Kültür SANAT TARİH Doğa

Kültür SANAT TARİH Doğa Hep birlikte görüp öğrenmek en güzeli

Bilgi paylaşıldıkça çoğalır

TÜRKİYE’NİN İLK DÜNYA GÜZELİ MANYASLI!1932 yılında Dünya Güzeli seçilerek Türkiye’ye büyük gurur yaşatan Keriman Halis E...
12/03/2026

TÜRKİYE’NİN İLK DÜNYA GÜZELİ MANYASLI!

1932 yılında Dünya Güzeli seçilerek Türkiye’ye büyük gurur yaşatan Keriman Halis Ece’nin kökleri Manyas’a uzanıyor.

1913’te İstanbul’da doğan Ece’nin ailesi, 1864 Çerkes Sürgünü sonrası Manyas yöresine yerleşti.

Babası Hacıosman köyünden Ubh Ace Tevfik Halis, annesi ise Kayalar köyünden Abaza Bijnouha Ferhunde idi.

Günaydın medeni zûlüm... Uygarlığımız ilerlemiyor diyemeyiz; çünkü her savaşta daha yeni öldürme yöntemleri kullanılıyor...
12/03/2026

Günaydın medeni zûlüm...

Uygarlığımız ilerlemiyor diyemeyiz; çünkü her savaşta daha yeni öldürme yöntemleri kullanılıyor....

Will Rogers
(ABD'li mizahçı ve aktör)

1950-1980 DOĞUMLU DEĞİŞİM KUŞAĞI...1950-1980 yılları arasında doğan kuşak belki de 3.000 yıllık kayıtlı insanlık tarihin...
12/03/2026

1950-1980 DOĞUMLU DEĞİŞİM KUŞAĞI...

1950-1980 yılları arasında doğan kuşak belki de 3.000 yıllık kayıtlı insanlık tarihinde en hızlı değişime şahit olan bir kuşak! Evet geçmişten bugüne elbette birçok değişimler yaşandı ama bu kuşak kadar hızlı bir değişime şahit olan bence başka bir kuşak olmadı. Şöyle ki, bu kuşak;

-Hem mors alfabesi ile, hem de cep telefonu ile mesaj göndermiş tek kuşaktır,

-Bayramlarda hem tebrik kartı atan, hem de cep telefonu ile sms atan tek kuşaktır,

-Santral görevlisine arama siparişi yazdırıp telefon zilinin çalmasını bekleyen ve hem de anlık görüntülü konuşmayı yapan tek kuşaktır,

-Hem idare lambası, hem de florasan lambası altında yaşayan tek kuşaktır,

-Hem kara tahtayı, hem de bilgisayarı kullanan tek kuşaktır,

-Hem at arabasına, hem de uçağa binen tek kuşaktır,

-Hem kara sabanı, hem de çok fonksiyonlu tarım makinalarını kullanan tek kuşaktır,

-Hem çamurla hem de tabletle oyun oynayan tek kuşaktır,

-Gıdanın en doğalını ve en sahtesini gören-bilen-yiyen tek kuşaktır (ama henüz yapay et yemediler) 🙂

-Tüm gıda ürünlerini kendi üretirken bütün gıda ürünlerini marketten almaya başlayan tek kuşaktır,

-Sadece askerlik için köyünden dışarı çıkabilirken bugün 2 parmak dokunuşuyla dünyanın tüm noktalarına ve bilgisine ulaşabilen tek kuşaktır.

Sadece şunu düşünün; 3.000 yıldır kullanılan kara saban bu kuşak zamanında kalktı. Neredeyse insanlık tarihiyle eşzamanlı ulaşım aracı olarak kullanılan at-eşek arabası bu kuşak zamanında ortadan kalktı. Binlerce yıldır kullanılan mum, idare lambası, gaz lambası bu kuşak zamanında kalktı. Belki 3.000 yıldır devam eden yüzyüze iletişim ve selamlaşma bu kuşak zamanında evrime uğradı. Bu kuşak asırlardır bahçede bulunan ayak yolunun eve taşındığını gören bir kuşak 🙂

Belki daha hızlısı ileride olacaktır ama insanlık tarihinin şimdiye kadarki en hızlı değişimine bence ülkemizde 1950-1980 yılları arasında doğanlar şahit oldu. 1950 yılından önce doğanlar bu değişimi gördü ama yaşları gereği büyük çoğunluğu bu değişime uyum sağlayamadı, 1980 yılından sonra doğanlar ise önceki yaşamı sadece şehir efsanesi olarak biliyorlar ve öyle bir yaşama inanamıyorlar.

Ne dersiniz, bu kadar hızlı bir değişime şahit olan başka bir kuşak olmuş mudur?

Alıntı

Ne kaldı ki şunun şurasında.Böylesine zor bir yılın ardındanhani olur ya belki...Dileyelim olsun!Herkesin başını sok...
31/12/2025

Ne kaldı ki şunun şurasında.

Böylesine zor bir yılın ardından

hani olur ya belki...

Dileyelim olsun!

Herkesin başını sokacak bir evi olsun.

Dürüst müteahhitlerin yaptığı,

kimsenin enkaz altında kalmadığı...

O evlerin içinde çokça sağlık,

çokça huzur olsun.

*

Kimseler üşümesin.

Ne Haticeler, ne Aliler çocuklarını

fön makineleri ile ısıtmak zorunda kalmasın.

*

Tok olan aç olanın halinden anlasın.

Paylaşmak bulaşıcı olsun mesela.

Boş tabaklarda et hayal etmesin insanlar.

Sokaktaki dostlar da unutulmasın.

*

İşçiler emeklerinin karşılığını alabilsin.

Esnafların kepenkleri inmesin.

Seyyar satıcı Ahmet amca

evine eli boş dönmesin.

*

Dileyelim olsun!

Hiçbir anne,

hiçbir baba hastane köşelerinde evladını beklemesin.

Her ilaç kolay bulunabilsin.

Ayşe bebek bu yüzden ölmesin.

*

Dostluklar eski dostluklar gibi sağlam,

sevgiler eski sevgiler gibi yürekten olsun.

Her kalp kirinden arınsın.

*

İnsanlar birbirini dinlemeyi öğrenebilsin.

Dinleyince anlamayı becerebilsin.

Bencillik bir kuyuya düşsün.

Herkes hâlden anlayabilsin.

*

Hiçbir kadın, hiçbir erkek, hiçbir çocuk

şiddet görmesin.

Herkes gerçekten eş,

Herkes gerçekten anne,

Herkes gerçekten baba,

Herkes gerçekten insan olsun.

*

Dileyelim olsun!

Bu yıl insanlık salgını olsun.

Her bedene bulaşsın.

Dünyayı sarsın.!

~

Seçil Oğuz

"Akıl Pazarra Çıkarsa Kaç TL Eder?"Herkesin kendi aklını satın almadığını kabul edersek 😉Haydi düşünelim...Bir gün akıl ...
06/08/2025

"Akıl Pazarra Çıkarsa Kaç TL Eder?"

Herkesin kendi aklını satın almadığını kabul edersek 😉

Haydi düşünelim...

Bir gün akıl pazarda satılsa, fiyat etiketi ne olurdu?

"3 kuruşluk akıl" diyenler buradaysa, şimdi kasadan geçiyoruz. 😌

Buyurun, hesap dökümüne başlayalım:

Bir insan beyni: 1.4 kg.

Ama içindeki yaklaşık 86 milyar nöron, 100 trilyon sinaptik bağlantı kuruyor.

Beyindeki bağlantı sayısı, galaksimizdeki yıldızlardan fazla.

Böyle bir yapıyı 3D biyoyazıcıyla üretmek istesek?

Cevap: 1 milyar $’dan fazla.

Tamam, beynin donanımını yazdık.

Gelelim yazılımına…

Zihin dediğimiz şey, sadece nöron değil:

• Deneyim

• Duygu

• Acı

• Travma

• Öğrenme

• Hayal gücü

Bunlar “kurulu gelmiyor.”

Hepsinin maliyeti; bir ömür!

GPT gibi bir yapay zekâ modeli, eğitilmesi için milyonlarca dolarlık enerji tüketiyor.

Ama hâlâ kendine ait bir “fikir” oluşturamıyor.

Sen ise uykudan uyanıp kahve içerken bile yeni bir düşünce yaratabiliyorsun.

Kısaca: Senin aklın, şu an piyasadaki en pahalı yapay zeka modelinden bile değerli.

Peki pazarda farklı akıl türleri satılsaydı?

• Pratik zeka: 12.000 TL

• Analitik beyin: 100.000 TL

• Sanatçı kafası: ...

KDV hariç

• Felsefî zihin:...

Etiket yok. Sorusu var:

“Fiyatı olan bir şey gerçek midir?”

Ama dur...

Her şeyin fiyatı olabilir, peki değeri?

Aklın değeri şunlarla ölçülür:

• Kaç soru sordun?

• Kaç fikri terk ettin?

• Kaç düşünceyi büyüttün?

• Ve en çok da: Kaç kere yalnız kaldın, sırf düşünmekten vazgeçmediğin için?

“3 kuruşluk akıl” dediğin şey,

belki de evrenin kendi kendine düşünmeye başlamış hâlidir.

O yüzden aklı almayın.

Çoğaltın. Paylaşın. Sorgulayın.

Çünkü en pahalı şey,

bedava gelen ama çok az kullanılan şeydir.

📌 Makriköy / Bakırköy Tren İstasyonu. " Kimi zaman Bakırköy’ü ikiye ayıran istasyon köprüsünün üzerinden geçer, her geçt...
06/08/2025

📌 Makriköy / Bakırköy Tren İstasyonu.

" Kimi zaman Bakırköy’ü ikiye ayıran istasyon köprüsünün üzerinden geçer, her geçtiğimde de şöyle bir durur, uzun uzun bakarım tren raylarına… Birkaç saniyelik bir süre için de olsa, bu ufak, dalgın bakışlar, 1950’li yıllarda, henüz o güzelim buharlı trenlerin saltanatının sürdüğü çocukluğuma alır götürür beni… Kimi zaman babamın elinden tutup bindiğim; sarı çubuklara tutturulmuş fileli portbagaj ve deri kaplı koltuklarla bezenmiş bir kompartımanın içinde bulurum kendimi… Kimi zaman da hayal perdesini biraz daha aralayıp vagon penceresinden aşağıya baktığımda, bir tarafı kırmızı, bir tarafı yeşil, yuvarlak işaret levhasını havaya kaldırıp, dudaklarının arasındaki düdüğü uzunca öttürerek, bir baş işaretiyle makinisti selamlayan istasyonun emektar Şefdögar’ını görür gibi olurum bir an… Ve keskin bir düdüğün ardından, hareket ettiğimizin, çuf çuf seslerinin yavaş yavaş hızlandığının hayali içinde kaybolur giderim…

Trenin Bakırköy’e ilk gelişi;
4 Ocak 1871’dir…

İşte, o tarihten günümüze dek bu istasyondan binlerce lokomotif, binlerce katar gelip geçmiş, milyonlarca insan bu istasyonda trenlere binip inmiştir… Unutulup gitmiş de olsa, gene bu istasyonda çok önemli tarihi günler yaşanmış; Atatürk’ümüzden ünlü casus Mata Hari’ye; Rus Orduları Kumandanı Grandük Nikola Nikolayeviç’ten Almanya İmparatoru Kayzer Wilhelm‘e birçok ünlü bu istasyondan geçmiştir.

Tren döneminden önce, bir zamanların Bakırköy’ünün kent merkeziyle bağlantısı gerek atlı arabalar, gerek Köprü – Ayastefanos arasında çalışan İdare-i Mahsusa Şirketi’nin vapurlarıyla yapılmıştır. Ancak, Baruthane ve Basmane (sonradan Sümerbank Pamuklu Sanayi Müessesesi) tesislerinin Makriköy ve Ayastefanos’taki nüfus artışını körüklemesi, bu paralelde İstanbul ile olan bağlantıların yoğunlaşması, 15 km‘lik Yedikule - Küçükçekmece hattının yapılıp bitirilmesiyle buralarda ikamet edenleri rahata kavuşturmuş, bundan sonra da Makriköy’ün önemi artarak yazlık bir sayfiyeye dönüşmeye başlamıştır. Aslında, İstanbul -Edirne demiryolu programının bir parçası olan bu hattın yapımına 1868 yılında başlanmak istenmiş, ancak araya giren politik ve ekonomik sorunlar nedeniyle çalışmalara ara verilmiştir… "
🏛️ Kent ve demiryolu

Alıntı

BU PAPAZI İYİ TANIYIN !!!...Dışardan göründüğü gibi olmuyor bazı şeyler.***1990 LI YILLARIN SONLARI…UKRAYNA DA YATIDAYIZ...
06/08/2025

BU PAPAZI İYİ TANIYIN !!!...

Dışardan göründüğü gibi olmuyor bazı şeyler.***

1990 LI YILLARIN SONLARI…
UKRAYNA DA YATIDAYIZ…
THY BÜROSUNDA ÇALIŞAN UKRAYNALI BİR GÖREVLİ BİZE YARDIMCI OLUYOR…
ŞAŞIRTICI OLAN ÇOK GÜZEL İSTANBUL ŞİVESİYLE TÜRKÇE KONUŞMASI…
TÜRKÇEYİ NEREDE ÖĞRENDİĞİNİ SORDUĞUMDA ANA DİLİM DİYOR…
NASIL YANİ DİYORUM ….
‘ - BEN GAGAVUZUM…’ DİYOR….
ANA DİLİ İSTANBUL TÜRKÇESİ OLAN UKRAYNALI BİR GAGAVUZ….
GAGAVUZ’LARLA İLK TANIŞMAM…
DAHA ÖNCE GAGAVUZLARI GÖRMEDİM, BİLMEDİM, DUYMADIM, ÖĞRETMEDİLER….
***
FOTOĞRAFTAKİ PAPAZA GELİNCE…
ADI MİHAİL ÇAKIR (1861-1938)
GAGAVUZ (Gökoğuz) Türkleri’nin soy bilinci için ömrünü adamış bir Türk milliyetçisi; eğitimci, yazar, kültür adamı, şair, tarihçi, din adamı…
34 kitabın ve “Gagauzların Tarihi ve Etnografik Özellikleri” adlı kitabın yazarı.
Gökoğuzların Türkçeyi kaybettiğinde Türklüğünü kaybedeceğinin bilincindedir.
Bunun için köy köy gezerek çocuklara, gençlere Türkçeyi öğretir.
Bu çalışmaları 40 yıl aralıksız sürdürür.
Her köye yetişemeyeceğini anlayınca 1931’de Bükreş Büyükelçimiz Hamdullah Suphi Tanrıöver’den yardım ister.
1931 yılında Bükreş’e elçi olarak tayin edilen Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mihail Çakır’ı tanımış ve önemli bir Türk milliyetçisi olduğunu Atatürk’e haber vermiştir.
Mihail Çakır’ın bu yardım isteği Atatürk tarafından karşılıksız bırakılmaz.
Bölgeye Türkçe öğretimi için hemen 30 öğretmen gönderilir,
300 Gökoğuz genci üniversite öğretimi için Türkiye’ye getirilir..
VE Atatürk de hizmetlerinden dolayı Mihail Çakır’a bir diploma ve nişan göndermiştir.
Bu “Türklüğe Üstün Hizmet Nişanı” dır.
Atatürk’ün, Mihail Çakır’ı tanıması Hamdullah Suphi kanalıyla oldu…
13 yıllık Bükreş büyükelçiliği döneminde Hamdullah Suphi :
– Türkçe eğitim veren 26 okul açılmasını sağlar.
Türkiye’den getirdiği kitapları bu okullarda okutur.
Başarılı Gagavuz çocukların Türkiye’de öğrenim görmesini sağlar.
Yaşar Nabi Nayır da 1936’da Balkanlar’a yaptığı gezide Kişinev’de Mihail Çakır’ın evinde misafir olmuş ve “Balkanlar ve Türklük” (Ankara 1936) adlı eserinde ondan övgüyle bahsetmiştir.
Mihail Çakır, eserleri ve düşünceleri ile Gagavuzlara millî bir kimlik kazandırmış, onlara nereden geldiklerini ve bundan sonra var.

Neyzen'in Atatürk'le Olan Diyaloğu‼️     Şair Eşref'in akrabası Balıkesir Milletvekili Süreyya bey'in çocuklarının sünne...
06/08/2025

Neyzen'in Atatürk'le Olan Diyaloğu‼️

Şair Eşref'in akrabası Balıkesir Milletvekili Süreyya bey'in çocuklarının sünneti nedeniyle Balıkesire gitmiştim. Daha doğrusu düğünde ney üfleyeyim de
bir kaç kuruş harçlık alayım diye bir dostum beni de yanına alıp oraya götürmüştü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de sünnet düğününde bulunacağını öğrendiğimde için içime sığmamıştı.
Düğünün yapıldığı konağın bahçesinde bir yandan ney üflüyor; bir yandan da gözüm kapıda, ha geldi ha gelecek diye meraklı bakışlarla bekliyordum. Nihayet paşa geldi.

‼️👇👇👇

Hürmetimden kalkıp ayakta karşılamak istedim. Gazi paşa eliyle oturmamı işaret etti. "Gazi hazretleri aldığım terbiye gereği devlet büyüğüne karşı saygı ve hürmette kusur etmemek için ayakta olayım. Neyimi ayakta üfkeyeyim"
"Oturunuz efendim. Bir devletin büyüklüğü idarecileri ile değil, sanatkâr ve şairleriyle, sanat ve edebiyata verdiği önem ile gösterilir. Burada ayağa kalkması gereken kişiler bizleriz. Lütfen buyrunuz, birlikte oturalım. "

Benim elimi sıktı. Sonra elimi bırakmadan masaya doğru ilerledik.
Ney taksimini beğenen Atatürk, "Bir ihtiyacınız, bir isteğiniz var mıdır❓ diye sırdu.
"Paşam sağlığınızı, afiyetinizi ve muvaffakiyetinizi dilerim. Eğer imkânı varsa nufus tezkeresi isterim. "
"Bugüne kadar neden nufus tezkeren yoktu? "
"Senden önce hükümete mi vardı ki tez kerem olsun❗" şeklindeki cevabıma uzun süre güldü. 😊😁
Nûfus tezkerem bir ay sonra bana teslim edildi. Ancak sonraki senelerde annem ve kardeşim 'içip sızar kaybeder' düşüncesi ile nûfus tezkere mi elimden aldılar ve bir daha vermediler.
Gazi paşa ile sünnet düğününde başlayan buluşmalarımız , Ankara ve İstanbul'da birkaç defa daha nasip oldu.

: Neyzen'e göre insan buydu işte. O kendini hiçe saydı, hiçliğin hikmet penceresinden başka âlemlere baktı.
Kendini hiçlikte buldu, "her şey" olmaya uğraşan insana tek başına hakikatı haykırdı. Onun aradığı kendisiydi, yapmak istediği ise kendisi olmayanlara ses olmaktı. Görüyoruz ki, 'le olan diyaloğunda vücut bulmuş hali bu 'in.

BEN NEYZEN
"Bir Neyzenin Hiçlik Hikâyesi"nden alıntı.

Bir Kızılderili'nin bir kurtla çekilen ilk fotoğraflarından birinin derin bir bağı vurguladığını biliyor muydunuz? 19. y...
11/07/2025

Bir Kızılderili'nin bir kurtla çekilen
ilk fotoğraflarından birinin derin bir bağı vurguladığını biliyor muydunuz?

19. yüzyılın sonlarına ait bu görüntü kurtların tehdit olarak değil sadakat, cesaret ve bilgeliğin sembolü olarak görüldüğü bir zamanı gösteriyor.

Birçok yerli kültürde kurtlar saygı duyulan ruh rehberleri ve zorlu bir dünyada yön bulma ortaklarıydı.

Sınır değiştikçe, bu anlar soldu, bu tür fotoğraflar, doğayla uyum içinde köklenmiş bir yaşam tarzına paha biçilemez bağlantılar oluşturdu.

Bize birlikte yaşamanın, hayatta kalmanın ve kültürel kimliğin anahtarı olduğu zamanları hatırlatıyorlar....

‼️ GECEYE ‼️1500 yılında, İsviçreli kasap Jacob Nufer yürek parçalayıcı bir seçimle karşı karşıya kaldı.Eşi, günlerdir d...
11/07/2025

‼️ GECEYE ‼️

1500 yılında, İsviçreli kasap Jacob Nufer yürek parçalayıcı bir seçimle karşı karşıya kaldı.

Eşi, günlerdir dayanılmaz sancılar içinde kıvranıyor, doğum yapmaya çalışıyordu. On üç ebe sırayla müdahale etmişti ama hiçbiri başarılı olamamıştı. Hiçbir doktor, fazla riskli görülen bir işlemi denemeye cesaret edemiyordu.

Profesyonellerin sessizliği ve durumun aciliyeti karşısında, Nufer çaresiz ama cesur bir karar aldı: Müdahaleyi bizzat kendisi yapacaktı.

Hayvan anatomisi konusundaki bilgisine ve kasap aletlerine güvenerek, bugün tarihin yaşayan bir kadın üzerinde gerçekleştirilen ilk başarılı sezaryen ameliyatı olarak kabul edilen işlemi gerçekleştirdi.
Tüm beklentilerin aksine, hem anne hem de bebek hayatta kaldı.

Dahası, eşi bu tehlikeli ameliyattan sonra beş çocuğu daha doğal yolla dünyaya getirdi.
Sezaryenle doğan o çocuk ise 77 yaşına kadar yaşadı.

Bu olağanüstü müdahale, büyük bir sevginin ve çılgın bir cesaretin ürünüydü ve gelecekteki sezaryen doğumlara kapı araladı.
Elbette, bu işlemin güvenli ve kontrollü hale gelmesi yüzyıllar aldı.

Ancak Jacob Nufer’in, bilimden çok kalbiyle yön bulduğu bu hareketi, tıp tarihinde sarsıcı bir dönüm noktası .

AİLE DÖNGÜSÜNÜN SONU ...Sarhoş bir aileden geliyorsanız, bırakın bu döngü sizinle birlikte bitsin. Sarhoşluk sizden gele...
11/07/2025

AİLE DÖNGÜSÜNÜN SONU ...

Sarhoş bir aileden geliyorsanız, bırakın bu döngü sizinle birlikte bitsin.
Sarhoşluk sizden gelecek nesillere geçmesin.

Terk edilmiş insanlardan oluşan bir aileden geliyorsanız kimse okulu bitiremez, üniversiteye gidemez;
Bu döngüyü tamamlayıp öğrenimin en üst düzeyine ulaşmanız, soy ağacınızın bile bir entelektüel yetiştirebileceğini gösteriyor...

Akrabanızın evlilikleri hiç uzun sürmüyorsa, anne babanızın evliliği bir hayal kırıklığıydı;
Bu döngüyü sonlandırın, evlendiğinizde uzun süreli bir evliliğiniz olsun...

Eğer erkekseniz ve babanız annenizi dövüyorsa;
Bu döngüyü sonlandırın, babanızın tam tersi olun ve karınızı gerçek bir erkeğin sevmesi gerektiği gibi sevin.

Geldiğiniz aile yoksulluk içinde yaşıyorsa;
Bu döngüyü sonlandırın,
para kazanın, ailenizi kıtlıktan kurtarın.

Aile üyeleriniz yaygın olarak sıradanlık veya utanç verici davranışlarla tanınıyorsa;
bu döngüyü sonlandırın, mükemmel ve başarılı olun, ailenizin adıyla gurur duyun.

Ailenizdeki kişiler kaba, soğuk ve huysuz olarak tanınıyorsa;
Bu döngüyü sonlandırın; arkadaş canlısı, sıcak ve yaklaşılabilir olmaya çalışın.

Eğer aileniz büyücülüğe, intihara, küfürlere ve dinsizliklere bulaşmışsa;
bu döngüyü sonlandırın, soy ağacınıza Tanrı'yı ​​dahil edin, benim ve evimin Tanrı'ya hizmet edeceğimizi ilan edin!

Ailenizin eksikliklerini gelecek nesillere taşımak zorunda değilsiniz.
Ailenizi sevin ama hatalarından ders alın.
Doğduğunuz aileyi belirleme konusunda hiçbir söz hakkınız yok, ancak kim olacağınızı, nasıl bir gelecek ve aileye sahip olacağınızı belirleyebilirsiniz.
Kararlarınız gelecek nesilleri etkiliyor.

Alıntıdır.
Fotoğraf:
Eğitimci ailenin iyi eğitim almış çocukları.

Address

Gölcük

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kültür SANAT TARİH Doğa posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share