Resmiyetteki adının Dönüşüm Atölye olduğu, bir nevi butik tiyatro, bir nevi tiyatro kursu, bir nevi hobi bir nevi de kişisel gelişim amaçlı oyunların oynandığı bir atölye ya da evimiz. Sahnemiz var, seyircimiz var, dekorumuz var, hepsi biziz ve aynı zamanda oynuyoruz ama öncelikli amacımız oyuncu yetiştirmek değil. Yaptığımız çalışmalara "dönüşüm egzersizleri" diyoruz. Sadece tiyatro temelinde ken
dimizi geliştiriyoruz. Bu yüzden bir tür kişisel gelişim de diyebiliriz. Dönüşüm egzersizlerinin dikkati arttırdığını, hafızayı güçlendirdiğini ve anda kalmayı öğrenerek daha uyumlu ve etkili davranışlar geliştirmeye yardımcı olduğunu, eğitimlere katılanların topluluk karşısında daha rahat davrandıklarını; saçmalamaktan veya yargılanmaktan korkmadan hızlı ve akıcı konuşabildiklerini görüyoruz. Karşı cinsle ilişkilerde daha rahat daha spontan davranmayı, kadın gibi veya erkek gibi davranmayı da öğreniyor ve ilişkilerimizi rahatlatıyoruz, çünkü ilişkilerdeki rolleri doğru ve yerinde oynamaya başlıyoruz. Bakış açısı bükülmeleri, olayları farklı pencerelerden görüp değerlendirme, yeni ve yapıcı çözümler bulma konusunda problem çözme becerilerimiz de gelişiyor. Bazı yaşam olaylarını kendin olarak değil de başka birisinin rolüne girerek yaşamak daha kolaydır. Böylece bu deneyimlerden istediklerimizi kendi gerçek yaşamlarımıza aktarabiliyoruz. Gülmek iyileştiricidir ve biz bu egzersizleri yaparken kahkahalarla gülüyoruz. Bu bir rahatlama sağlıyor. Gülmek, sağlıklı insanların iyilik halini koruduğu gibi psikolojik sorunları olan veya bedensel rahatsızlıkları olan insanlar üzerinde de iyileştirici güce sahip olduğu için depresyon, sosyal fobi, yaygın kaygı bozukluğu gibi sorunlar yaşayan bireylerin medikal tedavilerine ek olarak bizim çalışmalarımıza katılmaları iyileşme sürecini hızlandırabilir. Kendi içimizdeki benin matruşkalarıyla eğlenirken aslında hem herkes gibi olduğumuzu fark ediyor bir yandan da bu dünyada bir tane olduğumuzdan emin oluyoruz, farkındalığın getirdiği tatminle besleniyoruz. Bu da bir çeşit katarsis.. Tiyatro disiplinin insana verdiği birlikte çalışma becerisini kazanıp bir gruba ait olma, bir grup içinde kendini var etme duygularını tadıyoruz. Böylece küçük oyunlarla hayat deneyimleri kazanıyoruz, özgüvenimiz yükseliyor ve yaşam sevincimiz artıyor. Kişisel gelişime bu kadar sağladığı yararların yanında belki de ötesinde bir şey daha var ki o da sahnede olmanın dayanılmaz çekiciliği. Altı aylık bir eğitimin sonunda gönüllü olanlarımızla 3 aylık bir çalışma sonucunda bir oyun sahneliyoruz. Bu oyun Dönüşüm Atölye tarafından kişiye özel rol yazılan butik bir oyun oluyor. Amatör oyuncular olarak sahne deneyimi yaşıyoruz ve bundan da müthiş bir keyif alıyoruz. 2013’te “Bir Odişın Hikayesi ya da İçinden Türkan Geçen Oyun” 2014’te ise “In The EV”i sahneledik.