06/10/2026
ARTVİN DESTANI
(Temindar Erim'in sayfasından alıntı!) "Şair Behçet Kemal Çağlar, 30'lu yılların sonunda, Ardahan-Yalnızçam üzerinden Ardanuç'a geçerek, yakın dostu Ardanuç'lu Aşık Efkâri' yi ziyaret etmek ister. Ünlü şair, Sahara tarafında Şavşat ilçesinin yeşil yamaçlarını ve Ardahan-Yalnızçam ormanlarını, yaylalarını, güzelliklerini görünce, efkâlanır ve "Artvin'in Destanı" şiirini kaleme alır...
ARTVİN’İN DESTANI
Yol ver de yolumdan çekil Ardahan,
Aşık vara yoğa, kıyıp geliyor.
Ömer Kerem olmuş, Çoruh Aslıhan,
Burdan geçer diye, duyup geliyor...
Söz geçirmiş topraklara taşlara,
Dönmüş kanat açıp uçan kuşlara,
Gökyüzünden bakıp Ardanuç’lara,
Döne döne, yola uyup geliyor...
Tufanı mı? Nuhu mu?, kimi var?
Her dumanlı dağda, bir hoş gemi var,
Hangi ilin böyle Yalnızçamı var?
Karanlık, meşeyi oyup geliyor...
Burda imiş arazinin azlığı,
Toprak fethini gör, takta gözlüğü,
Bir karışta bulsa dağda düzlüğü,
Artvin'li, tarlalar sayıp geliyor...
Dokuzyüzotuz beş, bir temmuz günü,
Gelmiş meyvesinden, yemiş İnönü,
"Türkiye güzeli" demiş, İnönü,
Herkes de bu adı, koyup geliyor...
Kokla gönül, şu Artvin’in gülünden,
Şavşat’tan,Borçka’dan,Yusufeli’nden,
Git Hopa’da anla, deniz dilinden,
Bak Çoruh namını, yayıp geliyor...
Karanlık meşede, yalnız çam gören,
Tahta kiremitten örtük dam gören,
Kirazı tepede demin ham gören,
Derede şeftali soyup geliyor...
Altta Çoruh suyu, deli-horonda,
Artvin'dir denilen yeşil balkonda,
Göğe komşu olan alın en sonda,
Rabbin dudağına değip geliyor...
Kirazmış, elmaymış, narmış, erikmiş,
Üstüste üstüste köşkler birikmiş,
Gökte iken temelleri çürükmüş,
Cennet yere doğru kayıp geliyor...