara dahil edilmiştir.

Devrim Erbil’in sanat felsefesinin temelini, doğanın ve kentsel dokunun çizgisel bir ritm ve titreşimle soyutlanması oluşturur. Özellikle İstanbul panoramaları, kuşlar ve Anadolu manzaraları üzerine yoğunlaşan usta sanatçı, geleneksel Türk minyatür sanatının kuşbakışı perspektifini modern sanatın soyutlama teknikleriyle harmanlayarak kendine özgü bir “Erbil Üslubu” geliştirmiştir. Resim yüzeyini adeta bir dokuma gibi ince ince işleyen sanatçı, binlerce çizgiden oluşan kompleks kompozisyonlarında ritm, hareket ve ışık oyunlarıyla izleyiciyi eserin görsel derinliğine davet eder.

Galeride sergilenen 2004 tarihli bu tuval üzerine yağlıboya çalışma, Devrim Erbil’in çizgiye ve renge dayalı karakteristik yaklaşımının olgunluk dönemi örneklerinden biridir. Canlı ve baskın bir yeşil tonunun hâkim olduğu eserde, binlerce ince çizginin oluşturduğu dinamik ve titreşimli doku, sanatçının doğanın içsel enerjisini ve ritmini yansıtma çabasının bir tezahürüdür. Kompozisyonu çevreleyen belirgin sarı çerçeve, eserin içindeki karmaşık çizgisel yapıyı sınırlayarak izleyicinin odağını titreşen yeşil yüzeye hapsederken, Erbil’in çizgisel grafik düzenindeki ustalığını ve renklerin psikolojik etkisini de vurgulamaktadır.

Selma GürbüzKağıt üzeri karışık teknik - 157x114 cm. Selma Gürbüz (1960-2021), çağdaş Türk sanatının en özgün ve büyüley...
04/08/2026

Selma Gürbüz
Kağıt üzeri karışık teknik - 157x114 cm.

Selma Gürbüz (1960-2021), çağdaş Türk sanatının en özgün ve büyüleyici figüratif anlatımlarına imza atmış multidisipliner bir ressam ve heykeltıraştır. Sanat eğitimine İngiltere’deki Exeter College of Art and Design’da başlayan ve ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan sanatçı, Doğu ve Batı mitolojilerini, masalları, şamanizm ile minyatür sanatının izlerini kendi tikel düşsel evreninde harmanlamıştır. Eserlerinde sıklıkla insan, doğa, sembolik hayvanlar ve bilinçaltının derinliklerinden süzülen gizemli figürleri konu edinmiş; kendine has görsel diliyle ulusal ve uluslararası alanda saygın bir yer edinmiştir.

Sanatçının 2012 imzalı bu eseri, dokulu özel yapım kâğıt üzerine karışık teknikle üretilmiş olup Gürbüz’ün ikonografik dünyasını en güçlü şekilde yansıtan örneklerden biridir. Kompozisyonun merkezinde geleneksel motiflerle bezenmiş turuncu elbisesi ve başörtüsüyle oturan anıtsal bir kadın figürü yer almaktadır; figürün ayak ucundaki kıvrılmış siyah kedi ve hemen yanındaki küçük fare, sanatçının eserlerinde sıkça kullandığı sembolik anlatımı ve tekinsiz dengeyi simgelemektedir. Sol üst köşedeki belirgin kırmızı dairesel form ise Doğu sanatlarındaki güneş yahut dolunay simgeciliğine odaklanarak eserin masalsı atmosferini pekiştirir.

Özellikle kâğıdın doğal dokusunu ve sınırlarını açıkça sergileyen bu çalışma, malzemenin fiziksel varlığını eserin ayrılmaz bir parçası hâline getirir. Yalın çizgiler, zıt renk kontrastları ve organik katmanlarla kurulan bu görsel düzen, izleyiciyi hem zamansız hem de derin bir kültürel belleğe davet etmektedir. Modernist bir duyarlılıkla geleneksel formların yeniden yorumlandığı bu yapıt, Selma Gürbüz’ün insan ve doğa bağını mistik bir çerçeveden ele aldığı olgunluk dönemi anlayışını kusursuz biçimde temsil etmektedir.

Faruk Cimok‘Kavak’ 1990Tuval üzeri yağlıboya - 60x80 cm. 1956 yılında Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde doğan Faruk Cimok, Tür...
03/08/2026

Faruk Cimok
‘Kavak’ 1990
Tuval üzeri yağlıboya - 60x80 cm.

1956 yılında Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde doğan Faruk Cimok, Türk resim sanatında figüratif anlatımın ve kent yaşamı gözlemlerinin önde gelen temsilcilerinden biridir. İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu Resim Bölümü’nde eğitim alan sanatçı, gözleme dayalı özgün üslubuyla İstanbul’un tarihî semtlerini, kahvehanelerini ve gündelik hayatın dinamiklerini tuvaline taşımıştır. Figür ile mekân arasındaki bağı güçlü bir kompozisyon anlayışıyla ele alan Cimok, yapıtlarında kent kültürünü belgesel nitelikte bir görsel hafızaya dönüştürmüştür.

Sanatçının 1990 tarihli “Kavak” isimli çalışması, İstanbul’un Boğaz kıyısındaki geleneksel yaşam kültürünü ve sosyal etkileşimini konu almaktadır. Kompozisyonun ön planında açık alanda bir araya gelmiş, sohbet eden ve vakit geçiren figür grupları yer alırken; arka planda dönemin mimari dokusunu yansıtan ahşap İstanbul evi ve ulu bir ağacın yaprakları dikkati çekmektedir. Gün ışığının süzülüşü ve figürlerin doğal duruşları, sahneye derin bir atmosferik hacim kazandırmaktadır.

“Kavak”, Cimok’un ışık-gölge dengesini, yüzey dokusunu ve renk paletini yetkinlikle kullandığı olgunluk dönemi yapıtlarından biridir. Tuvalleri üzerindeki ince detay işçiliği ve dokusal zenginlik, figürlerin çevreyle kurduğu organik bağı öne çıkarmaktadır. Eser, dönemin toplumsal yaşantısını günümüze taşıyan belgesel niteliğiyle Türk resim sanatında figüratif geleneğin belirgin örnekleri arasında yer almaktadır.

Neş’e Erdok‘Koltukta Dinlenme’ 2008Tuval üzeri yağlıboya - 162x114 cm.1940 yılında İstanbul’da doğan Neş’e Erdok, İstanb...
02/08/2026

Neş’e Erdok
‘Koltukta Dinlenme’ 2008
Tuval üzeri yağlıboya - 162x114 cm.

1940 yılında İstanbul’da doğan Neş’e Erdok, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Neşet Günal Atölyesi’nden mezun olduktan sonra eğitimine Madrid ve Paris’te devam etmiştir. Uzun yıllar Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaparak çok sayıda sanatçı yetiştiren Erdok, Türk çağdaş resim sanatının en özgün ve saygın figüratif ustalarından biri olarak kabul edilmektedir. Sanatçı, insan doğasını ve toplumun çeperindeki bireyleri kendine has üslubuyla tuvaline aktarmaktadır.

Neş’e Erdok’un sanatsal yaklaşımı; abartılı oranlar, belirgin el ve ayak anatomileri ile derin ifade gücüne sahip yüz hatlarıyla karakterize edilir. Sanatçı, eserlerinde yalnızlık, yaşlılık, hastalık, melankoli ve toplumsal kırılganlık gibi temaları cesurca işler. İnsan figürünü idealize etmek yerine, onun kırılganlığını ve gerçekliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu yaklaşım, izleyiciyi derin bir empati ve içsel bir sorgulamaya davet eder.

Sanatçının 2008 tarihli bu eserinde, büyük boyutlu eller, ayaklar ve kurgudaki diğer figürlerin mesafeli duruşu; bireyin yaşadığı fiziksel çaresizliği ve içsel soyutlanmışlığı simgelemektedir. Nötr ve soğuk tonların egemen olduğu bu kompozisyon, Erdok’un insanlık durumuna dair geliştirdiği güçlü gözlem yeteneğinin ve dramatik anlatım dilinin yetkin bir örneğini sunmaktadır.

Orhan Peker‘At Başı’Duralit üzeri yağlıboya - 65x48 cm. Modern Türk resim sanatının en özgün ve duyarlı fırçalarından bi...
01/08/2026

Orhan Peker
‘At Başı’
Duralit üzeri yağlıboya - 65x48 cm.

Modern Türk resim sanatının en özgün ve duyarlı fırçalarından biri olan Orhan Peker (1927-1978), figüratif resim anlayışına getirdiği lekesel ve dışavurumcu yorumla tanınır. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde yetişen sanatçı, “Onlar Grubu”nun kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Sanat eğitimi ve pratiği boyunca Avrupa’nın önemli sanat merkezlerini ziyaret ederek Oskar Kokoschka gibi isimlerle çalışma fırsatı bulan Peker, Batı’nın modern tekniklerini Anadolu’nun yerel değerleriyle harmanlayarak kendine has, şiirsel bir gerçekçilik dili oluşturmuştur. Çalışmalarında her zaman içtenliği ön planda tutan sanatçı, 1966 yılında Türkiye’de “Yılın Ressamı” seçilerek sanat tarihimizdeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Orhan Peker’in sanat evreni, çevresinde gözlemlediği insanları, hayvanları ve nesneleri derin bir hüzün ve melankoli süzgecinden geçirerek tuvale yansıtır. Başlangıçta daha koyu tonların hakim olduğu paleti, zamanla yerini canlı renklere bıraksa da, eserlerinin temelindeki yalnızlık ve acı hissi kalıcı olmuştur. Sanatçı, özellikle Ankara’ya yerleştikten sonra şehrin sarı bozkırlarından ve gündelik yaşamından etkilenmiş; itfaiyeciler, güvercinler, kediler ve en önemlisi atlar (beygirler) üzerine odaklanan seriler üretmiştir. Onun fırçasında figürler, katı formlardan ziyade, renk lekeleri ve serbest kompozisyonlarla hayat bulur, bu da eserlerine duygusal bir dinamizm ve çarpıcılık katar.

Görselde yer alan bu eser, Orhan Peker’in ikonik “At Başları” serisinin karakteristik bir örneğidir. Duralit üzeri yağlıboya olarak uygulanan lekesel anlatım, atın yüzeydeki varlığını fiziksel bir detaydan ziyade duygusal bir durum olarak sunar. Eserde, Peker’in diğer yorgun yük beygirleri tasvirlerinde olduğu gibi, figürün geleneksel süslemelerden ilham alan renkli lekelerle bezendiği ve burun kısmındaki belirgin kırmızı boyayla vurgulandığı görülmektedir. Sanatçının bu serisi, Ankara’nın boş arsalarında mesken tutan yorgun ve hüzünlü atları gözlemlemesiyle şekillenmiş olup, bu eser de o derin gözlem gücünü ve hüznü şiirsel bir renk armonisiyle sanatseverlere sunmaktadır.

Behçet Safa‘Generalissimo’ 1972Tuval üzeri akrilik - 100x70 cm. Türk çağdaş sanatının uzlaşmaz ve eleştirel figürlerinde...
25/07/2026

Behçet Safa
‘Generalissimo’ 1972
Tuval üzeri akrilik - 100x70 cm.

Türk çağdaş sanatının uzlaşmaz ve eleştirel figürlerinden biri olan Behçet Safa, yapıtlarında iktidar, otorite ve toplumsal yapıların birey üzerindeki baskısını merkezine alır. Sanatçı, geleneksel estetik kalıpların dışına çıkarak güç tutkusunun ve tarihsel travmaların yarattığı yıkımı sert, dışavurumcu bir figürasyonla ifade eder. Safa’nın üretimi, izleyiciyi görsel bir konforun ötesine geçmeye ve siyasal-toplumsal gerçekliklerle doğrudan yüzleşmeye davet eden sarsıcı bir nitelik taşır.

Görseldeki çalışmada sanatçı, portre geleneğinin güç ve statü meşrulaştırma işlevini grotesk bir yaklaşımla altüst etmektedir. Askerî üniforma, apoletler ve nişanlarla donatılmış figürün başı, vahşi ve yırtıcı bir forma dönüştürülerek otoritenin arkasında yatan şiddet olgusu somutlaştırılmıştır. Kompozisyonun alt kısmında yer alan kırmızı şerit ve üzerindeki Gamalı Haç simgesi ise totaliter rejimlerin ideolojik sembolizmine doğrudan göndermede bulunarak militarizmin yıkıcı doğasını vurgular.

İç içe katmanlanan çerçeve kurgusu ve canlı renk kontrastlarıyla biçimlenen eser, Behçet Safa’nın ifadeci fırça kullanımının ve hiciv gücünün yetkin bir örneğidir. Sanatçı, tarih boyunca otoritenin yansıması olarak kurgulanan resmî portre tipolojisini deşifre ederek, faşizm ve toplumsal bellek ilişkisini estetik bir eleştiriye dönüştürmektedir.

cr: burak fidan

Abidin Elderoğlu‘Peyzaj’Tuval üzeri yağlıboya - 47x41 cm. Görselde yer alan ve Abidin Elderoğlu’na ait olan bu eser, san...
24/07/2026

Abidin Elderoğlu
‘Peyzaj’
Tuval üzeri yağlıboya - 47x41 cm.

Görselde yer alan ve Abidin Elderoğlu’na ait olan bu eser, sanatçının kariyerinin başlarında, henüz soyut arayışlara tam anlamıyla yönelmediği “Erken Dönem” (yaklaşık 1930-1945) üretimlerinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır. Doğadan ilham alan mimetik (taklitçi) bir tavrın öne çıktığı bu peyzaj çalışmasında, nesneler formlarını korumakla birlikte, sanatçının Paris eğitimi sırasında edindiği atölye disiplini ve renk anlayışıyla yeniden yorumlanmıştır. Tuval üzerinde görülen fırça vuruşları ve ışık-gölge karşıtlıkları, gerçekçilikten kopmadan hacimlendirme çabasını gösterirken, genel atmosfer, Elderoğlu’nun ilerleyen yıllarda olgunlaştıracağı lekesel anlatım ve lirik duyarlılığın tohumlarını barındırmaktadır.

Abidin Elderoğlu’nun sanat yaşamı, Türk resim tarihinde figüratif gelenek ile modern soyut anlayış arasında kurulan köprünün en özgün örneklerinden birini teşkil eder. Sanatçının gelişimi üç ana dönemde incelenebilir: 1930’lar ve 40’ların başını kapsayan, doğaya bağlı renkçi peyzaj ve portrelerin ağırlıkta olduğu ilk dönem; 1940’ların sonundan itibaren figürlerin stilize edilerek kompozisyonların lekesel bir düzene kavuştuğu geçiş dönemi; ve 1950’lerden itibaren tamamen olgunluğa erişen soyut dönem. Özellikle olgunluk döneminde hat sanatının ritmik çizgilerini ve Asya sanatının kaligrafik dinamizmini Batı’nın renk zenginliğiyle harmanlayarak, konusu plastik bir müzikalite sağlamak olan kendine özgü lirik bir soyutlama dili geliştirmiştir.

Elderoğlu, tüm yaşamını “sanatın öz sorunu” olarak gördüğü yenilik arayışına adamış, ulusal ve uluslararası arenada birçok prestijli ödüle layık görülmüş bir öncüdür. Sanatçının erken dönem eserleri, onun akademik sağlamlığını ve doğa gözlemini kanıtlarken; olgunluk dönemindeki soyut kompozisyonları, geleneksel motifleri evrensel bir plastik dille buluşturarak çağdaş Türk resminde silinmez bir iz bırakmıştır. Gözle dinlenmek üzere kurgulanan bu eserler, izleyiciyi konunun ağırlığından sıyırarak, renk ve çizginin saf duygusal dünyasına davet eder.

Avni Arbaş‘Bodrum’da Gece’Tuval üzeri yağlıboya - 50x65 cm. Türk modern resim sanatının en önemli temsilcilerinden biri ...
22/07/2026

Avni Arbaş
‘Bodrum’da Gece’
Tuval üzeri yağlıboya - 50x65 cm.

Türk modern resim sanatının en önemli temsilcilerinden biri olan Avni Arbaş, kendine özgü fırça vuruşları ve lekesel renk anlayışıyla öne çıkan bir ustadır. Sanat yaşamı boyunca figüratif yaklaşımını özgür ve dışavurumcu bir dille harmanlayan sanatçı; atlar, deniz ve doğa temalarında ışık-gölge dengesini şiirsel bir duyarlılıkla kurmuştur. Özellikle yaşamının ilerleyen dönemlerinde Bodrum atmosferine odaklandığı peyzajları, Ege’nin dingin ancak derin ruhunu tuvallerine aktaran nitelikli yapıtlar arasında yer alır.

“Bodrum’da Gece” başlıklı bu eser, sanatçının karanlık tonlar ile ışık arasındaki hassas ilişkiyi ele alma biçimini belirgin bir şekilde gözler önüne sermektedir. Kompozisyondaki baskın koyu renk paleti, kıyı şeridindeki hafif renk geçişleri ve su yüzeyine yansıyan tekil ışık odağıyla dengelenmektedir. Avni Arbaş, bu çalışmasında Bodrum gecelerinin sessizliğini, Ege denizinin üzerindeki vakur karanlığı ve doğanın yalın gizemini izleyiciye hissettirmeyi başarır.

Sanatçının özgün üslubunu ve tuvallerindeki derin atmosferi yansıtan bu özel çalışma, Türk resim tarihinin görsel hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Fırça izlerindeki zamansızlık ve kompozisyondaki estetik denge, eseri hem sanat tarihi açısından kıymetli bir belge hem de koleksiyon değeri yüksek nitelikli bir yapıt haline getirmektedir.

Temur KöranTuval üzeri yağlıboya - 100 x70 cm. Temur Köran, çağdaş Türk resim sanatının kendine özgü üslubuyla dikkat çe...
18/07/2026

Temur Köran
Tuval üzeri yağlıboya - 100 x70 cm.

Temur Köran, çağdaş Türk resim sanatının kendine özgü üslubuyla dikkat çeken en önemli temsilcilerinden biridir. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde aldığı nitelikli eğitimi, uzun yıllara dayanan atölye deneyimiyle harmanlayan sanatçı, eserlerinde pentür kalitesini her zaman ön planda tutmaktadır. Güçlü fırça vuruşları, zengin renk katmanları ve figüratif kompozisyonları, onun görsel dilinin en belirgin yapı taşlarını oluşturmaktadır.

Sanatçının eserleri, toplumsal bellek, bireysel yabancılaşma ve insan doğasının karmaşık yapısı gibi derin temalar etrafında şekillenmektedir. Temur Köran, tuvallerinde yalnızca görüneni aktarmakla kalmayıp, figürlerin iç dünyasındaki psikolojik katmanları ve zamansızlık hissini de izleyiciye hissettirmeyi başarmaktadır. Mitolojik referanslar ile modern yaşamın getirdiği sorgulamaları ustalıkla bir araya getiren yapıtları, izleyiciyi dinamik bir düşünsel yolculuğa davet etmektedir.

Köran’ın imzasını taşıyan bu özel çalışma, sanatçının kompozisyon kurgusundaki yetkinliğini ve renklerin dramatik gücünü bir kez daha gözler önüne sermektedir. Figürün duruşundaki anıtsallık ve arka planda yer alan sembolik ögeler, sanat tarihinin köklü geçmişine saygı duruşunda bulunurken çağdaş bir yorum sunmaktadır.

Address

Harbiye Mah. Maçka Caddesi Ralli Apt. No: 37/6
Istanbul
34367

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 18:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when VOLDA ART HOUSE posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category