16/06/2018
Sabah senin şarkın “alo” ile uyanıyorum. zar zar bağrınıyor. Sevdiğin şarkıdan bile ne kadar nefret ettiğini bilmeden aynı boktan güne uyanıyorsun sana itiraf etmeliyim.. Kendime ne kadar hatırlatmaya çalışsamda insanlıktan çıktım. Psikolojim yerlerde, zihnim küçük hesaplar peşinde ve egom ile yozlaşı oynuyorlar. Ne kadar zavallı olduğumu, her sabah senin gibi onlarcasını düşünerek görmezden geliyorum.
Ben etrafı denizle çevrili bir açık hava hapishanesinin modern çağ tutuklusuyum. Muhafazakarlaşmaya, hissizleşmeye ve insanlıktan çıkmaya mahkumum.
Bu sabah bi degisiklik yapıp! trans yağlı poğaça yerine simit gömüyorum kahvaltıda.
Bugün de gün doğdu diyip, umudun kötülüklerin anası olduğunu ispatlıyor ve kendimden kaçıyorum bir kez daha.
Özgürlük mü? O da ne? Buna da şükür alimallah. Hem Afrika'da insanlar aç bilaçken ben nasıl olur da isyan ederim?
Beyaz adam; adaleti temsil etsin diye yarattığı bakire heykele tecavüz edenler gözükmesin diye bir bantla gözünü kapattı, adını adalet koydu. Özgürlük adına arizona kayalıklarından daha yüksek heykel yaptırdı tam denizin ortasına. kimse erişemediği için özgürlük oldu adı. tutsak bir yerlinin adil olmayan bu eleştirilerinin aklımda kalan bir kısmıydı bu sadece.
Bizler dostların kardeşlerin paydaşların sendeşlerin olarak 19 Haziranda sabah 09.30’da olduğun yere Kartal Adliyesine geliyoruz. Seni alıp, Kadıköy sokağında biramızı yudumlayıp kahkahalarla birbirimize olan biteni anlatacağız. göz göze geldiğimizde o karşılıklı güveni hissetmeyi özledik. Seni çok özledik ve buluşmaya çok az kaldı
VooDoo Müzik / Ankara