04/05/2026
Siz temassız sevgi istiyorsunuz bayım…
Hiç dokunmadan,
hissetmeden,
suya sabuna el sürmeden,
kendinizi yormadan,
ve hiç emek vermeden.
Uzaktan uzağa seveyim istiyorsunuz.
Oysa hissetmek ve hissettirmek diye bir şey var bayım.
Aşk, var olduğu günden bu yana hiç değişmeyen tek gerçek…
Ve en önemlisi de, sevdiğini özlemek, onu istemek diye bir şey var.
Bir çiçeğin yapraklarına dokunmadan,
koklamadan,
onu ruhunuzun derinliklerinde hissetmeden,
renkleriyle göz temaşası kurmadan
sevebiliyor musunuz mesela?
Sevemezsiniz bayım.
Bu mümkün değil.
Yanağını okşamadığınız bir çocuğa sevgiyi öğretebilir misiniz?
Saçına dokunmadığınız birine şefkati, merhameti…
Ellerinden tutmadığınız birine güven duygusunu verebilir misiniz?
Bu mümkün mü bayım?
Var mı böyle bir sevgi çeşidi?
Var mı böyle bir aşk?
Siz sanalı gerçekle karıştırıyorsunuz bayım.
Ama bir de şu var:
İlla kavuşmak mıdır aşk?
Kavuşmadan da sevilmez mi?
Hissedilmez mi mesafeler ötesinden?
Özlenmez mi, arzulanmaz mı sevilen?
Her şeyi kavuşmakla sınırlandırıyoruz madem,
siz de imtina ediyorsunuz sevginin tüm ayrıcalıklarından…
O hâlde siz öyle sevin bayım:
Hissiz, duygusuz,
temassız ve ruhsuz…
~Cengiz Yavuz~✍🏻 07 Ekim 2025