Havsa ve Köylerine şiirler

Havsa ve Köylerine şiirler Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Havsa ve Köylerine şiirler, Arts and entertainment, Edirne.

07/12/2022

BAKIŞLAR KÖYÜ

Osmanlı Rus savaşı yerinden oynar taşlar,
Güzelim coğrafyada sancılı günler başlar.

Ruslardan destek alan Bulgar komitacılar,
Yaşattılar bizlere tarifi güç acılar.

Baskı zulüm yıldırma çekilmez bir hal alır,
Kahraman ecdadımız göçmek zorunda kalır.

Can havliyle yollara aç susuz revan olduk,
Bin bir türlü zorlukla Edirne’mize vardık.

Valilikçe Havsa’da bir çiftlik belirlenir.
Göçmenlerden bir kısmı burda iskan edilir.

Çiftlik sahibi kadın ismi Hayriye hatun,
Hayırda yarış eder benim karaman ırkım.

İskan olan göçmenler zorda olsa alışır,
Hile urda bilmezler hiç durmadan çalışır.

Sonra Hayriye hanım çiftliğini bağışlar,
Böylesi bir insana yapılmalı alkışlar.

Bir müddet köyün adı Bağışlar diye geçer.
Daha sora resmiyet bakışlar adın seçer.

Daha sonraki yıllar farklı göçmenler gelir,
Göçmenler cefakardır vatan kıymeti bilir.

Köyün geneli Gacal derler Gökoğuz boyu,
Yok birbirinden farkı hep kahraman Türk soyu.

Hasana Tuna Tevfik Dal olmuşlar köyde muhtar,
Şirin köyüm bizlere hem yuvadır hemi yar.

Alaaddin Karakaş sevgili öğretmenim,
Bizde emeğin çoktur senin özeldir yerin.

Cemil Çakal hocamız köyde sevilen imam,
Öğrettin Elif Ba’yı öğrettin bize kuran.

Halil Türkyılmaz çalsın yanık yanık kavalı,
Kazım Akçakaya saldın mı sığırları.

Yusuf Öz’ün ömrü geçmiş koyun peşinde,
Şimdi o eski günler hayalimde düşümde.

Kaniye Öz Ninemiz köyde çok eski ebe,
Mutluluklar yaşatmış bu köyde birçok eve.

Nazar olmuşsan eğer gelmiş isen kem göze,
Ayşe Yılmaz okusun gerek yok fazla söze.

Nuriye Tuna abla yapar düğün yemeği,
Onu çok seviyoruz köyde çoktur emeği.

Nuriye Açar yapsa tava tava ekmeği
Meralarında boldur tavşan çulluk kekliği.

İsmail Acar ile Şaban Kılıççı gazi,
Sizler gibi yiğitle doludur koca mazi.

Ender Akcan korucu Hasan Fidan sa berber,
Kolay vatan olmadı bize bu kadim yerler.

Halil Bayraktar dayı köyümüzde ilk hacı,
Ahmet Kılıç ise gönüllerin ilacı.

Nasıf Kocaağa köyümüzün kahyası,
Selahattin Türkyılmaz koyun dolu sayası.

Tatlı kuyudan çektik kova kova suları.
Renk renk çiçek bezenir baharda meraları.

Gel biraz dolaşalım kurtdere bara gölü,
Saçlarınızı okşar seherde esen yeli.

Nefesi der ne yazsam anlatamam ki seni,
Senin hayalin bile mutlu ediyor beni.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne/06.12.2022

07/12/2022

TAHAL KÖYÜ

Osmanlı döneminde çevrede Rumlar yaşar,
Köyün olduğu yerde tahıl pazarı açar.

İstanbul’dan tüccarlar erzak tahıl alırlar,
Aldıkları malları trenlerle taşırlar.

Pazar Pavliye yakın pavlide istasyon var
Burdan sevkiyat başlar giderler katar katar.

Osmanlı Rus harbiyle Balkanlar kaynamakta,
Bulgaristan’da hayat çekilmez hal almakta.

Türk ve Müslüman halkı bezdirirler canından,
Göçe zorlarlar halkı asırlık vatanından.

Gelen muhacirleri burda iskan ederler,
Ev ve ahırlar için atılıyor temeller,

Daha sonraki yıllar başka göçmenler gelir,
O dönemde köyüme tahıl köyü denilir.

Daha sonraları tahıl Tahal’a döner,
Rabbim bir daha verme böylesi acı keder.

Şimdi birlikte yaşar Pomak Gacal ve Çıtak,
Kolay vatan olmadı kanla sulanan toprak.

Şimdi huzur için de birlikte yaşıyoruz,
Birlikte kederlenip birlikte coşuyoruz.

Gelin şimdi birlikte bir hayale dalalım,
Köyde yaşayanlardan bir kaçını analım.

Gacal,Çıtak ve Pomak hep birlikte yaşarız,
Birlikte hüzünlenir hep birlikte coşarız.

Birazda söz edelim köyü köy yapanlardan,
Bu dünyadan göç edip sinende yatanlardan.

Köyde hizmeti çoktur muhtar Mustafa Şahin,
Bakışlar yuvamızdır bizim kal sen her daim.

Kerami İlhan hocam sevgili eğitmenim,
Okumayı yazmayı sen oldun öğretenim.

Bünyamin Uluğ Sevil rehberim öğretmenim,
Hayat yolculuğunda sensin benim rehberim.

Mehmet Kovancı dayı köyde eski korucu,
O davulu çalmadan açmazdık biz orucu,

Köyümüzün kahyası Ömer Bıçakçı dayı,
Serine doyamazsın gece yıldızı ay’ı.
Halil Çamlıoğlu’dur köyde kıdemli çoban,
Torbasından eksilmez peynir ve kuru soğan.

Şefika Aksu abla yapar düğün yemeği,
Bize hakkın helal et çoktur köyde emeği.

Saim Mutlu şişirmiş inletiyor gaydayı,
Kıırırk çıkık sarardı rahmetli Mehmet dayı.

Sıdıka Çakıroğlu köyümüzün ebesi,
Senin yolunu gözler gelin kızı ebesi.

Hüseyin İnceoğlu kerpeten le diş çeker,
Nice evlatların gurbette özlem çeker.

Avcı Kemal Çalımlı tavşan peşinde gezer,
Dülger Rasim Gülşen ip gibi tuğladüzer.

Fikri Bayraktar derler köyümün gülen yüzü,
Hüsnü Baltalı ile unutamayız sizi.

Çayları demledin mi Avni Buğdaycı dayı,
Burada çetin geçer ocak ve şubat ayı.

Bulaklar soğukpınar köyümün tarlaları,
Çeşme sırtına doğru uzanır tarlaları.

Pulu kuyu diyorlar taze bir gelin düşmüş,
Söğüt pınar çeşmeden gelen geçen su içmiş.

Nefesi der sizlerle biraz maziye daldık,
Rahmana göçenleri hayır duayla andık.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne/05.12.2022

04/12/2022

ŞERBETTAR KÖYÜ

On altıncı yüz yıla dayanıyor mazisi,
Toprağı vatan yapan şehit ile gazisi.

Şaraptar başı Hamza buraya Tekke kurmuş,
Tekkenin yan başında bir Rum köyü kurulmuş.

Kilise çeşme kuyu taş duvarlı evleri,
Huzur içinde geçer her birinin günleri.

Doksan üç harbine dek köyün adı Şaraptar,
Vatan bize sevgili vatanımız bize yar.

Osmanlı Rus harbiyle yerinden oynar taşlar,
Balkan coğrafyasından anayurda göç başlar.

Gelen muhacirlerden bir kısmı iskan olur,
Köyün ismi bu sefer Şerbettar olur kalır.

Bin dokuz yüz yirmi üç mübadele yapılır,
Rumlar köyü terk eder birçok evler boş kalır.

Boşalan bu evlere mübadiller yerleşir,
Daha sonraki yıllar muhacirlerde gelir.

Pomak, Gacal, Muhacir Romanya’dan tatarlar,
Huzur güven içinde hep birlikte yaşarlar.

Balkan coğrafyasını bu köyde yaşıyoruz,
Birlikte kederlenip birlikte coşuyoruz.

Tatarlarda meşhurdur köbete, çi böreği,
Pomaklarda kaçamak birde küllü çöreği.

Gacalarda dızmana birde umaç çorbası,
Romanya göçmenleri sever ağlat turşusu.

İki şehidimizle üç tane gazimiz var,
Şanlı şerefli Türk’üz koskoca mazimiz var.

Tacettin Sobacı’yla Ayhan Orak yiğidim,
Peygambere komşudur benim iki şehidim,

Muhtar Recep Oktay’ı rahmetle anıyoruz.
İmam Hasan Sobacı kaçımız tanıyoruz.

Atike Sümek nine bu köyde eski ebe,
Mutluluklar yaşattın köyde sayısız eve.

Şakir Kayalı Hocam sevgili öğretmenim
Hayat yolculuğunda oldun benim rehber’im.

Atike Palabıyık kuvvetlidir nefesi,
Korktuysan kurşun döker coz diye gelir sesi.

Zülfikar Filiz aga köyümüzde korucu,
Çalışıp üreterek ödenir vatan borcu.

Abdullah Akbaba’ydı köyümüzün sığırtmacı,
Köyümden ayrı kalmak acı veriyor acı.

Mustafa Tekdemir köyde kıdemli çoban,
Hak bahşetmiş bizlere yüce dağ gibi iman.

Demirali Şen çalsın yanık yanık kavalı,
Kaval çalıp indirir su boyuna davarı.

Neriman Avcı ablam yapar düğün yemeği,
Fatma Turan yine yap bize tikva böreği.

Ayşe Karagöz abla tezgahta kilim dokur,
Bocuk gecei mısır kaynardı fokur fokur.

Emine Balık abla yapsa nohutlu ekmek,
Bizim payımız ise gurbette hasret çekmek.

Emin Birer berberin Hasan Ayyıldız dişçi,
Şimdi köyün gençleri fabrikalarda işçi.

Zülfikar Karadeniz bertik çıkık sarardı,
Eskiden kış ayları çok fazla kar yağardı.

Sebile Gencer abla çeyizlik yorgan diker.
Hüseyin Çavdar yapar hem taliga hem teker.

Köyümüzde camiyi Cemal Yapıcı yapmış,
Caminin bahçesinde rengarenk güller açmış.

Molla Mustafaların sofrası hep açıktır,
Köyümün evlatları hep vatana aşıktır.

Gülafer Oktay abla yapsa yine kaçamak,
Bize acı veriyor köyden ayrı yaşamak.

Safire Bayrak Yapar en güzel Köbeteyi,
Kahya Demirali’nin çoktur köyde emeği.

Behlül Oktay dolaşır yine tavşan peşinde,
Sıca ekmek ve peynir hayalimde düşümde.

Sıtkı Hatun ağamız köyümün gülen yüzü,
Ahmet Ayyıldız dayı unuturmuyuz sizi.

Bakır, bakır taşırdık kocaçeşmeden suyu,
Yapan nanesi yapar ovaderesi boyu.

Safire Bayrak yapsa yine bize köbete,
Balık tutmak isteyen hemen gitsin gölet’e.

Gel biraz dolaşalım anadere boyunda,
Yeşil halı döşenir kırlar mayıs ayında.

Balıklı ayazmadan insen ovadereye,
Hayale dalmak için çıktım çadır tepeye.

Nefesi der şöyle bir maziye saldım sizi,
Her karışı kutsaldır ova bayırı düzü.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne/03,12,2022

04/12/2022

KULUBALIK

Balkanlar Ata Vatan şimdi bize el oldu,
Osmanlı Rus harbiyle köylere düşman doldu.

Bir yanda moskof zulmü diğer tarafta Bulgarlar,
Çekilmez bir hal alır asırlık Yurt Balkanlar.

Birçok köyde yaşandı vahşet ve katliamlar,
Derelerden akardı oluk, oluk al kanlar.

Artık ayrılık vakti asırlık Ata Yurttan,
Sinesinde uyuyan atalardan ecdattan.

Edirne’de toplanır balkanlardan gelenler,
İskan ettirmek için aranır uygun yerler.

O zamanlar çiftlikmiş Kulubalık köyümüz,
Balkan özlemi ile hep yanmakta özümüz.

Sultaniye çiftliğe on beş hane verilir,
Daha sonraki yıllar başkaları da gelir,

Savaş ve yoksulluktan evlerin yapamazlar,
Ama kış yaklaşmakta kırda da kalamazlar.

Ağaç çalı ve saptan kulubalar yaparlar.
Yaklaşık üç yıl kadar buralarda yaşalar

Kulubalar köy olur bu isimle anılır,
Daha sonraki yıllar şimdiki adın alır.

Gacal ile Çıtak’ız yoktur arı gayrımız,
Ata vatana özlem hiç bitmeyen sevdamız.

Halil Kocaağa üç köyün eğitmeni,
Rahmet ve hürmetle her daim andık seni.

Muhtar Hüsamet Bali köye hizmetin çoktur.
Ahde vefa duyarız bizde nankörlük yoktur.

Celal Servan hocamız bizim öğretmenimiz.
Bu köylünün gönlünde sizin özel yeriniz.

Eşref Pala hocamız köyümüzün imamı,
Sayende öğrendik biz elif bayı kuranı.

Emine Arı yapar köyde düğün yemeği,
Mehmet Karadeniz’in köyde çoktur emeği

Korucu Kemal Zengin gezerdi meraları,
Kimler zarar yaptıysa ferasetle sezerdi.

Havva Ergül ninedir köyün meşhur ebesi
Senin elinde aldık çoğumuz ilk nefesi.

Ali Öz çok severdi koyunu keçileri,
Hep onlarla geçerdi gündüz ve geceleri.

Ayşe Ekdemir diksin allı fistanlar,
Kış ayları için bazen kalın pazen şalvarlar.

Raif Özmen sığırtmaç Şaban Pala avcu.
Askerlik bizim için kutsaldır vatan borcu.

Türk’üz haktan yanayız tertemizdir mazimiz,
Ümit Sayacılar sa bizim yiğit gazimiz.

Recep Onat ağalar misafiri çok sever,
Misafir bir nimettir verirler ona değer.

Ayşe Uran ninem yaptın mı börekleri,
İklime Efe ablam çıkarmış ekmekleri.

Kahveci Remzi Akgün hep tazedir çayları,
Gel biraz dolaşalım teknetarla boyları.

Doğaya hayat verir Gerençeşmenin suyu,
İçecek su lazımsa Ömer aganın kuyu.

Nefesi yem bunlardır duyduğum bildiklerim,
Hak sağlık huzur versin bunlardır dileklerim.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne/04.12.2022

03/12/2022

KUZUCU KÖYÜ
Bulgaristan Harmanlı ataların vatanı,
Rahmetle anıyoruz toprağında yatanı.

Doksan üç harbine dek evimiz yuvamızdı,
Ruslardan destek alan komitacılar azdı.

Harmanlı civarında katliamlar yapıldı,
Evler ile insanlar diri diri yakıldı.

Buralarda yaşamak çekilmez bir hal alır,
Millet can havli ile göç yoluna koyulur.

Hacı gazi önderdir Edirne’ye varılır,
Havsa arazisinde yeni bir köy kurulur.

Kurulan köyün adı Selimiye olmuştur,
Köyün meraları koyun kuzu dolmuştur.

Koyun ve kuzularla çevrede ün saldılar.
Kuzucular diyerek her yerde anıldılar.

Kuzucular çalışkan meralar koyun kuzu,
Mal peşinde geçirir baharı kışı yazı.

Bin sekiz yüz seksenler köyün yeri değişir,
İsmi Kuzucu olur çoğalırlar gelişir.

Toprakları verimli merası elverişli,
Meyve bahçeleri var çeşit çeşit yemişli.

Dağlı, Gacal ve Pomak yoktur ayrı gayrımız,
Sevici ve kederi birlikte paylaşırız.

Muhtar Yusuf Kantur’u saygıyla anıyoruz.
Akif eğitmeni mi kaçımız tanıyoruz.

İhsan Şahin hocamız sevgili öğretmenimi,
Gönlümüzde ayrıdır özeldir senin yerin.

Rahmetli Recep Burhan köyde sevilen imam,
Su gibi akıp gitmiş fark edemeden zaman.

Habibe Yılmam ile Seyide Şen nineler,
İkisi de bu köyde saygı değer ebeler.

Varsa üstünde nazar gelmiş isen kemgöze,
Hatice Ay ninemiz nazar okusun size.

Çıkıkçı Cafer Tezcan Berberi Lütfü Yılmam,
Korucu Ferhat Kutlu hak vere sana derman.

Nazmiye Kılıçarslan diker çeyizlik yorgan.
Demet taşımak için aldım on metre urgan.

Vasfiye Varol nine köyde gelinlik diker,
Sıcak ekmek kokusu şimdi burnumda tüter,

Hediye Kılıçarslan yapar düğün yemeği,
Kahya Recep evrenin köyde çoktur emeği.

Zehra Adalı abla fırına ekme katar,
Rasim Ay dayımızda gönlüne neşe saçar.

Aliosman Ölmem işler taş duvarları,
Sığırtmaç Mehmet Çakır saldın mı sığırları.

Salim Çetin’in ömrü geçmiş koyun peşinde,
Şimdi o eski günler hayalimde düşümde.

Haşim Öz çalsın yine yanık yanık kavalı,
Saman otla beslerdik bizler kışın davarı.

Ayşe Hatun koluna takmış yine sepeti.
Düğün ve nişanlara davet eder milleti.

Hüseyin Can Bakkal’dı Hasan Şahin’se avcı,
Köyümden ayrı kalmak bana veriyor acı.

Emine Cindoruk yapsa yine gözleme,
O candan insanları gel de şimdi özleme.

Şaban Mutlu demlerdi tavşankanı çayları,
Çayırlarda gezinir çakal doru tayları.

Türkün yiğitliğini tarihler etmiş teyit,
Cafer Tezcan düşmüştür vatan uğruna şehit.

Sığır yoluna doğru uzar köyün merası,
Senin özlemin çekmek bende gönül yarası.

Mirengi tepesinden gün batımı izledim,
Hasret canıma yetti ben köyümü özledim.

Nefesi der sizler le bir dem hayale daldık,
Rahmete göçenleri hayır duayla andık.

Metin Barbaros (Nefesi)
Edirne/03.12.2022

01/12/2022

KABAAĞAÇ KÖYÜ
Doksan üç harbi denen Osmanlı Rus savaşı,
Balkanlarda yok etti huzur ile barışı.

Asırlık komşuları Türklere düşman oldu,
Bülbülleri lal olup dağlarda güller soldu.

Balkanlarda yaşamak çekilmez bir hal alır,
Sivil Türk ahali göçmeye karar alır.

Hazırlıklar yapılıp hüzünlü bir göç başlar,
Yapılan zulümlere şahittir dağlar taşlar.

Edirne’ye doğru gece gündüz yol alır,
Asırlık vatanları düşman eline kalır.

Havsa’yı geçer geçmez kafile soluklanır,
Ev yuva kurmak için uygun bir yer aranır.

Bir dere kenarında uygun bir yer bulunur,
Kavagaç ismi ile yeni bir köy kurulur.

Köyde iskan olanlar gacal diye bilinir,
Mübadele yılları birde çıtaklar gelir.

Gacal ile Çıtaklar et ve tırnak gibidir,
Birisi katmer ise biri yaban gülüdür.

Yoktur ayrı gayrımız sevinç ve neşemiz bir,
Umudumuz neşemiz kaygımız tasamız bir.

Muhtar Mehmet Ay’ı rahmetle anıyoruz,
Eğitmen İsmail’i kaçımız tanıyoruz.

Süleyman Cengiz hoca köyümde eski imam,
Allaha Peygambere bizler etmişiz iman.

Öğretmen Hamdi Özcan kalplerde ayrı yerin,
Hayat yolculuğunda oldun benim rehberim.

Korucu Ali Engin gezerdi meraları,
Bahar ayında gel gör sen bizim buraları.

Kahya Osman Mut dayı bizde çoktur emeği,
Nasiye Tan ablamız yapar düğün yemeği.

Tahsin Ay’ın ömrü geçti koyun peşinde,
O çocukluk yıllarım hayalimde düşümde.

Zeniye Ör ninemiz köyümüzün ebesi,
Bu köyde birçok kişi snle aldı nefesi.

Meliha Ör ablamız düğüne davet eder,
Hak vermesin bizlere ne elem ne de keder.

Şaban Arı saldın mı sığırları meraya,
Nefesi sen bilmeden tuzmu bastın yaraya.

Bekir Akar üflesin yanık yanık kavalın,
suya doğru indirsin koyun keçi davarın.

Hüsniye Arı okur nazar olmuşsan eğer,
Eğer çok korkmuş isen onada kurşun döker.

Esma Demiröz sarar çıkık ile bertiği,
İbrahim Ulun sever çulluk ile kekliği.

Hatice Akgün abla diker çeyizlik yorgan,
Demet bağlamak için aldım beş metre urgan.

Kahveci Murat Memiş tavşankanı çayları,
Bu köyde çok sert geçer şubat ve mart ayları.

Berber Sait Filiz’in usturası elinde,
İnsan huzur bulurdu onun tatlı dilinde.

Hasan Aktaş dedenin köyde geçerdi sözü,
Mehmet Ordu ağamız bu köyün gülen yüzü.

Selim Dercan çok sever misafir beslemeyi.
İbrahim Gezginer se vurur idi iğneyi.

Yüz yıldan fazladır köyümüzün mazisi
Halil Ordu köyümün yiğit şanlı gazisi.

Rafet Memiş yapardı öküz at arabası,
Köyüm aklıma düştü azdı yürek yarası.

Şaziye Arpat yapar tava tava ekmeği,
Şidi bilen varmıdır demet ve sap çekmeyi.

İdris İnal almıştı köyde ilk traktörü,
Serin serin esiyor baharda seher yeli.

Çırçır ve köy çeşmesi kaynak ve acı pınar,
Şubat ve mart ayları ateşte bakır donar.

Zalıf yoluna doğru uzar köyün merası,
Sonsuza dek olacak burası Türk yuvası,

İki dere arası sıralanmış tarlalar,
Bahçelerde sallanır sarı sarı ayvalar.

Nefesi der bu kadar benim aklımda kalan,
Köyden uzak kaldıkça kapanmaz gönül yaram.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne/02.12.2022

01/12/2022

HABİLLER

Bin dokuz yüzlü yıllar gebeler imiş adın
Daha sonraki yıllar gabiller ismi aldın

Gabiller daha sonra Habillere dönüşür,
Bir birinin yükünü imeceyle bölüşür.

Trak Roma Bizans’a uzanıyor mazisi,
Naim Oruçoğlu köyümüzün gazisi.

Köyümün etrafında çok sayıda höyük var,
Habiller köyü bize emi yuva emi yar.

Habiller göletinde leziz balıklar vardır,
Köyüme olan özlem yürekte yanan hardır.

Nail Güreşçi ile İsmail Atlı şehit,
Vatana sevdanızı sizler ettiniz tehit.

Sizlerle gurur duyar köyümüzün her ferdi.
Peygambere komşular onlar murada erdi.

Karayaka ve dağlı birde gacallar yaşar,
Baharda karlar erir köyde dereler taşar.

Gelin şimdi birlikte biz hayale dalalım,
Köyü köy yapanların bir kaçını analım.

Muhtar Mümin Yılmaz’ı rahmetle anıyoruz
Kahya Mestan Başkurt’u kaçımız tanıyoruz.

Eğitmen Osman Bilgen öğretti okumayı,
Seyrine doyamazsın gece yılıdız’ı ay’ı.

Ramadan Oruçoğlu kalplerde ayrı yeri,
Hayat yolculuğunda hepimizin rehberi.

Hüseyin Zengin hocam sevgili öğretmenim,
Seni çok özlüyoruz doldurulamaz yerin.

Recep Başkurt hocamız sevgli imamımız,
Sen örettin bizlere oluruz kuranımız.

Korucu Halil Güler dolaşır meraları,
Baharda kekik kokar bayırları kırları.

Nazar olmuşsan eğer Naciye Arı okur
Korktuysan kurşun döker kaynatır fokur fokur.

Şerife Güler ninem köyün eski ebesi,
Bizler elinde aldık dünyada ilk nefesi.
Bahattin Meriç Dayı kırık ve çıkık sarar,
Şimdi gurbet ellerde saat vuslata ayar.

Mehmet Çakırlar işler kale gibi taş duvar,
Kaynarca deresinde olur adam boyu kar.

Talip Çakırlar demler tavşankanı çayları,
Sığırlara salardık kısrak ile tayları.

Hasan Şahin berberi Adem Zengin kahveci
Sizleri seviyoruz köyün yaşlısı genci.

Münevver Ceylan yapar düğünde yemekleri,
Üzerimizde çoktur sizlerin emekleri.

Osman Bilgen dayının misafiri eksilmez,
Misafirsiz sofrada otutp yemek yemez.

Remziye Bilgen yapsın tepsi, tepsi böreği,
Sabiha Filiz ise Ekmek ile çöreği.

Sığırtmaç Yusuf Arı sığırlarını güder,
Rabbim vermesin sizi ne elem ne de keder.

İsmail Gök dayının köyde geçerdi sözü,
Abdullah Çalım agam bu köyün gülen yüzü.

Nazmi Arda avcı Bilal Engin se çoban,
Seviyoruz sizleri hak versin size derman.

Cemalettin Engin’in ver eline kavalı.
Akşam suya vuralım koyunları davarı.

Birazda dolaşalım Kaynarca Akardere,
Güngörmez deli akar kumunu sere sere.

Taş köprüyü yıkmışlar kalmamış tek bir taşı,
Yüreğimde bir sızı boşaldı gözüm yaşı.

Akıyormudur hala Sütlü çeşmenin suyu.
Ballı.Mıstık ve acı vardır üç tane kuyu.

Kaynarca üç tepeler otlak ve meraları,
Geren bağlık Taşköprü dizili tarlaları.

Nefesi der ne yazsam bilrim eksik kalır,
Dilerim bu dizeler bizlerden anı kalır.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne/01.12.2022

01/12/2022

SÖĞÜTLÜDERE

Bin dört yüzlü yıllarda söğütlü imiş adın
Bin dokuz yüze kadar bu isimle anıldın.

Bin dokuz yüz bir yılı söğütlü dere oldun,
Balkan savaşlarıyla çok acılar yaşadın.

Yunanlar işgal edip buraya yerleştiler,
Onlar ise adına itia dediler.

Gacal ,dağlı muhacir hep birlikte yaşarız.
Birlikte kederlenir hep birlikte coşarız.

Kimimiz Yunanistan kimi Bulgar’dan geldik.
Söğütlüdere seni biz candan aziz bildik,

Kırklareli yolunda derenin yamacında,
Ay yıldızlı al bayrak dalgalanır burcunda.

Bizler için kutsaldır bayrak ezan ve kuran,
Toprağın vatan yapmış akıttığımız al kan.

Vatan için can verdi Doğan Üzen yiğidim ,
Peygamber komşun oldu gül kokulu şehidim.

Hasan Köse dayımız rahmetli muhtarımız,
Çayırlarda gezerdi at ile taylarımız.

Hüseyin Zengin hocam sevgili öğretmenim,
Okumayı yazmayı sen oldun öğretenim.

Ömer Çakır hocamız köyümde eski imam,
Hak bahşetmiş bizlere kalplerde dolu iman.

Yusuf Burhan korucu, kahyamız Recep turan,
Mayıs ayında kırlar kokuyor buram buram.

Şinasi Üzen çalsın yanık yanık kavalı.
Şerif poyraz toplamış sığırları davarı.

Rahime Orhan ninem köyümde eski ebe,
Mutluluklar yaşattın bu köyde bir çok eve.

Fatma çilingir ninem kolundadır sepeti,
Düğüne davet eder köylüsünü milleti.

Sabriye Topuz yapar köyde düğün yemeği,
Nedret Üzen’in ise meşhurdur kol böreği.

İlyas Öztürk dedemiz misafiri ağırlar,
Sofrası hep açıktır doyurmuştur çok açlar.

Recep Kılıçarslan’ın köyde geçerdi sözü,
Recep Akıncı ise köyümün gülen yüzü.

Etem Ertürk çok sever araba ve atını,
Dış duvara yaptırdı ikisinin resmini.

Yasin aga kuyudan taşırdı anam suyu,
Kışın kürtün yapardı söğüt çatağı boyu.

Salih Ata işlerdi sağlam taş duvarları,
Ahmet Cik avladın mı bıldırcın, tavşanları,

Şadiye Topuz ablam atmış fırına ekmek,
Canımı acıtıyor gurbette özlem çekmek.

Rabiba İlgüz ninem tezgahta kilim dokur,
Ocak üstünde bakır su kaynar fokur fokur.

Recep Turan çalardı ramazanda davulu,
Nasılda bekliyorduk heyecanla sahuru.

Gelin şimdi gezelim iğrek, çeşme kırını,
Karatoprak çobanlı değirmen bayırını.

Nefesi der dost canlar sizlen hayale daldık
Rahmete göçenleri hayır duayla andık.

Metin Barbaros(Nefesi)
Edirne-01.12.2022

OĞULPAŞA KÖYÜBin beş yüz yıl önceye dayanıyor mazisi,Gagavuz Türkleridir yörenin ahalisi.Osmanlı döneminde olur orduya a...
04/06/2021

OĞULPAŞA KÖYÜ

Bin beş yüz yıl önceye dayanıyor mazisi,
Gagavuz Türkleridir yörenin ahalisi.

Osmanlı döneminde olur orduya ambar,
Orduya erzak için ekiliyor tahıllar.

Savaş zamanlarında ordu karargâh kurur,
Eksikler giderilir balkanlara yol alır.

İsmi ile ilgili iki rivayet vardır,
Oğulpaşa bizlere hem yuva hem de yardır.

Bir rivayete göre bir asker şehit olur.
Anası tabutuna paşam diye sarılır,

Ananın feryatları tüm ovaya yayılır,
O günden sonra adı oğul paşa konulur.

Bir başka rivayette düşman köye saldırır,
Köyde bulunan asker köyü düşmandan korur.

Köylü komutana der paşam uğurlu geldin,
Dertlere derman oldun varlığınla güç verdin.

Bu yüzden köyün adı uğurlu paşa konur,
Daha sonraki yıllar oğulpaşa olur kalır.

İşte böyle dostlarım vardır iki rivayet,
Ne derece doğrudur rivayettir nihayet.

Daha sonraki yıllar balkanlardan göç alır,
Derenin iki yanı gelenler iskân olur.

Gacal,Pomak ve Dağlı yoktur ayrı gayrımız,
Birlikte kutlanmakta düğün ve bayramımız.

Tek bir yumruk gibiyiz derdimiz tasamız bir,
Vatana sevdalıyız ilkemiz yasamız bir.

Üç Kıbrıs birde Kore dört tane gazimiz var,
Kahramanlıkla dolu şanlı Bir mazimiz var.

İbrahim Yılmaz olmuş köyde uzun yıl muhtar,
Yazı kışı güzeldir bir başka güzel bahar.

Abdullah Akbaba köyde sevilen imam.
Hak nasip etmiş bize engin dağ gibi iman.

Necmi Tosun hocamız sevgili öğretmenim,
Okumayı yazmayı o oldu öğretenim.

Emetullah Arda dır köyün ebe ninesi,
Küçük bebeler ile gelir evin neşesi.

Osman Derin kahyamız Osman Eren korucu,
Karani Kayan agam ramazanda davulcu.

Ali Yardımcı salmış meraya sığırları,
Hıdrelezde kutlarız karşılarız baharı.

Derler ki Mazhar Evren köyde kıdemli çoban,
Sıhhiye Mümin olurdu dertlerimize derman.

Metin Özen ağlattır inletirdi kavalı,
Meralarda dolaşır koyun ile davarı.

Emine Alp ablanın meşhur somun ekmeği,
Hatice Birtane nin ıspanaklı böreği.

Zehra Yılmaz ninemiz köyümüzün terzisi,
Hayır ve dua ile yad ederiz biz sizi.

İsmail Karabulut elinde kerpeteni,
Morfin iğne vurmadan çekip alır dişini.

Hasibe Ertuna dır köyümün yorgancısı,
Köyünden ayrı kalan çeker yürek sancısı.

Remzi sağlam ağamın elinde usturası,
Soba üstünde duru bakırdan sabun tası.

Hörü Karabulut okuyup kurşun döker,
Künk çeşmesinin suyu sanırsın ki bal şeker.

Hasan Birtane usta örsün taş duvarları,
Yeşil örtü bezenir baharda meraları.

Yaşar Gülsever yapar tavşankanı çayları,
Renk renk çiçek bezenmiş meraları kırları.

Salim Sağdıç ta vardı sürü sürü koyunu.
Yeşil tirfil kaplamış Koca mera boyunu.

Üç tepelere doğru köyümün tarlaları,
Koca meraya doğru otlasın koyunları.

Kış ayları gelince taşar köyün deresi,
Rüzgarlarda savrulur doru tayın yelesi.

Nefesi der çıkalım gelin Sivritepe ye,
Mustafa Göven koymuş güğümleri heybeye.

Metin Barbaros (Nefesi)
Edirne /04.06.2021

23/07/2020

BOSTANLI

Kuruluşu eskidir dayanır orta çağa,
Yeşiline doyulmaz yazın bostana bağa.

Nadunbunan,oluklu üç köy ortası okul,
Yaşlılar tezgahlarda kilim ve aba dokur.

Osmanlı Rus harbinde köyler harabe olur,
Balkanlardan göç alır köy yeniden kurulur.

Pomaklar ve tatarlar buraya iskan olur,
Bostancıların köyü Bostanı olur kalır.

Yerlisi gacallar dır Köstenceliler macır.
Büvet dere boyları hem Yoncalık hem çayır.

Yaşar Aydın hocamız köyde sevilen imam,
Bostanlı köylüsünde vardır dağ gibi iman.

Şaban Akşit ustamız örse taş duvarları.
Canımıza can katar ayazma bunarları.

Süleyman Yılmaz hocam okumayı öğreten,
Her köyde bulunurdu birer tane eğitmen.

Fatma ablamız taksa yine kola sepeti,
Düğüne davet etse köylüsünü milleti.

Nezafet Doğan ablam yakar gelin kınası,
İçin için ağlıyor gariptir kız anası.

Fikriye Alıngan dır düğünlerde yemekçi,
İbrahim Karadağlı tarlalarına bekçi,

Hikmet Fidan hocam sevgili öğretmenim,
Seni unutamayız kalplerde ayrı yerin.

Hilmi Çelik agamdı köyde kıdemli çoban,
Bir çok hanen boşalmış bacandan tütmez duman.

Hazbiye Türkan ninem köyümüzün ebesi,
Hep yolunu gözlerdi gelin kızı gebesi.

Demirci Mustafa ateşlerdi körüğü,
Var mıdır bahçelerde piravuşta eriği.

Bostanlının deresi kışın azgın akardı,
Emine Türkan ablam yoğurtlu et yapardı.

Hasan Tosun ağamız avcıdır iyi atar,
Şaban Atılgan ise güldürür şaka yapar.

Nadir Çıbkçı ninem köyümüzün terzisi,
Şan şerefle doludur Bostanlının mazisi.

Veli Tuğ imiş derler köyde efsane muhtar,
Bostan dere yamacı tutar adam boyu kar.

Kahyası Çoban Mehmet Hamdi Özer kahveci,
Hüseyin Karamanda vardı kalaba keçi.

Hamdi Erdem saldın mı mandaları batağa,
Sırt üstü yat çayıra gerek yoktur yatağa.

Berber dir Yılmaz Özer usturası elinde,
Hamdi Özer agam neşe saçar dilinde.

Kaçamakla köbete bu köyde milli yemek,
Harman sonu kurulur köylerde düğün dernek.

Köy çeşmesi önünde sıralanmış yalaklar,
Suyun içmeye gelir sığır ile malaklar.

Gel çıkalım meraya tek meşe orta bayır,
Dere kenarlarında uzayıp gider çayır.

Kutucu ayazmada sıralanır tarlalar,
Altın gibi sararmış iri başak buğdaylar.

Şıldır ayazmasının demir gibidir suyu,
Yavaşların bahçede vardır dolaplım kuyu.

Nefesi der çıkalım Çavuş koruya doğru,
Asildir Türk’ün soyu yarab sen Türk'ü koru.

Metin BARBAROS(Nefesi )
Edirne/23.07.2020

30/01/2020

NECATİYE KÖYÜ

Bin sekiz yüz yetmişte Balkanlar kaynamakta,
Tüm Balkan milletleri sıkıntı yaşamakta.

Osmanlı Rus harbiyle yerinden oynar taşlar,
Balkan ülkelerinden anayurda göç başlar.

İdilevo köyünden gacallar çıkar yola
Havsa ya varılınca verirler orda mola.

Orman içinden varadır derin bir kuru dere,
Yeniden köy kurulur uygun görülen yere.

Ormanın içlerinde saklanırmış eşkıya,
Derebeylik kurmuşlar akıllarınca güya.

Öldürülür her biri derededir leşleri,
Köyü p*s koku kaplar mundar gider her biri.

Bu yüzdendir adına mundarca köyü denir,
Türk'e düşman olanlar her zaman olsun zelil.

Ulu önder Atatürk çıkar yurt gezisine ,
Yolculuk batıyadır istikamet Edirne.

Edirne ye giderken yolu buradan geçer,
Köylünün ikramıdır bir tas ayranı içer.

Köylüden sual eder bu köyün adı nedir?
Köylüler cevap verir Mundarca köyü denir.

Bu cevap karşısında üzüntü duyar gazi,
Der bu Mundarca ismi artık olmalı mazi.

Atanın emri ile bu isimden kurtulur,
Bundan sonraki adı Necatiye konulur.

Necatiye nin halkı Ataya duyar şükran.
Böyle anlamlı günde köyde olmalı bayram.

Ali Rıza Taşkın köyün ilk öğretmeni,
Bu dünya var oldukça köylü unutmaz seni.

İmam Mustafa hoca öğretmeni Yusuf Ak
Kan ile sulanarak vatan olmuştur toprak.

Raif, Arif kardeşler ikisi de kahveci,
Herkes sever onları köyün yaşlısı genci.

Yalçın Kayacıklarda vardı sürüyle keçi,
Korucu Tatar Salih meralarına bekçi.

Vanlı Süleymanların vardır koyun sürüsü,
Kasım Yıldız agam sa çobanların reisi.

Sonbahar aylarında ağaçlar döker yaprak
Düğün yemeklerini yapardı Hatice Ak.

Cevat Kan sığırtmaç tı Şükrü Şen se mandacı,
Nisan ayı girince çiçekler takar taç'ı

Samanları yığarak yapıyorlar mı lodo,
Dondurması ünlüdür marka olmuştur Nedo.

Sabri Kan dayı kâhya Sebile nine ebe .
Bir bakışta anlardı kim döl tutmuş kim gebe.

Halil,İbrahim Naya ikisi ünlü avcı,
Köyümden ayrı kalmak inan veriyor acı.

Cambaz Mehmet ağa köyde geçerdi sözü,
Kışın kar tutuyormu Çırpılı dere düzü.

Çocuklar yolun gözler elmacı Ethem dede.
Sepet sepet elmalar dağıtır idin bize.

Rahmetle anıyoruz muhtarım Yakup Arda,
Yardımına koşardı her kim kalırsa darda.

Necatiye köyünde ilme verilir değer,
İlime sırt dönersen sırtına biner eğer.

Hakim ,savcı,öğretmen birde subayımız var.
Eş dostla sohbet edip gönül yaraların sar.

Dırgazlı tepesinde hala çıkıyor mu gaz,
Genelde kurak geçer bizim buralarda yaz.

Karakaçan, Metrükler dolaşalım kırları,
Çayırlara salalım sıpaları tayları.

Bağlık,Ova hissesi bereketli toprağı,
Nisan ayı girince dal kuşanır yaprağı.

Çırpılı deresine salalım koyunları,
Saklambaç çelik çomak çocukluk oyunları.

Nefesiyim amacım geçmişi unutmamak,
Geçmişten geleceğe bir nebze ışık tutmak.

Metin Barbaros(Nefesi)
Keşan/29.01.2020

Address

Edirne

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Havsa ve Köylerine şiirler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share