20/07/2026
Genç adam Bilgeye suâl etti:
“Efendim, insan niçin en çok sevdiği kimseyi incitir?”
Bilge bir müddet sükût etti.
Sonra teenni ile konuştu:
“Evlat…
İnsan en ziyade kendisini emniyette hissettiği yerde nefsine mağlup olur.
Yabancıların yanında nezaket gösteren nice kimse vardır ki, hanesine döndüğünde sert ve kırıcı bir hâle bürünür.
Sokakta sabırlıdır; lakin kendisi için emek verenlere tahammül gösteremez.
Harice tebessüm eder; en yakınlarına ise asık bir çehre ile yaklaşır.
Çünkü insan, en çok kendisini terk etmeyeceğini düşündüğü kimseyi ihmal eder.”
Genç adam sordu:
“Peki efendim… Seven insan bunu nasıl yapabilir?”
Bilge tebessüm etti.
“Çünkü sevmek ile sahip olmak aynı şey değildir.
İnsan çoğu zaman öfkesini sevgi, tahakkümünü alâka, kıskançlığını sadakat zanneder.
Hâlbuki bunlar, nefsin incinmiş yerlerinden doğar.”
Genç adam hayretle sordu:
“Demek ki insan, kendi yarasını mı konuşturuyor?”
Bilge gözlerini yumdu.
“İşte mühim kapı burasıdır.
Ruhu yaralı olanın lisanı da yaralayıcı olur.
Kalbindeki dikenleri budamamışsan, en çok sevdiklerini kanatırsın.
Ve insan bunu yaparken Allah’ın kendisine emanet ettiği muhabbeti tükettiğini fark etmez.”
Genç adamın sesi titredi.
“Peki efendim… Sevdiğimizi incitmemek için ne yapmalıyız?”
Bilge derin bir nefes aldı.
“Her öfke geldiğinde kendine şu üç suâli sor:
Ben şu an karşımdaki insanla mı konuşuyorum?
Yoksa eski kırgınlıklarımla mı?
Bu sözü yabancı birine söyleyebilir miydim?
Eğer cevabın ‘Hayır.’ ise…
Mesele karşındaki değil, emniyet duygunu yanlış kullanmandır.
Allah Teâlâ muhabbeti kalbine emanet olarak yerleştirdi.
Emanet ihtimam ister.
Çünkü kırıcı sözler ve hoyrat tavırlar muhabbeti bir anda öldürmez.
Lâkin usul usul hararetini eksiltir, kalpler arasına görünmez mesafeler koyar.
Hâlbuki kalp…
Kırıldığında sesi işitilmeyen; fakat izi senelerce silinmeyen en latîf emanettir.”
Bilge sözlerini şöyle tamamladı:
“Unutma evlat…
Muhabbet bir iddiadır.
İspatı ise fedakârlıktır.
Bazen sükût…
Bazen özür…
Bazen de haklı olduğu hâlde sevgiliyi tercih edebilmektir.
Hakiki sevgi;
Saygıyı muhafaza edebilmek…
Merhameti eksiltmemek…
İnceliği kaybetmemek…
Ve birbirinin kalbini, Cenâb-ı Hakk’ın emaneti bilmektir