08/03/2020
8 MART’TA
DÜNYA ERKEKLER GÜNÜ OLSUN!
Hani derler ya:
“Kimde ne eksikse, en çok ondan bahseder, en çok onu abartır” diye...
Çok doğru!
Şöyle bir bakıyorum da, ne çok atfedilen gün var kadına:
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü
Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü
(Bu arada yeni öğrendim 20 Eylül'de Dünya Fenerbahçeli Kadınlar Günüymüş )
Ve tabi ki; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü!
Bunu okuyan bir çok erkeğin;
“Bu kadar gün olmasının nedeni, kadınlara verdiğimiz değerden dolayı, ne kadar önemsediğimizi göstermek için.
Biz bu günlerde çiçekler, hediyeler alıyoruz. Hem bu kadar kadına yönelik gün varken, biz bir Babalar Günüyle geçiştiriliyoruz”
dediklerini duyar gibiyim.
Böyle söyleyen erkekleri sadece bir kaç günlüğüne kadın olmaya çağırıyorum.
Çalışan ya da evdeki kadın…
“Ne var, çok kolay” mı diyorsunuz?
Hadi öyleyse...
Çalışan kadın olmayı mı tercih ettiniz?
Öyleyse benden söylemesi, çalışma arkadaşınız olan erkeklerle aynı işi çıkarıp, daha düşük pozisyonlarda görevlendirilmeye
ve daha az para kazanmaya hazırlıklı olun.
Yani ayrımcılığa!
Eğer evliyseniz, hele bir de çocuk varsa, işiniz hepten zor!
Hem ev işleri, hem çocuk, hem de iş!
Her şeye yetişme telaşı...
Suçluluk duygusu...
Her şeye rağmen ayakta durma çabası ve yorgunluk…
Çalışan kadın olmaktan vaz mı geçtiniz?
Peki, o vakit siz çalışmayan kadın olun!
Hani “parayı veren düdüğü çalar” der ya Nasrettin Hoca.
Doğru der!
Evde yirmi dört saat ev işçiliği yapıp, hiç bir sosyal güvenceniz olmayacak.
Bu arada maaşınız falan olmayacak benden söylemesi…
Hem temizlikçi, hem çocuk bakıcısı, hem aşçı, hem de bakımlı ve çekici olmak zorundasınız.
Ayrıca parayı eşiniz kazandığı için, ilk söz de son söz de onun!
Bu arada ister çalışan, ister çalışmayan kadın olun;
Aldatılmayı göze almaya ( kadın olsaydın da erkeğinin gözü dışarıya kaymasaydı, erkeğin doğasında da var zaten)
Namus olarak görülmeye ( ne karakter, ne niyet; namus kadındır çünkü)
Erkekle eşit olduğunu iddia etmemeye (fıtratında yok)
Toplum içinde kahkaha atmamaya, yüksek sesle konuşmamaya, geceleri ve eğlenceleri erkeklere bırakmaya,
(YAZININ DEVAMI AŞAĞIDA)