15/08/2026
Bir çocuk bazen “istemiyorum” der.
Derse girmek istemez. Parkura çıkmak istemez. Gruba katılmak istemez.
Ve yetişkin olarak önümüzde iki kolay seçenek vardır:
“Tamam, istemiyorsa yapmasın.” demek…
Ya da “Hadi ama, gireceksin.” diyerek zorlamak.
Oysa çocuklarla kurduğumuz ilişkide üçüncü bir yol daha var. 💛
Onu duymak ama hemen vazgeçmemek.
Çünkü bazen “istemiyorum”un altında gerçekten istememek vardır.
Ama bazen çekinmek vardır.
Bazen yeni bir ortama alışmaya çalışmak…
Bazen anneden ayrılmakta zorlanmak…
Bazen başarabileceğinden emin olamamak…
Bazen de sadece güvendiği bir yetişkinin “Ben buradayım, birlikte deneyebiliriz.” demesine ihtiyaç duymak vardır.
İşte sınırlar ve ikna tam burada birbirinden ayrılır.
İkna etmek; çocuğun duygusunu yok saymak, kandırmak ya da zorlamak değildir.
Önce o duyguyu görmek, sonra çocuğa güvenli bir alan açmak ve yapabileceğine dair cesaret vermektir.
Bu videoda Rabia Öğretmen’in yaptığı da tam olarak bu. 🦘
Acele etmiyor.
Çekiştirmiyor.
“Bir şey yok.” demiyor.
Duygusunu küçümsemiyor.
Yanında kalıyor. Konuşuyor. Güven veriyor. Ve çocuğun kendi isteğiyle o adımı atabilmesi için ona zaman tanıyor.
Çünkü çocukların her “hayır”ında geri çekilmek kadar, her “hayır”ını yok sayıp zorlamak da çözüm değil.
Çocukların hem sınırlarını koruyabilecekleri hem de o sınırların hemen arkasındaki dünyayı güvenle keşfedebilecekleri yetişkinlere ihtiyaçları var.
Bazen gelişim, parkuru tamamladığı anda değil…
Parkura girmeye karar verdiği o küçücük anda başlıyor. 💛
KindyROO’da bizim için hareket kadar, çocuğun o harekete giderken yaşadığı süreç de kıymetli.
Çünkü önce ilişki.
Önce güven.
Sonra hareket. 🦘