19/01/2026
Kırmızı Kalem bir günde kurulmadı.
Bir kararla değil;
birbirine güvenen insanların
adım adım bir araya gelmesiyle var oldu.
İlk günden bu yana
bu kapıdan giren herkes
kendi hikâyesini de beraberinde getirdi.
Bir çocuk hayalini,
bir veli güvenini,
bir eğitmen emeğini…
Kırmızı Kalem’de zamanla şunu öğrendik:
Yaşın, unvanın, statünün
insanı tanımlamadığını.
Burada önemli olan,
kendin olabildiğin anlar…
Sessizce mutlu olabildiğin
o küçük anlar.
Bazen bir çocuğun
sahneye attığı ilk adımda,
bazen gün sonunda
yorgun ama huzurlu bir gülümsemede
aynı duyguda buluştuk.
Biz burada sadece sanat yapmadık.
Birlikte bekledik,
birlikte cesaret ettik,
birlikte büyüdük.
Kırmızı Kalem;
aidiyetin yüksek sesle değil,
kalpten hissedildiği bir yer oldu.
Sıcaklığın ve samimiyetin
her gün yeniden kurulduğu bir alan…
Bu yolculukta bizimle olan
velilerimize,
ekip arkadaşlarımıza,
öğrencilerimize…
Aynı aileye ait olmanın
huzurunu yaşattığınız için
teşekkür ederiz.
İnanıyoruz ve biliyoruz ki
Kırmızı Kalem’i Kırmızı Kalem yapan
duvarları değil,
o duvarların içinde kurulan bağlar.
Her gün yeniden
selamlaştığımız,
ismini bildiğimiz,
göz göze gelince gülümsediğimiz
bir kalabalık…
Burada herkesin yeri var.
Sadece öğrenmek isteyenin değil;
ait olmak isteyenin de,
mutlu olmak için
kendine alan arayanın da…
Kırmızı Kalem’de kalmak,
bir alışkanlık değil;
bir bağ kurma hâli.
Zamanla güçlenen,
paylaşıldıkça derinleşen bir bağ…
Burası gelip geçenlerin değil,
birlikte yol yürüyenlerin yeri.
Aynı güveni,
aynı mutluluğu,
aynı sıcaklığı
uzun yıllar boyunca
kalpten paylaşmaya niyetliyiz.
Derin bir mutluluğu yaşıyoruz.
İyi ki varsınız.
İyi ki Kırmızı Kalem ailesindesiniz. ❤️✏️