Taş Okuryazarlığı

Taş Okuryazarlığı arkeoloji, sanat tarihî, kültür sanat, müze, resim sanatı

BURDUR'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde 2020 yılında yapılan kazı çalışmalarında Tanrı Asklepios'un (sağlı...
12/01/2021

BURDUR'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde 2020 yılında yapılan kazı çalışmalarında Tanrı Asklepios'un (sağlık tanrısı) heykelciği ve Tanrı Serapis'in (Mısır kökenli tanrı) büstü bulundu.

"Kendini Bil"  Pompeii' de bir villanın tabanında bulunan Antik Roma Mozaiği, üzerinde Antik Roma Aforizması "Kendini Bi...
12/01/2021

"Kendini Bil" Pompeii' de bir villanın tabanında bulunan Antik Roma Mozaiği, üzerinde Antik Roma Aforizması "Kendini Bil" yazıyor... Kaynak;

(BABilL) PİSAGOR (teoremi)  DENKLEMİNİ GÖSTEREN 4.000 YILLIK KİL TABLET ... Kaynak; Yale üniversitesi kil tablet arşivi,...
12/01/2021

(BABilL) PİSAGOR (teoremi) DENKLEMİNİ GÖSTEREN 4.000 YILLIK KİL TABLET ... Kaynak; Yale üniversitesi kil tablet arşivi,Babil koleksiyonu
Tarih; M.Ö. 1700, 1900
Eser no; Yec:7289
( Önceki gönderi devamı aynı kaynak )


3700 Yıllık Tablete Göre Trigonometriyi Yunanlar Değil Babilliler Buldu3700 yıllık kil bir tabletin yeniden incelenmesi,...
12/01/2021

3700 Yıllık Tablete Göre Trigonometriyi Yunanlar Değil Babilliler Buldu

3700 yıllık kil bir tabletin yeniden incelenmesi, Babilli matematikçilerin, Antik Yunanlardan 1000 yıl önce trigonometri tablosu oluşturduğunu ve aynı zamanda konuya bakmanın tamamen yeni bir yolunu bulduklarını ileri sürüyor. Bununla birlikte, Plimpton 322 (P322) olarak da bilinen kil tableti inceleyen diğer uzmanlar, yeni çalışmanın spekülatif olduğunu söylüyor.
Söz konusu tabletin, Yunan filozofu Pisagor’un kendi adını vermesinden çok önce, Babillilerin dik açılı üçgenler için Pisagor’un ünlü denklemini bildiğine dair kanıtlar içerdiği zaten biliniyordu. Uygarlığın beşiği olan Mezopotamya’daki Babil kenti, eski dünyanın Yedi Harikasından biri olduğu söylenen Asma Bahçeleri ile ünlü.

Çivi yazısıyla yazılmış dört sütun ve 15 sıra numaradan oluşan ünlü P322 tableti, 1900’lü yılların başında arkeolog, antika satıcısı ve diplomat Edgar Banks tarafından güney Irak’ta keşfedildi. Edgar Banks, aynı zamanda film karakteri Indiana Jones’un da ilham kaynağıydı.
Şimdi Columbia Üniversitesi’nde saklanan tablet, 1940’lı yıllarda, tarihçilerin çivi yazısında bir dik üçgenin kenarlarının uzunlukları arasındaki ilişkiyi açıklayan Pisagor teoremini yansıtan bir dizi sayı içerdiğini gördükleri zaman dikkat çekti. (Pisagor teoremi: Hipotenüsün karesi, diğer iki kenarın kareleri toplamına eşittir.) Fakat kil tableti yazan insanların, bunları neden yazdığı ve sayıları neden sıraladığı onlarca yıldır tartışılan bir konu.
Sidney’deki Güney Galler Üniversitesi’nden Matematikçi Daniel Mansfield, P322 tabletine rastladığında, Avustralya’daki lise matematik öğretmenleri için bir kurs geliştiriyordu. Tableti çalışmak için üniversiteden bir diğer matematikçi Norman Wildberger ile bir ekip oluşturdu.
Mansfield, “Bu tablet’e bakarak 2 yılımı harcadım ve bunun trigonometri olduğuna emindim, fakat nasıl?” diyor. Devamı yorumda ...
Kaynak; Sciencemag. 24 Ağustos 2017
Uluslararası Matematik Tarihi Komisyonu’nun resmi dergisi Historia Mathematica



Hattuşa' da yer alan Yeşil Taş... .. Antik kent içinde Büyük Tapınak bölgesinde yer alan koyu yeşil renkteki büyük kaya ...
12/01/2021

Hattuşa' da yer alan Yeşil Taş... .. Antik kent içinde Büyük Tapınak bölgesinde yer alan koyu yeşil renkteki büyük kaya parçası ise yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekiyor.

Şimdiye kadar nereden ve nasıl geldiği ya da getirildiği çözülemeyen ve halk arasında "Dilek Taşı" olarak nitelendirilen kaya parçası, renginin yanı sıra büyüklüğü ve parlak yüzeyi ile ilgi görüyor.

Bölgede kazı çalışmaları yüzyılı aşkın zamandır sürdürülmesine rağmen yeşil kayanın arkeolojik olarak "Bulunduğu yere nasıl geldiği, niçin kullanıldığı" gibi sorular henüz yanıt bulmadı.
Ziyaretçiler tarafından mutlaka ziyaret edilip incelenen taşın özel bir taş olmadığını vurgulayan Schachner, şöyle konuştu: "Bu taş aslında çok özel bir taş değil. Taşın cinsi serpentinit ya da nefrit (yeşim taşı). Bölgede bulunan bir taş. Yekpare şekilde korunmuş olması dikkat çekiyor. Antik kültürel anlamında özelliğini pek bilemiyoruz. Bu taş bulunduğu yerde kesinlikle kullanılmamış. Taşın sol tarafında yer alan Hitit dönemine ait kapı eşiği bize insanların yürüdükleri tabanın yüksekliğini gösteriyor. Bu taş bu eşiğin bir metre altında duruyor. Dolayısıyla Hitit döneminde burada kullanılmamış. Tapınak bölgesinde Hititlerden sonra her dönemde kullanım olmuş. Burası mezarlık, mesken olarak kullanılmış. Sürekli bir karıştırılma söz konusu. Bu nedenle taşın hangi döneme ait olduğunu kestirmek zor hatta imkansız."




Göbeklitepe'de 2. Kazı alanında yeni bulunan kabartmalı hayvan motifli taş eser (tahmini dik sütunun parcası)Eser Arazi ...
12/01/2021

Göbeklitepe'de 2. Kazı alanında yeni bulunan kabartmalı hayvan motifli taş eser (tahmini dik sütunun parcası)
Eser Arazi sahibinin torunu Tarık Bey'in daha önce medya da yer almayan bu haberi ve fotoğrafları ile paylaşması ile ortaya çıktı ...
Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum...

İSTANBUL' UN Fethi 29 Mayıs 1453Ortaçağ sona erdi, Yeni çağ başladı...               #1453
12/01/2021

İSTANBUL' UN Fethi 29 Mayıs 1453

Ortaçağ sona erdi, Yeni çağ başladı...
#1453

Dara Antik KentiMardin’in 30 km güneydoğusunda, Oğuz köyünde bulunan antik bir sınır yerleşimidir. Dara antik kenti, MS ...
12/01/2021

Dara Antik Kenti
Mardin’in 30 km güneydoğusunda, Oğuz köyünde bulunan antik bir sınır yerleşimidir. Dara antik kenti, MS 505-507 yıllarında Roma imparatoru Anastasius (491-518) tarafından imparatorluğun doğu sınırını Sâsânîlere karşı korumak için bir garnizon şehir olarak kurulmuştur. Anastasius’un döneminde kente metropolis statüsü verilmiş ve Mezopotamya bölgesi yönetim merkezi hâline getirilmiştir. İmparator Justinianus döneminde Dara’da, I. Anastasius tarafından yaptırılan kent surları onarılmış ve ilâveler yapılmış; sarnıçlar inşâ edilmiştir
Dara kenti, büyük su sistemlerine sâhiptir. Kent; surları, iç kale, burçlar ve hendek gibi savunma yapılarıyla iç içe geçmiş hâldedir. Uzun süren kuşatma dönemlerinde kente sığınan ordunun daha uzun süre direnebilmesinde bu su sistemlerinin varlığı etkili olmuştur. Dara antik kentinden günümüze ulaşan kalıntıların çoğu, erken Bizans dönemine âittir. Bununla birlikte kentte, Geç Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yapıları bir arada görülmektedir. Bu yapılar; agora, sütunlu cadde, büyük kilise, mozaikli yapı, baldaken planlı yapı, köprüler, sarnıçlar, setler, nekropol alan, kent surları ve kapıları ile İslâmî dönem kalıntıları olan türbeler, mezar taşları ve câmiden oluşmaktadır.

1300’lü yıllarda Dara’ya seyahat eden İbn Battuta, seyahatnâmesinde Dara için, “Eski ve büyük bir şehir. Manzarası güzel. Yukarılardan bakan bir kalesi var. Şimdi harap; içinde kimse yaşamıyor. Dışında mâmur bir köy vardı. Orada konakladık.’’ ifâdelerini kullanmıştır. İstahri ise Dara’nın dağın eteğinde kurulmuş küçük bir şehir olduğundan bahsederek şehrin ağaç ve bitkileri bol olan bir yer olduğunu ve içerisinde akan bir nehir olduğunu aktarmaktadır. Onun çağdaşı İbn Havkal, Dara’yı su kaynakları ve ekili arâzinin bol olduğu küçük bir kasaba olarak anlatmaktadır. Yine bölgeye seyahat eden önemli seyyahlardan Makdisi, Dara’yı küçük ama güzel bir şehir olarak betimler. Şehirdeki su kanalı sâyesinde suyun, kireç taşından yapılmış evlere kadar taşındığından bahsetmektedir.

Dara Antik Kenti Su SarnıcıSeyyahların Dara’yla ilgili tasvirleri, bölgedeki sarnıçların günümüzdeki görüntüsüyle büyük ...
12/01/2021

Dara Antik Kenti Su Sarnıcı

Seyyahların Dara’yla ilgili tasvirleri, bölgedeki sarnıçların günümüzdeki görüntüsüyle büyük ölçüde aynı olduğunu gösterir. Honatio Southgate, Müslüman yerleşiminin bulunduğu tepenin yanında bulunan 10 adet sarnıçtan her birinin yaklaşık 150 adım uzunluğunda, 75 adım derinliğinde ve 15 ya da 20 adım genişliğinde olduğunu belirtmektedir. Günümüzde bu on adet sarnıçtan üçü yok olmuştur. Geri kalan yedisi köylüler tarafından aktif bir şekilde kullanılmasa da târihe meydan okumaktadır. Bu sarnıçlar, anakayayı oyarak daha sonra üst taraflarını küçük taşlarla tamamlayarak yapılmıştır. Anakaya yukarıdan aşağı doğru oyularak inşâ edilmiş ve bu şekilde dağlarda oluşan sular israf olmadan bu sarnıca ulaşarak depolanmıştır.

Bazı târihçilere göre Dara, Mezopotamya’nın ilk barajının ve sulama kanallarının kurulduğu şehirdir. Su sarnıçları suyun akışını, oranını ya da bekletilmesini kontrol edebilen bir sistemden oluşuyordu. Dara antik kentinde, sur duvarlarının dışında kalan yerde VI. yüzyıla târihlenen ve halk arasında zindan olarak bilinen bir sarnıç daha tespit edildi. Üst örtüsü yıkılan sarnıcın içi 18 m toprak ile dolmuştur. Ahır olarak kullanılan sarnıcın içindeki toprak dolgusu kazı çalışmaları sonucu boşaltılarak tonozlu üst örtüsü hiçbir yeni taş kullanılmadan kendi orijinal taşları bulunmak sûretiyle restore edilmiştir.

Çatalhöyük'ten yine ilk ler  M.Ö 1750 yılına ait Meyve Sıkacağı ve Tuzluk Asur Ticaret kolonileri dönemi zamanındanKayna...
12/01/2021

Çatalhöyük'ten yine ilk ler M.Ö 1750 yılına ait Meyve Sıkacağı ve Tuzluk
Asur Ticaret kolonileri dönemi zamanından
Kaynak;

📌MISIR' da antik yapılar ne nerede?
12/01/2021

📌MISIR' da antik yapılar ne nerede?

📌Antik Mısır da hiyerarşik düzen... .
12/01/2021

📌Antik Mısır da hiyerarşik düzen... .

Address

Bogazkale

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Taş Okuryazarlığı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category