Huluppu Art & Craft

Huluppu Art & Craft Tamamen el işciliği ile üretilmiş, bir ikincisi olmayan kişiye özel takı tasarımları.

Entler, J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi evreninde ormanların kadim varlıkları ve ağaçların koruyucuları olarak kar...
07/10/2026

Entler, J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi evreninde ormanların kadim varlıkları ve ağaçların koruyucuları olarak karşımıza çıkar.
İnsan biçimine benzeyen gövdeleri, ağır hareketleri ve ağaç kabuğunu andıran yüzleriyle insan ile ağaç arasında bir varlık olarak tasvir edilirler.
Bu kolye ucunda ise Ent fikri farklı bir malzemede yeniden yorumlandı.
Bir çakıl taşının doğal formu, ağaç gövdesini andıracak şekilde korunarak oyuldu. Yüz, gözler ve kabuk dokusunu çağrıştıran çizgiler taşın yüzeyine işlendi.
Böylece Tolkien’in fantastik dünyasındaki Ağaç Çobanları, bu kez yaşayan bir ağacın üzerinde değil, taşın üzerinde hayat buldu.
Bir Ent.
Bir çakıl taşı.
Ve taşa işlenmiş bir orman hikâyesi.
İyi seyirler.

Ents are ancient beings and guardians of the forests in J.R.R. Tolkien’s The Lord of the Rings universe.
With humanoid forms, slow movements, and faces resembling tree bark, they are portrayed as beings between humans and trees.
For this pendant, the idea of the Ent was reinterpreted through a different material.
The natural form of a pebble was preserved and carved to evoke the shape of a tree trunk. The face, eyes, and lines reminiscent of tree bark were carved directly into the stone.
Thus, Tolkien’s Tree Shepherds appear once again—not within a living tree, but on the surface of a stone.
An Ent.
A pebble.
And a forest story carved into stone.
Enjoy watching.

İnsanoğlu için en değerli maden her zaman altın değildi.Yaklaşık 5.000 yıl önce, Sina Yarımadası'ndaki Serabit el-Khadim...
04/10/2026

İnsanoğlu için en değerli maden her zaman altın değildi.
Yaklaşık 5.000 yıl önce, Sina Yarımadası'ndaki Serabit el-Khadim bölgesinde turkuaz çıkarıldığına dair arkeolojik kanıtlar bulunuyor. Burası, dünyanın bilinen en eski sistematik turkuaz madenciliği bölgelerinden biri.
Fakat Serabit el-Khadim'de sadece turkuaz madenleri yoktu.
Turkuaz damarlarının yanında, Mısırlıların tanrıça Hathor'a adadığı bir tapınak yükseliyordu.
Hathor; kadınlık, annelik, aşk, müzik ve güzellikle ilişkilendirilen önemli bir Mısır tanrıçasıydı.
Daha da ilginci, Hathor Serabit el-Khadim'de doğrudan “Mistress of Turquoise”, yani “Turkuazın Hanımı” unvanıyla anılıyordu.
Anlaşılan o ki insanoğlu, kadim bir zamanda turkuazı güzelliğin ve dişiliğin kendisiyle ilişkilendirmişti.
Bugün ise turkuaza unutulmuş ama hak ettiği unvanı geri verecek bir oymayla geldik.
Tanrıçalara adanmış bu güzellik taşı, geçmişi ve geleceği izleyebilen bir göz oymasıyla yeniden doğdu.
İyi seyirler.

Gold was not always the most precious mineral to humankind.
Around 5,000 years ago, archaeological evidence shows that turquoise was being mined at Serabit el-Khadim in the Sinai Peninsula. It is considered one of the world's oldest known sites of systematic turquoise mining.
But Serabit el-Khadim was not only home to turquoise mines.
Beside the turquoise veins stood a temple dedicated by the Egyptians to the goddess Hathor.
Hathor was an important Egyptian goddess associated with femininity, motherhood, love, music, and beauty.
More intriguingly, at Serabit el-Khadim, Hathor was directly known by the title “Mistress of Turquoise.”
It seems that, in ancient times, humankind associated turquoise with beauty and femininity itself.
Today, we have come to give turquoise back a forgotten title it deserves.
This stone of beauty, once dedicated to goddesses, has been reborn through a carved eye that can watch the past and the future.
Enjoy watching.

Address

Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Huluppu Art & Craft posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share