VOLDA ART HOUSE

Directions

VOLDA ART HOUSE Sanatın evi • Where art lives
🎨 Art dealing • Auctions • Exhibitions • Advisory

Semiha BerksoyKarton üzeri karışık teknik 70x50 cm. Türk opera tarihinin ilk kadın primadonnası, tiyatro oyuncusu ve res...
05/09/2026

Semiha Berksoy
Karton üzeri karışık teknik 70x50 cm.

Türk opera tarihinin ilk kadın primadonnası, tiyatro oyuncusu ve ressam Semiha Berksoy (1910–2004), Türk çağdaş sanatının en özgün ve ekspresyonist figürlerinden biridir. Sanatın farklı disiplinlerini bünyesinde bütünleştiren Berksoy; resim çalışmalarını birer belge, anı ve tutku dışavurumu olarak kurgulamıştır. Sanatçının görsellikle metni iç içe geçiren dramatik üslubu, kendi yaşam öyküsünü, sahnede canlandırdığı opera karakterlerini ve kişisel bağlarını doğrudan tuval veya karton yüzeyine aktarmasına olanak tanımıştır.

Kasım 2000 tarihli, karton üzerine karışık teknikle gerçekleştirilmiş bu eser, sanatçının tutkulu dramatik dilini net bir şekilde yansıtmaktadır. Kompozisyonda, merkezde konumlanan özgün figür ile onu sarmalayan dikey ve yatay kompozisyon hatları göze çarpmaktadır. Yeşil ve kırmızı renklerin zıtlığıyla pekiştirilen ekspresif fırça darbeleri, sanatçının görsel anlatımındaki güçlü duygusal yoğunluğu sergilemektedir. Eserin yüzeyinde yer alan el yazısı notlar, görsel imgeyi tipografik unsurlarla destekleyerek işi tek bir görsel kompozisyon olmanın ötesine taşımakta ve kavramsal bir belge niteliği kazandırmaktadır.

Eserin Ludwig van Beethoven’ın Fidelio operasındaki “Leonore” karakterine ve sanatçının jübile tarihine bir ithaf barındırdığı görülmektedir. Sol alt bölümde “Leonore / Aria / Ludwig van Beethoven / Semiha Berksoy” ifadeleri dikkat çekerken, sağ tarafta 2 Kasım 2000 tarihli jübile anısına yazılmış ithaf notları yer almaktadır. Sanatçının jübile döneminde ürettiği bu özel çalışma; operaya duyduğu bağlılığı, kendi sanat geçmişini ve sahne kimliğini resim sanatıyla harmanladığı otobiyografik bir eser olarak öne çıkmaktadır.

Fausto ZonaroTuvale marufle karton üzeri pastel80 x 128 cm. Osmanlı Saray Ressamı Fausto Zonaro’nun Başyapıtı: ‘10 Muhar...
04/09/2026

Fausto Zonaro
Tuvale marufle karton üzeri pastel
80 x 128 cm.

Osmanlı Saray Ressamı Fausto Zonaro’nun Başyapıtı: ‘10 Muharrem’

İtalyan oryantalist ressam Fausto Zonaro (1854 – 1929), Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine damgasını vurmuş, Sultan II. Abdülhamid’in “Ressam-ı Hazret-i Şehriyari” unvanına layık gördüğü saray ressamıdır. 1891 yılında İstanbul’a yerleşen ve burada 20 yıla yakın süre geçiren Zonaro, kentin günlük yaşamını, törenlerini ve tarihi anlarını belgesel bir titizlikle ve empresyonist bir dokunuşla tuvale aktarmıştır. İstanbul’a olan hayranlığı ve imparatorluk kültürüyle kurduğu derin bağ, onu Osmanlı görsel tarihinin en önemli figürlerinden biri haline getirmiş, geride binden fazla eser bırakmasını sağlamıştır.

Zonaro’nun 1909 yılında tamamladığı ‘10 Muharrem’ (Muharrem Ayının Onuncu Günü) isimli bu başyapıtı, Kerbela Olayı’nı anmak için gerçekleştirilen matem törenlerini tasvir etmektedir. Resmedilen dramatik sahne, İslam tarihinin en acı dolu hadiselerinden birini, Shi’a geleneğindeki anma merasimlerinin manevi atmosferini ve katılımcıların derin teessürünü yansıtmaktadır. Zonaro, bu eseri vücuda getirebilmek adına birçok tekkeyi ziyaret etmiş, zikir törenlerine katılmış ve gözlemlerini oryantalist bir gerçekçilikle birleştirmiştir. Tablo, gerek konusu gerekse barındırdığı figürlerin duygu yoğunluğu ile sanatçının kariyerindeki en başarılı dramatik kompozisyonlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Sanatsal açıdan ‘10 Muharrem’, ışık ve gölgenin ustalığıyla öne çıkan dramatik bir chiaroscuro örneğidir. Kompozisyonun merkezinde yer alan meşaleler, karanlık geceyi aydınlatırken figürlerin yüzlerindeki ıstırabı ve kıyafetlerindeki detayları vurgulamaktadır. Sanatçının fırça darbeleri, törenin dinamizmini ve manevi coşkusunu hissettirecek şekilde hareketli ve akışkandır. Bu eser, sanatçının İstanbul Modern Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunan ve 140x252 cm ölçülerindeki anıtsal eserinin, daha kompakt ve özel koleksiyonlara uygun bir boyutu olan 80x128 cm varyasyonunu sunmaktadır. Bu versiyon, Zonaro’nun bu güçlü sahneyi farklı ölçeklerde de aynı yoğunlukla işleyebildiğini göstermektedir.

Melek Celal Sofu‘Natürmort’Mukavva üzeri yağlıboya - 37x51 cm. Melek Celal Sofu (1896-1976), Osmanlı İmparatorluğu’nun s...
03/09/2026

Melek Celal Sofu
‘Natürmort’
Mukavva üzeri yağlıboya - 37x51 cm.

Melek Celal Sofu (1896-1976), Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetişmiş, Türk sanat tarihinin öncü kadın ressam ve heykeltıraşlarından biridir. İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde konuk öğrenci olarak Nazmi Ziya Güran’ın atölyesinde başlayan sanat eğitimi, Paris’teki Julian Akademisi’nde devam etmiştir. Sofu, sadece bir ressam değil, aynı zamanda heykeltıraş, yazar, koleksiyoncu ve eleştirmen olarak da faaliyet gösteren Çok yönlü bir Cumhuriyet aydınıdır. Geleneksel sanatlara, özellikle el işlemeleri ve hat sanatına duyduğu derin ilgi, onun Batı modernizmi ile Doğu estetiği arasında özgün bir sanatsal köprü kurmasını sağlamıştır.

Bu eser, Melek Celal Sofu’nun 37x51 cm. ölçülerindeki mukavva üzerine yağlıboya tekniğiyle icra ettiği bir natürmort çalışmasıdır. Kompozisyonun merkezinde, dokulu beyaz bir seramik vazo içerisinde cömertçe yerleştirilmiş mavi, mor ve pembe tonlarında kantaron benzeri çiçek buketleri yer almaktadır. Sanatçının Empresyonist fırça izleri, vazo ve çiçeklerin hacmini vurgularken, arka planda kullanılan canlı sarı kumaş drape, esere sıcak bir kontrast ve derinlik katmaktadır. Çiçeklerin dikey formuna tezat oluşturan yatay yerleşim ve sağ taraftaki belirsizleştirilmiş arka plan, Sofu’nun modern kompozisyon anlayışını gözler önüne sermektedir.

Melek Celal Sofu’nun bu natürmortu, dönemin sanat anlayışında ev içi alanın ve estetik objelerin kadın sanatçılar tarafından nasıl yorumlandığına dair kıymetli bir örnektir. Sanatçının fırça tekniği ve ışık kullanımı, İstanbul’daki Nazmi Ziya atölyesinden Paris’teki akademik eğitime kadar uzanan sanatsal gelişiminin olgun bir ifadesidir. Bugün İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ile Sakıp Sabancı Müzesi gibi prestijli kurumların koleksiyonlarında eserleri bulunan Sofu’nun bu çalışması, onun sanatsal mirasının zenginliğini ve Türk modern sanatına yaptığı katkıyı bir kez daha doğrulamaktadır.

Komet‘İsimsiz’ 2001-2005Tuval üzeri yağlıboya - 113 x 143 cm. Türkiye modern sanatının en özgün ve nev-i şahsına münhası...
02/09/2026

Komet
‘İsimsiz’ 2001-2005
Tuval üzeri yağlıboya - 113 x 143 cm.

Türkiye modern sanatının en özgün ve nev-i şahsına münhasır isimlerinden biri olan Ressam Komet, sanat yaşamı boyunca gerçeklik ile hayal gücü arasındaki sınırları bulanıklaştıran, şiirsel ve ironik bir dil geliştirmiştir. Figüratif resim anlayışını fantastik öğeler ve absürt kompozisyonlarla harmanlayan sanatçı, eserlerinde insanlık durumunu, varoluşsal sancıları ve toplumsal tezatları kendine has bir kara mizahla ele alır. Komet’in resimleri, izleyiciyi doğrusal bir öyküden ziyade, rüya benzeri atmosferlerin ve çağrışımların hakim olduğu bilinçdışı bir yolculuğa davet eder.

10 Kasım 2023 - 14 Ocak 2024 tarihleri arasında gerçekleşen ve Türkiye’nin sanat serüvenine ışık tutan “100 Yıl Perspektifinde Sanat” başlıklı sergide yer alan bu önemli eser, Komet’in 2001-2005 yılları arasındaki olgunluk dönemine ait sanatsal pratiğinin güçlü bir yansımasıdır. 113x143 cm. ölçülerindeki tuval üzerine yağlı boya çalışma, sanatçının kolektif bellek, yalnızlık ve kalabalıklar içindeki yabancılaşma temalarını işlediği “İsimsiz” serisinin nitelikli bir örneğini teşkil etmektedir. Eser, teknik yetkinliği ve plastik değerlerinin yanı sıra, serginin tarihsel bağlamı içinde de modern Türk resminin dönüşüm evrelerini sembolize etmesi bakımından dikkat çekicidir.

Kompozisyon bütününde görülen belirsiz mekan kurgusu ve fragmanlaşmış figürler, Komet’in sanatına içkin olan ironiyi ve derin kara mizahı somutlaştırmaktadır. Rastlantısal bir aradalık hissi uyandıran bu figüratif düzenleme, zamanın göreceliğine ve “an”ın parçalı yapısına gönderme yaparken, aynı zamanda hümanist bir bakış açısıyla insan dramını sessiz bir sahneleme gibi sunar. Sanatçının düş dünyası ile hayatın gözlemlerinin iç içe geçtiği bu yapıt, izleyiciyi Komet’in özgün evrenindeki katmanlı anlamları keşfetmeye ve saklı olanın açığa çıkma sürecine tanıklık etmeye çağırmaktadır.

Abidin ElderoğluTuval üzeri yağlıboya - 116x80 cm. Modern Türk resminin öncü isimlerinden Abidin Elderoğlu (1901-1974), ...
29/08/2026

Abidin Elderoğlu
Tuval üzeri yağlıboya - 116x80 cm.

Modern Türk resminin öncü isimlerinden Abidin Elderoğlu (1901-1974), Doğu ve Batı sanat geleneklerini kendi özgün potasında eritmeyi başarmış, soyut sanatın Türkiye’deki gelişimine yön vermiş müstesna bir şahsiyettir. İstanbul’daki eğitiminin ardından Avrupa’da, özellikle Paris’teki Andre Lhote Atölyesi’nde edindiği kübist ve inşacı temelleri, Anadolu kültürü ve İslam kaligrafisinin estetik değerleriyle harmanlamıştır. Sanat hayatı boyunca “figür”den “soyut”a doğru evrilen istikrarlı bir çizgi izleyen Elderoğlu, uluslararası alanda, Sao Paulo Bienali (1963) ve Tahran Bienali (1966) gibi platformlarda aldığı prestijli ödüllerle başarısını tescillemiştir.

Görselde yer alan ve sanatçının olgunluk dönemine ait olan bu eser, Elderoğlu’nun “lekeci” (tachiste) ve “kaligrafik” soyutlama anlayışının yetkin bir örneğidir. Eserin kompozisyonu, mistik bir atmosfer yaratan derin koyuluklardaki zemin ile bu zeminden yükselen enerjik, fırça darbeleri ve çizgisel formlar arasındaki gerilim üzerine kuruludur. Sanatçının kaligrafiyle kurduğu derin bağ, fırçanın yüzey üzerindeki kıvrak ve ritmik hareketlerinde kendini gösterirken, kullanılan renk paleti, Doğu’nun ağırbaşlı ve dekoratif geleneğine modern bir yorum getirmektedir.

Bu yapıtta somut bir nesne ya da mekan tasvirinden ziyade, sanatçının iç dünyasındaki ruhsal devinimler, sezgisel bir dille tuvale aktarılmıştır. Elderoğlu’nun, “Resimlerim neden ve konu aramaya kapılmadan gözle dinlemek içindir” ifadesinde de belirttiği gibi, eser, izleyiciyi görsel bir melodiye davet etmektedir. Derin siyahlar ve gri tonlar, evrensel bir sonsuzluk hissi uyandırırken, fırça vuruşlarının oluşturduğu hareketli doku, sanatın saf duygusallığını özgür bırakarak izleyiciyi düşünsel bir yolculuğa çıkarmaktadır.

KometTuval üzeri yağlıboya - 46x55 cm. Türk çağdaş sanatının en özgün ve lirik figürlerinden biri olan Gürkan Coşkun, sa...
25/08/2026

Komet
Tuval üzeri yağlıboya - 46x55 cm.

Türk çağdaş sanatının en özgün ve lirik figürlerinden biri olan Gürkan Coşkun, sanat dünyasında bilinen adıyla Komet (1941-2022), resim ile şiiri aynı tuvalde buluşturan çok yönlü bir sanatçıdır. Eğitimini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde tamamladıktan sonra devlet bursuyla Paris’e giden sanatçı, yaşamını bu iki kültür kenti arasında sürdürmüştür. Kendine özgü mahlasını “Bill Haley & His Comets” grubundan esinlenerek seçen Komet, sadece görsel sanatlarda değil, edebiyat alanında da şiir ve anı kitaplarıyla derin izler bırakmıştır. Onun sanatı, gerçek ile hayalin, neşe ile melankolinin iç içe geçtiği, rüya benzeri bir dünyanın kapılarını aralar.

Görselde yer alan bu isimsiz eser, Komet’in “düşsel figürasyon” olarak adlandırabileceğimiz imza üslubunun karakteristik bir örneğidir. Minimalist bir kompozisyon düzeni içinde, zaman ve mekândan soyutlanmış, ince uzun, kırılgan ve zarif bir figür, mavinin melankolik ve dingin tonlarının egemen olduğu puslu bir atmosferde resmedilmiştir. Sağ taraftaki dikey, geometrik beyaz blok ve arka plandaki siluet halindeki ağaç formu, figürün içsel yalnızlığını ve çevresiyle olan kopukluğunu vurgulayan yapısal unsurlar olarak karşımıza çıkar. Sanatçı, bu eserde figürün kimliğinden ziyade, onun mevcudiyetinin yarattığı sessiz duyguyu, absürtlüğü ve şiirsel anı yansıtmayı hedefler.

Komet’in bu tablosu, izleyiciyi kesin cevaplar yerine katmanlı alt anlamlar ve çağrışımlar üzerinde düşünmeye davet etmektedir. Eserlerinde sıklıkla işlediği aşk, ölüm, umut ve yok oluş gibi evrensel temalar, burada da bilinçaltının derinliklerinden süzülen bir sessizlik ve zamansızlık hissiyle harmanlanmıştır. Bu resim, rüya ile uyanıklık arasında duran, hem bireysel melankoliyi hem de toplumsal psikolojinin kurgusal bir yansımasını barındıran, Komet’in “bir kuyruklu yıldız” gibi parlayan sanatsal mirasının değerli bir parçasıdır.

Semiha Berksoy‘Manolya’ 1992Duralit üzeri yağlıboya - 65x51 cm. Türk opera tarihinin ilk kadın primadonnası ve modern Tü...
22/08/2026

Semiha Berksoy
‘Manolya’ 1992
Duralit üzeri yağlıboya - 65x51 cm.

Türk opera tarihinin ilk kadın primadonnası ve modern Türk resminin en özgün figürlerinden biri olan Semiha Berksoy (1910-2004), çok yönlü sanatçı kişiliğiyle Cumhuriyet dönemi Türk sanatında müstesna bir yere sahiptir. Müzik ve sahne sanatlarındaki yetkinliğini görsel sanatlara da aktaran Berksoy, resimlerinde dışavurumcu (ekspresyonist) bir üslubu benimsemiştir. Kendine has saf, dolaysız ve dramatik anlatım diliyle ürettiği yapıtlar; sanatçının tutkularını, varoluşsal sorgulamalarını ve içsel dünyasını doğrudan izleyiciye aktaran birer görsel günlük niteliğindedir.

Söz konusu eser, Semiha Berksoy’un 1992 yılında ahşap plaka üzerine yağlıboya tekniğiyle hayata geçirdiği “Manolya” isimli çalışmasıdır. Eserde, odak noktasına yerleştirilen tam açmış beyaz manolya çiçeği ve çevresindeki goncalar, kalın ve katmanlı fırça darbeleriyle biçimlendirilmiştir. Çiçeğin merkezindeki sarı tonlar ile arka plandaki koyu yeşil ve kiremit tonlarındaki yapraklar arasındaki renk kontrastı, kompozisyona güçlü bir derinlik ve dinamizm kazandırmaktadır. Berksoy’un fırçasından çıkan bu motif, doğanın zarafetini sanatçının dramatik ve tutkulu dışavurumculuğuyla harmanlamaktadır.

Eserin çerçeve dâhilindeki sol alt alanında sanatçının samimi bir ithafı ve 1992 tarihli imzası yer almaktadır. Sanatçının özgün üslubunu, malzeme kullanımındaki cesaretini ve kendine özgü tipografik imzasını bir arada barındıran bu tablo; Berksoy’un geç dönem üretimlerinin karakteristik özelliklerini başarıyla yansıtan, koleksiyon değeri yüksek bir yapıt olarak değerlendirilmektedir.

Balkan Naci İslimyeli‘İki Temel Güç’ 2009Tuval üzeri karışık teknik - 120x100 cm. Türk çağdaş sanatının en özgün ve mult...
16/08/2026

Balkan Naci İslimyeli
‘İki Temel Güç’ 2009
Tuval üzeri karışık teknik - 120x100 cm.

Türk çağdaş sanatının en özgün ve multidisipliner temsilcilerinden biri olan Balkan Naci İslimyeli (1947–2022), eserlerinde resmi, edebiyatı, felsefeyi ve kavramsal derinliği harmanlayan entelektüel bir sanat anlayışına sahiptir. Sanatçının pratiğinde “biçim yoluyla düşünmek” temel bir ilke olarak öne çıkarken; insan varoluşu, zaman, bellek, tinsellik ve Doğu-Batı sentezi sıklıkla işlenen ana temalar arasında yer alır. Şiirsel anlatım dili, metin ile imgenin iç içe geçtiği kompozisyon yapısı ve malzeme çeşitliliği, İslimyeli’nin görsel dili derin bir zihinsel sorgulama alanına dönüştürmesini sağlamıştır.

Sanatçının 2009 tarihli “İki Temel Güç” başlıklı tuval üzerine karışık teknik eseri, onun karakteristik üslubunu yansıtan sembolik ve katmanlı bir düzenlemeye sahiptir. Tuvalin çeperini adeta bir çerçeve gibi kuşatan el yazısı kaligrafik hatlar, yapıta edebî ve zamansal bir boyut kazandırırken; merkezdeki siyah zemin üzerinde yükselen mimari silüet, dairesel form ve yürüyen insan figürü odak noktasını oluşturur. Kompozisyonun üst alanına serpiştirilmiş ışıklı, taş benzeri parçacıklar ise kozmik evren hissi yaratarak maddesel dünya ile sonsuzluk arasındaki diyalektiği görselleştirir.

Kavramsal açıdan “İki Temel Güç”, insanın evrendeki varoluşsal konumunu ve zıtlıkların yarattığı dengeyi simgelemektedir. Eserde yer alan mimari/kutsal ögeler ile insanın zamandaki yolculuğu; madde ile ruh, mikro-kozmos ile makro-kozmos, geleneksel bellek ile bireysel arayış arasındaki çift kutuplu etkileşimi ifade eder.

Nuri İyem‘Nü’ 1950’lerTuval üzeri yağlıboya - 49x35 cm. Nuri İyem (1915-2005), Türk resim sanatının en önemli ve karakte...
13/08/2026

Nuri İyem
‘Nü’ 1950’ler
Tuval üzeri yağlıboya - 49x35 cm.

Nuri İyem (1915-2005), Türk resim sanatının en önemli ve karakteristik figüratif sanatçılarından biri olarak kabul edilir. Özellikle Anadolu insanının, bilhassa kadınının, buruk ifadesini ve heykelimsi formunu, “toplumsal gerçekçi” bir yaklaşımla tuvale aktarmasıyla tanınır. Sanatçı, kariyeri boyunca farklı üslupları tecrübe etmiş olsa da, özgün dilini bu güçlü portrelerde bulmuştur. Görseldeki eser, İyem’in sanatsal evriminde kritik bir dönemi, figür ve kompozisyon arayışlarının yoğunlaştığı yılları yansıtması bakımından büyük önem taşır.

Görselde yer alan ve 1950’li yıllara tarihlendirilen bu tuval üzeri yağlıboya eser, Nuri İyem’in bilinen klasik “Anadolu Kadın Portreleri”nden belirgin bir kopuşu işaret eder. İyem’in sanatı, 1940’lardaki toplumsal gerçekçilikten, 1950’lerde non-figüratif (soyut) denemelere doğru evrilmiş; ancak bu eser, sanatçının figürden tamamen kopmadığını, aksine onu yeni bir biçimsel ve kavramsal çerçevede yeniden yorumladığını göstermektedir. Bu kompozisyonda, kadının profili, anatomik sadeliği ve mekandaki yalnızlığıyla, İyem’in daha sonraki anıtsal portrelerinde görülecek olan melankolik derinliğin ve zamansızlığın erken bir habercisidir.

Tabloda, loş bir iç mekanda, sağa dönük profilden resmedilmiş çıplak bir kadın figürü görülmektedir. Figürün vücut yapısı ve yüz hatları, İyem’in imza niteliğindeki stilini yansıtan, heykelsi bir katılık ve sadelikle işlenmiştir. Figürün elini kalçasına koyduğu bu duruş, bir anlık düşünceyi veya içe dönüklüğü ima etmektedir. Arka plandaki mat yeşil duvar dokusu, mekanın kasvetli ve kapalı hissini artırırken; sağ tarafta yer alan boş ahşap sandalye ve duvardaki silik, muhtemelen tamamlanmamış bir başka portre taslağı, eserdeki yalnızlık, terk edilmişlik ve melankoli temalarını güçlendirmektedir. Bu eser, Nuri İyem’in ışık-gölge oyunları ve dokusal zenginlik konusundaki ustalığını da sergileyen, koleksiyon değeri yüksek bir başyapıt niteliğindedir.

Burhan Doğançay‘Duvarlar’ 1970Kağıt üzeri guaj - 40x28 cm. (Benjamin Kaufmann Kol.)Türk çağdaş sanatının uluslararası al...
12/08/2026

Burhan Doğançay
‘Duvarlar’ 1970
Kağıt üzeri guaj - 40x28 cm.
(Benjamin Kaufmann Kol.)

Türk çağdaş sanatının uluslararası alandaki en önemli temsilcilerinden biri olan Burhan Doğançay (1929-2013), yarım asrı aşkın sanatsal kariyeri boyunca “kent duvarlarını” insanlığın ortak hafızası ve sanatsal bir ifade alanı olarak ele almıştır. New York başta olmak üzere dünyanın yüzlerce farklı şehrinde gözlemlediği duvarları, üzerlerindeki afişler, grafitiler, katmanlar ve zamanın izleriyle birlikte tuvale aktarmıştır. Sanatçı, toplumsal değişimin, siyasi olayların ve bireysel izlerin somut birer belgesi olarak gördüğü bu yüzeyleri, özgün kolaj ve dekolaj teknikleriyle sanatsal birer başyapıta dönüştürmüştür.

Görselde sunulan eser, Doğançay’ın imza serilerinden biri olan ve kent dokusunun katmanlı yapısını derinlemesine inceleyen “Duvarlar Serisi”nin karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Sanatçı, bu çalışmasında yırtılmış sokak afişleri ve poster parçalarını bir araya getirerek, kentsel peyzajın kaotik ancak bir o kadar da ritmik enerjisini yansıtmaktadır. Yüzeydeki renklerin dinamizmi, yırtıkların oluşturduğu formlar ve farklı metin fragmanlarının kesişimi, izleyiciye modern kentin görsel dilini ve zamanın akışını hissettiren dokusal bir derinlik sunmaktadır.

Estetik ve tarihsel birer belge niteliği taşıyan Burhan Doğançay eserleri, The Metropolitan Museum of Art, Guggenheim Museum ve Centre Pompidou gibi dünyanın en prestijli müze koleksiyonlarında yer almaktadır. Sanatçının bu eseri, hem kişisel sanat tarihine ışık tutması hem de kent kültürünün evrensel dilini modern bir soyutlama ile buluşturması bakımından büyük önem taşımaktadır. Doğançay Müzesi’nde ve önemli koleksiyonlarda korunan bu yapıtlar, sanatçının “duvarlar” aracılığıyla kurduğu benzersiz diyaloğun kalıcı birer kanıtıdır.

Address

Harbiye Mah. Maçka Caddesi Ralli Apt. No: 37/6
Istanbul
34367

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 18:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when VOLDA ART HOUSE posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category