Burak Hamlacıoğlu

Burak Hamlacıoğlu Burak Özdemir şiir, deneme ve makaleleri.. Bununla beraber müzikle ilgili çalışmalarına bu ülkede de devam etti.

1975 Şubat'ında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta eğitimini İstanbul'da çeşitli okullarda tamamladıktan sonra 1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı'nın sınavlarını kazanarak bu okulda okuma hakkını kazandı. Okul yılları boyunca Şahin Özer Müzik yapımda müzik yönetmenliği, C&C Müzik yapım'da ise yöneticilik ve müzik yönetmenliği yaptı.
2001 yılında Belçika'ya yer

leşti. Burada 10 yıl boyunca gerek kendi gazetesinde haber müdürlüğü ve yazarlık yaparken gerekse Türkiye'de yayın yapan pek çok medya kurumunun da Belçika temsilciliğini yaptı. Yine Belçika'da yayın yapan bir radyo istasyonunun haftalık tartışma programlarında uzun yıllar program yapımcılığı ve moderatörlük yaptı.
2011'de yurda geri döndü. Bir süre çeşitli iş kollarında görev aldıktan sonra yeniden edebiyata ve müziğe geri dönme kararı aldı. Halen 3 ayda bir yayınlanan Kültür, Sanat ve Edebiyat dergisi 'RABARDA' da deneme ve şiirlerini yayınlayan yazar, TRT İstanbul Radyosu'nda akitli ud sanatçısı olarak da görev yapmaktadır.

Her sabah uyanıyorsun,aklında bir yarım sima..Avuç içlerinde ki Nur'a,gözbebeklerinde ki kindar ebediyete inat,silmiyor ...
17/06/2026

Her sabah uyanıyorsun,

aklında bir yarım sima..

Avuç içlerinde ki Nur'a,

gözbebeklerinde ki kindar ebediyete inat,

silmiyor beşer aklın 

seni cân yapan bu korkak maskarayı. 

Aynaya her bakışında, 

gördüğün

Tanrı vergisi her çizgi,

kıpkızıl ve soğuk bir gâvur rüzgarın ısıttığı her bahar sabahında,

camının önünde ölen her çiçek,

ve kırılan her bebek sessiz oyun arkadaşının elinde

yadigârım oldu istemeden sana. 

Her sabah uyanıyorsun,

aklında bir yarım sima..

Hatırlamasanda çok fazla

sesimin rengini,

kulaklarında anlamadığın bir ninni;

'Ah nideyim sâhn-ı çemen..'

Derinlerde iki kara göz bakıyor her kâbusunun orta yerinde..

Bir görünmez el tutuyor

her dönüş yolunda

başka kimsenin göremediği..

Ve bir adam..

Hep uzakta bir karaltı,

karabasan çoğu zaman. 

Emsalsiz bir acının,

eşgalsiz sebebi..

Her sabah uyanıyorsun,

aklında bir yarım sima..

Bir yarım sima aklını çelen 

her gâvur rüzgarında...

Burak H Özdemir

...Kırkında doğdum ben..Bir keramet gecesinde,soğuğu hisetmedenve hissetmeden hiçbir Adem-i beşeridoğuverdim bir anda......
13/06/2026

...
Kırkında doğdum ben..

Bir keramet gecesinde,

soğuğu hisetmeden

ve hissetmeden hiçbir Adem-i beşeri

doğuverdim bir anda...

Henüz otlar yeşermemişti,

uçmuyordu henüz kuşlar.

Sebepsizce...

Öylesine...

 

Kılı kırk yaran yarenler sarmışken etrafımı,

ve

eciş bücüş kelimelerle severken

o hiç kapanmayacak gözlerimi

sen yarattın beni yeniden

tüm sevecen özgürlüğünle...

 

 

Oysa;

Sadakatin,

ihtirasın ve tutkunun

aynı cümlelerde buluşmadığı,

kelimelerle sevişen bir acizdim ben sadece...

Bir acizdim hatta Tanrısına bile ihanet eden...

Nefesini cennet sanan,

nefsinin kölesi,

parmak uçlarına aşık,

kalbini unutan

ve unutan sevişmeyi insanca...

Yalanı ayet,

ayeti yalan bir boşboğazdım öncesizliğimde...

Ve;

Kırkında doğdum ben..

Bir keramet gecesinde,

soğuğu hissetmeden

ve hissetmeden hiçbir Adem-i beşeri

doğuverdim bir anda...

 

Burak Özdemir

...Sus dedi bana.Sustum. Hiç kadar yalnız,yok kadar da az sevilmekmiş aslında hayat. Bilmediğim ne varsa, ya da duymadığ...
08/06/2026

...
Sus dedi bana.

Sustum.

Hiç kadar yalnız,

yok kadar da az sevilmekmiş aslında hayat.

Bilmediğim ne varsa,

ya da duymadığım yanında.

Duy dedi bana,

gör dedi bana.

Sus dedi bana.

Sustum.

 

Burak H Özdemir

...Bir yanım hep ıssızdı benim.Sebepsiz rüyalarvekirli kokan bir duvardason beyaz noktaydıbeni sana anımsatan galiba..Ta...
06/06/2026

...
Bir yanım hep ıssızdı benim.
Sebepsiz rüyalar
ve
kirli kokan bir duvarda
son beyaz noktaydı
beni sana anımsatan galiba..

Tam da bu keşmekeşin orta yerinde;
Tebessümün manidar,
ve hatta
manidar tebessümün,
hırkası gövdesinden büyük,
küf kokmuş bir beden için..
Bir kadın ki
içli bir ceylana benziyor
ve
uzamış sakalları ile
şairlere meydan okuyan
bir sapkına aşık..
Kahrolsun aşk..
Kahrolsun kadın,
ve mahlukatın cümlesi.
Islah olmaz irin dolu bir yara
belki bu karmaşa
geldiğim yerde,
belki de bir sulh
en kanlı leşi en güzel gülüşünde..
Sabahı güneşine küs rüyalar
not ediyorum son günlerde..
Evlatlar misketlerine,
babalar ise kadınlarına küs rüyalarımda..
Azığında mutluk taşıyor bazen
ak saçlı bir anne,
bazense sel sonrasının en mutlu sessizliği
sağır edercesine acıtıyor
içimde bir yerleri..
Sessiz bitiyor her rüya..
Sessiz..



Bir yanım hep ıssızdı benim..
Çil çil yıldızlar dökülüyor pervazlardan..
Ve bir bebek gözüyle
dalgın dalgın bakıyor
meze kokularında büyüyecek
aşk kokan bir serçecik.
Ben görüyorum,
hatta göz gözeyim,
hatta ben O’yum,
sinire kesmiş bakışırken..
Sonbaharı anlatıyor gözleri..
Sonbaharı soluyor o küçücük ciğerleri..
Sonbahar gibi esiyor
İstanbul’un orta yerinde..

Bir ben,

bir de O

ıssısız bu koca şehirde..

Burak H Özdemir



...Aşk'tır 'O kadın..Sen duymassın gözünde ki ıssız  nağmeyi,ya da hiç öpmemişsindir belki bir kelebeği'O'na benzeyen,'O...
04/06/2026

...
Aşk'tır 'O kadın..

Sen duymassın gözünde ki ıssız  nağmeyi,

ya da hiç öpmemişsindir belki bir kelebeği

'O'na benzeyen,

'O'nun gibi rengârenk

veya

akşam örtüsüyle kapatırken üstünüzü

hiç dolmamıştır bakır bakracına

o sıcak beldeden

Toros'un gözyaşları..

Ama Aşk'tır 'O' kadın..

Sıcağı henüz sönmüşken Şems'in,

henüz solarken O'nun gözlerinde sabah,

henüz baharken bebeklerin ağlamaları,

henüz kadınken rüyalar

ve

henüz balık ağlarını öperken denizin tuzu,

sen, sen olmaktan çıkıp

dönmemişken henüz bir yokluğa...

ve içkisi,

bir sardunyanın toprağına canken henüz..

O an..

İşte tam da o zamanlarda;

Aşk'tır 'O' kadın..

 

 

Gerdanında camdan bir kalp,

ve gamdan masallar süslüyor nefesini..

Duru,

beyaz

ve kırılgan cümleler,

hiç bitmeyecekmiş gibi ölen yalnızlık,

ve

sakin,

ölümsüz bir gülümseme

mesken tutmuş dudaklarını...

Geçtiğim sokak sen..

İçtiğim su sen..

Gördüğüm hayal

aldığım nefes hatta..

Sen..

Ve Sen...
..

Ve Sen..
..

Ve 'Aşk'sın aslında 'Sen'

 

Burak H Özdemir

...‘Oysa,bir demli çayiçilecek mesafedeydi hayat.. Köz olmuş acılardan yeni hayatlar çıkartmak,vesarınmak en sıcak cehen...
03/06/2026

...
‘Oysa,

bir demli çay

içilecek mesafedeydi hayat..

Köz olmuş acılardan yeni hayatlar çıkartmak,

ve

sarınmak en sıcak cehenneminde

meleklerin,

kirlenmiş topraktan süzülen,

hastalıklı bir kan pıhtısına..

Beni bana anlatan gözlere esir

beni bana satan bir bedene köle..

Ve

sıcacık bir evde

kapkara bir kurt olmanın verdiği

ebedi huzur..

 

Oysa,

bir demli çay

içilecek mesafedeydi hayat..

Her sabah seni ağlatan

mutluluk değil miydi,

beni gözlerinde

bir insan yapan..

Ve

her gecenin sonu

bir sabah değil miydi,

seni benimle

aynı ateşte yakan..

Ne değişti?

Ne değişti de

küçüldü dünyan..

Ne değişti de

umudunu bile

bir sarı zarfa koyamadan

yolladı bedenin,

Ellerinin ölçüsü

küçük bakır cezveler kadarsa,

ne çıkardı,

her sohbetin sonu

en şehvetli kahve kokularıyla bölünse..

Ne çıkardı

bir fincanlık hatırım olsa..

 

Oysa,

bir demli çay

içilecek mesafedeydi hayat..

Yanyana,

hatta dipdibe bir hayata

olur vermediyse

müebbet yemiş bu ruh,

sebebi sen

ya da

bir başka kadın..

Ne çıkardı

anlamak istediklerini

aynalarda kendine söylemeseydin,

ve sadece

kırık bir radyoda

en güzel

yeni yıl şarkılarımı dinleseydin…

 

Oysa,

bir demli çay

içilecek mesafedeydi hayat..

Bir demli çay içilecek mesafedeydi aşk,

bir demli çay içilecek mesafedeydi yüreğim..

Ne olurdu

biraz olsun bana yakın olsaydın..’

 

Burak H Özdemir

...Bir terslik var bu işte. 'Nefret uyumaz' derdi yaşlı bir kadın.'Su bile uyur çağlayan bir nehirde, ama nefret uyanıkt...
01/06/2026

...
Bir terslik var bu işte.
'Nefret uyumaz' derdi yaşlı bir kadın.
'Su bile uyur çağlayan bir nehirde,
ama nefret uyanıktır asırlarca,
dikkat et'

E uyuduk işte...
Su olduk göstermelik bir çağlayanda.
Uyuduk habersiz...
Yıllar yılı sanki hiç  haberimiz yokmuş  gibi gerçek aşktan,
ve sanki hiç yaşamamışız gibi bunca acıyı,
bunca göz yaşını,
bunca ölümü,
sanki mevsimler kışa dönerken solan o mavi gözlü çiçek,
senin renksiz toprağının,
aslında rengi olan tek canlısı değilmiş gibi...
Uyuyuverdik kapkara şu ülkede...
Karanlığımızdan utanmadan.
Utanmadan çirkefliğimizden
ve utanmadan sessizliğimizden,
Uyuyuverdik bir anda...

İntiharlar bir salgın gibi büyürken odamızda ki kitaplarda,
en suçlu,
en adi ve en bayağı şarkılar henüz kirletirken ruhumuzu ayyaş deyyusların sevimsiz dudaklarında,
tadı tuzu yedi kollu bir şamdandan esen yelden zehirleniyorken aşımızın...
Uyuyuverdik işte hiç farkına bile varmadan...

Bir terslik var bu işte...
Kimine sevda yazdı dedik Tanrı,
kimine dua,
kimine ise hiçlik verdi en cilalısından...
Kimi sadakate boyun eğdi utanıp aynalardan,
kimi akça pakça aşklarla şenlendirdi cehennemini.
Kiminin ayini ırgatlık oldu dünya yükünden,
kimi şeytanın kağıtlarıyla hallendi..
E uyuduk işte...
Uyuduk gürültünün orta yerinde.

Sen uyudun

Ben uyudum

Biz uyuduk

Uyuduk cümlemiz renkli aynalarla büyülenip...

 

Bir terslik var bu işte...
Bir satırlık cümlelerden korkar olduysa adem dediğin evren
ve ölüme ebedi konuksa ruhlarımız,
yokluğun anlamı varlıkla ölçülür olduysa Alem'de,
ve göremediysek yıllardır
yanı başımızdaki uyanık nefreti...
Bir terslik var bu işte...
Ve galiba
bir terslik var artık yapacağımız her işte.

 

Burak H Özdemir

 

 

... Kardelen yalnızlığı bizimkisi… Sadece birbirine dönükyapraklar anlar halimizden...Bir sonbahar sabahı, ve güneşi yor...
30/05/2026

...
Kardelen yalnızlığı bizimkisi…
Sadece birbirine dönük
yapraklar anlar halimizden...
Bir sonbahar sabahı,
ve güneşi yorgunken henüz Tanrı'nın,
ve sisler içinde bir kıvılcım tanesiyken henüz ellerinin o kutsal ışığı,
uykusuz ölümler düşledik seninle beraber..
Ben;
kimsesiz bir günahkar Sarâzen,
teslimiyeti ilahi gözlere,
'Âşk'ı kışa teslim,
ömrü bir dilberin kirpiğinde hüzünden bir nokta,
ve sinkaflı tövbelere ait bir adam..
Sen;
hükmü mahşere gizlenmiş bir sevda,
ve en ince çizgisinde vefanın
arzdan arşa bir bulut gölgesi..

Kardelen yalnızlığı bizimkisi…
Sadece birbirine dönük
yapraklar anlar halimizden...
Kıştan yadigâr beyazlar var gözlerimde..
Kasım şiirleri kadar lezzetli şimdi hüznüm..
'Âşk' sessizliği ile öldürüyor
soğuk bir İstanbul güneşi
hem seni,
hem de beni..
'Âşk' nefreti ile yakıyor
kelimeler günahlarımızı..
Boğaz renksiz bana,
şarkılar sessiz.
Ağaçtan bedeller oyuyorum
şekilsiz,
ruhsuz,
tarifsiz..
Ve şimdi;
Duyuyorum dağların ağıtını
sana yakılan..
Kerem sahibi bir 'Aşk'a
ihanet veren yüreğe kahrediyor sağ yanım..
Ve şimdi;
Kardelen yalnızlığı bizimkisi…
Sadece birbirine dönük
yapraklar anlıyor halimizden..

Burak H Özdemir

... Bilirim...korkardı bir zamanlar güneş bizden.En iri ve en dolgun meyvası Tanrı'nındaha henüz bir çare bile değilken ...
28/05/2026

...
Bilirim...
korkardı bir zamanlar güneş bizden.
En iri ve en dolgun meyvası Tanrı'nın
daha henüz bir çare bile değilken Adem'e,
ve
kırıntıları bile açken henüz sessizliğin,
ve kırmamak için bir ordu dolusu meleğin yakarışını,
Sustu insan...

 

Bilirim...
Günahı ve şefkati birdi zamanın  öncesinde,
kıblesiz bir yaşam vaad ederken Tanrısı,
ve sefaleti bilmezken henüz Aden'in kıyısında,
ve tesellisi bir elma dalında asılıyken henüz,
ve farkındayken gerçek aşkın,
kirletmemişken henüz en ilahi melodiyi bir kadın nefesiyle...
Sustu insan...

 

Bilirim...
İnsandı nihayetinde.
Evsiz barksız bir ayyaş kadar kibirli,
okuduğu lanetin döngüsünden habersizce
sevdi sol omzunu...
Aşka aşık bir sonsuzluktan,
aşka esir bir köle olmanın verdiği huzursuzlukta karşılaştı şeytanıyla.
Ve tüm çabası susmakken,
nefesi ile tanıştı...
Anlamsızca
ve hatta gururla soludu Tanrısını...
Kaçamadığı seslere tapınırken,
ve kaçamadığı şeytan parçasını
doldururken zamanın ceplerine,
ve unuturken  zamanın sadece Tanrı için var olduğunu..
Sustu insan,

Sustu dünya

Sustu gerçek...

Ve;

Sustu insan...

 

Burak Özdemir

 

...Bir kadın sevdim ben..Milattan önceydi takvimİsa daha doğmamış,insan daha kirlenmemişti bir elma ağacının dibinde..Si...
22/05/2026

...
Bir kadın sevdim ben..

Milattan önceydi takvim

İsa daha doğmamış,

insan daha kirlenmemişti bir elma ağacının dibinde..

Simsiyah saçları beline kadar

Gözleri ise okyanus karası..

kanlı devrimlerin esmer yosması..

Ama adil olmadı yazarımız

Ne O'na

Ne de bana..

asırlar boyu süren yalnızlıklarla boğulduk ikimizde..

Islak taşlarla yazılmış

bir kitap,

bir delilik anının yemini

hiç bozulamayan,

ya da

kutsal kitapların ilk cümlesi

ezberden hiç gitmeyen..

Siz ne derseniz adına.

Tarifi tek duyguların

çoğul yaşanan yansıması

anlatamadıklarım..

 

Bir kadın sevdim

Islak bir erguvan sabahı

Dersaadet'de..

İhtilaller,

çatışmalar engel olmadı bu sevdaya..

Katili beyaz bir kelebek dahi olsa

onunla son bakışmamızın..

Ve sadece ben görebilsem de

sokağındaki yanıp sönen gece lambasını bir Şubat sabahı..

Tamamlayamadığım cümlelere

nokta koydurmadı

gururundan..

 

Bir kadın sevdim ben..

Yeşil yılanların devrinde ve

bozkırlar dolusu çakal mezarı içerisinde..

Memleket gibi kokusuna vuruldum..

Doğru bildiğim her şey ayaklar altında kalırken,

O vardı aynada ki yansımamda..

Silip attığım cümlelerim..

Ve kaybettiğim doğrular onun eseri artık..

 

Bir kadın sevdim ben..

Bin ömür boyunca..

Fakat;

Bir kadına sevdiremedim kendimi

 

Burak H Özdemir


Address

Zeytinlik, Fazıl Paşa Sk. No:14
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Burak Hamlacıoğlu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Establishment

Send a message to Burak Hamlacıoğlu:

Share

Category