Müziğe çocuk yaşta başladım; o günden beri kendimi anlatmanın en gerçek yolu bu oldu. O günler bana sadece çalmayı değil, hissettirmeyi, insanlara dokunmayı öğretti. Sonra konservatuvarla kesişti yolum. Haliç Üniversitesi’nde müziği sadece duyguyla değil, bilgiyle de yapmayı öğrendim. Hikayem kemençeyle başladı ama zamanla başka sazlarla, başka seslerle tanıştım. Tek bir tarzın değil, duygunun peş
indeyim. Bazen bir halk ezgisi, bazen modern bir sound, bazen de hiçbir kalıba sığmayan bir melodi dökülüyor içimden. Ne hissediyorsam onu söylüyor, ne yaşıyorsam onu çalıyorum. Burada kendi şarkılarımı, akustik performanslarımı, toprağımın sesini ve keşfettiğim yeni tınıları bulacaksın. Dinlediğin her şey gerçek bir yerden geliyor. Umarım sende de bir yere dokunur.