Melda Kamhi Kosif

Melda Kamhi Kosif Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Melda Kamhi Kosif, Visual Arts, 40 Dover Street, London.

Kanatlarımı açtım…Gökyüzüne değil yalnızca,hayatın getireceği yeniliklere,içimde filizlenen yeni başlangıçlara…Uçmaya ha...
14/08/2026

Kanatlarımı açtım…
Gökyüzüne değil yalnızca,
hayatın getireceği yeniliklere,
içimde filizlenen yeni başlangıçlara…
Uçmaya hazırlanıyorum. 🪶

Hayat bazen bize kanatlarımızı açıp rüzgâra karışmayı, yeniliklere ve değişime doğru yol almayı söyler.Tıpkı leylek gibi...
14/08/2026

Hayat bazen bize kanatlarımızı açıp rüzgâra karışmayı, yeniliklere ve değişime doğru yol almayı söyler.
Tıpkı leylek gibi…
Yuvasını yükseklere kurar, özenle korur; ama zamanı geldiğinde kanatlarını açar ve bilinmeyen diyarlara doğru yola çıkar.
Belki de insanın yolculuğu da böyledir.
Bazen gittiğimiz yer yeni bir şehir ya da uzak bir diyar değil, kendi ruhumuzun daha önce hiç uğramadığımız bir köşesidir.
Değişim biraz da içimizde başlayan bir göçtür;
eskiden uzaklaşıp yeniye, belki de gerçek kendimize doğru yapılan bir yolculuk…
Köklerini unutmadan kanat açabilmek.
Gitmek, dönüşmek ve yeniden başlayabilmek…
Belki de özgürlük tam olarak budur. 🪽

Bugün gökyüzünde Güneş tutuluyor; Perseidlerin ışıkları karanlığın içinden geçiyor. Harika bir görsel şölen olacağına em...
12/08/2026

Bugün gökyüzünde Güneş tutuluyor; Perseidlerin ışıkları karanlığın içinden geçiyor. Harika bir görsel şölen olacağına eminim. Ama belki de bu gökyüzü şöleni, bize çok eski bir hikâyeyi yeniden hatırlatıyor. 🌑✨
Mitolojilerde tutulma, Güneş’in bir süreliğine karanlık tarafından yutulmasıydı. Hikâyeler ve kahramanlar değişse de anlatılan döngü hep aynıydı: ışık, karanlık, dönüşüm ve yeniden ışık.
Tıpkı Yin ve Yang gibi… Her aydınlığın içinde bir gölge, her karanlığın içinde ise ışığın tohumu saklı.
Kahramanın Yolculuğu’nda da dönüşüm, kahramanın bilinmeyene adım atmasıyla başlar. Belki insanın kendi ruhsal yolculuğu da böyledir; ışığımıza ulaşabilmek için bazen önce kendi derinliklerimize inmeli, sakladığımız gölgelerle yüzleşmeli ve onları kendimizden ayırmak yerine kendimizin bir parçası olarak kabul etmeliyiz.
Nilüfer çamurdan kaçarak çiçek açmaz. Kökleri karanlıkta kalırken ışığa doğru yükselir ve suyun üzerinde yapraklarını açar. Belki biz de karanlığımızı yok ederek değil, onu tanıyıp dönüştürerek ışığımıza yaklaşırız.
Gökyüzünden hayatımızı değiştirmesini beklemek kolay. Oysa belki tutulmalar bir kehanetten çok bir hatırlatmadır.
Değişimi beklemek yerine harekete geçmek…
İçimize dönmek, kendi yolculuğumuza çıkmak ve kendi ışığımıza yer açmak için.
Bugün gökyüzü değişirken, biz kendi içimizde neyi değiştirmeye cesaret ediyoruz? 🌑☀️

“Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? Neden sade...
29/07/2026

“Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? Neden sadece “baş üstü atlamak” değil? Kim ilk kez bir balığın suya dalışını izledi de insanın o hareketini ona benzetti? Kim söyledi ilk defa “balık gibi atladı” ve o cümle nasıl oldu da yüzyılları aşıp dilimize yerleşti? Belki de bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü dil çoğu zaman tek bir kişinin eseri değildir. Bir çocuğun ağzından çıkan bir benzetme, bir balıkçının söylediği bir söz ya da deniz kıyısında yaşayan insanların ortak gözlemi… Zamanla dile yerleşir; kimsenin imzalamadığı görünmez bir anlaşma gibi. İlginç olan şu ki birçok dil bu hareketi teknik olarak anlatır. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca’da anlam aynıdır: “Baş önde suya dalmak.” Türkçe ise hareketi tarif etmez; bir benzetme kurar. Belki de bu yüzden “balıklama atlamak” yalnızca suya giriş biçimini değil, hayatı da anlatır. Bugün balıklama atlamanın bile kuralları var. Kolların duruşu, başın açısı, vücudun hizası, suya giriş şekli… Hepsi öğretiliyor. Ama ilk balıklama atlayanın kuralları yoktu. Önce biri cesaret etti, sonra başkaları onu izledi. Teknikler doğdu, kurallar yazıldı. Hayat da biraz böyle değil mi? Önce yaşayanlar var, sonra onları açıklamaya çalışanlar. Önce sanat var, sonra sanat tarihi. Önce aşk var, sonra ilişkilerin kuralları. Önce hayat var, sonra kitaplar. Çünkü hiçbir kural ilk cesaretten önce var olamaz. Belki de biz de hayatın içine böyle atlıyoruz. Bir aşka, yeni bir işe, bir şehre, bir hayale… Derinliğini ölçmeden, suyun soğukluğunu bilmeden, bazen yüzmeyi bile tam öğrenmeden… Sonra suyun içinde öğreniyoruz. Belki de insan, hayatı önce balıklama yaşar; yüzmeyi ise ancak suyun içinde öğrenir. Çünkü bazı gerçekler kıyıda anlatılır, ama yalnızca suyun içinde anlaşılır. Kim bilir… Belki de bugün bize çok doğal gelen her kural, bir zamanlar korkusuzca atlayan birinin cesaretinden doğdu. Ve belki de hayat bize usulca şunu fısıldıyor: Kurallar sonradan yazılır. İnsan ise önce atlar. Sonra öğrenir. Sonra yaşar. Ve bazen o tek cesur adımın adı yalnızca balıklama atlamak olur.

Balıklama “Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? ...
29/07/2026

Balıklama “Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? Neden sadece “baş üstü atlamak” değil? Kim ilk kez bir balığın suya dalışını izledi de insanın o hareketini ona benzetti? Kim söyledi ilk defa “balık gibi atladı” ve o cümle nasıl oldu da yüzyılları aşıp dilimize yerleşti? Belki de bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü dil çoğu zaman tek bir kişinin eseri değildir. Bir çocuğun ağzından çıkan bir benzetme, bir balıkçının söylediği bir söz ya da deniz kıyısında yaşayan insanların ortak gözlemi… Zamanla dile yerleşir; kimsenin imzalamadığı görünmez bir anlaşma gibi. İlginç olan şu ki birçok dil bu hareketi teknik olarak anlatır. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca’da anlam aynıdır: “Baş önde suya dalmak.” Türkçe ise hareketi tarif etmez; bir benzetme kurar. Belki de bu yüzden “balıklama atlamak” yalnızca suya giriş biçimini değil, hayatı da anlatır. Bugün balıklama atlamanın bile kuralları var. Kolların duruşu, başın açısı, vücudun hizası, suya giriş şekli… Hepsi öğretiliyor. Ama ilk balıklama atlayanın kuralları yoktu. Önce biri cesaret etti, sonra başkaları onu izledi. Teknikler doğdu, kurallar yazıldı. Hayat da biraz böyle değil mi? Önce yaşayanlar var, sonra onları açıklamaya çalışanlar. Önce sanat var, sonra sanat tarihi. Önce aşk var, sonra ilişkilerin kuralları. Önce hayat var, sonra kitaplar. Çünkü hiçbir kural ilk cesaretten önce var olamaz. Belki de biz de hayatın içine böyle atlıyoruz. Bir aşka, yeni bir işe, bir şehre, bir hayale… Derinliğini ölçmeden, suyun soğukluğunu bilmeden, bazen yüzmeyi bile tam öğrenmeden… Sonra suyun içinde öğreniyoruz. Belki de insan, hayatı önce balıklama yaşar; yüzmeyi ise ancak suyun içinde öğrenir. Çünkü bazı gerçekler kıyıda anlatılır, ama yalnızca suyun içinde anlaşılır. Kim bilir… Belki de bugün bize çok doğal gelen her kural, bir zamanlar korkusuzca atlayan birinin cesaretinden doğdu. Ve belki de hayat bize usulca şunu fısıldıyor: Kurallar sonradan yazılır. İnsan ise önce atlar. Sonra öğrenir. Sonra yaşar. Ve bazen o tek cesur adımın adı yalnızca balıklama atlamak olur.

Bir gece biter, ama bazı geceler ömür boyu bizimle kalır. Dün gece onlardan biriydi. Seninle gurur duyuyorum Melinam. 🤍🎓
01/07/2026

Bir gece biter, ama bazı geceler ömür boyu bizimle kalır. Dün gece onlardan biriydi. Seninle gurur duyuyorum Melinam. 🤍🎓

Bir kitabı yazmak çoğu zaman yalnız çıkılan bir yolculuk gibi görünür… Ama bugün bir kez daha anladım ki hiçbir yolculuk...
27/06/2026

Bir kitabı yazmak çoğu zaman yalnız çıkılan bir yolculuk gibi görünür… Ama bugün bir kez daha anladım ki hiçbir yolculuk aslında tek başına yürünmüyor.
İmza günümde yanımda olan, gelemese de güzel dilekleri, mesajları ve kalpten desteğiyle bana eşlik eden herkese gönülden teşekkür ederim.
Her bir gülümseme, her sohbet, her imza ve her sarılma bu günü benim için unutulmaz kıldı. Birlikte paylaştığımız bu an, Ruhun Fısıltısı’nın en kıymetli sayfalarından biri olarak kalbimde yaşayacak.
Kalpten teşekkür ederim. 🤍📚✨

Binlerce okul sabahı,yüzlerce erken çıkış izin kâğıdı, doktor raporları, sınavlar, projeler,veli toplantıları…Ve sayısın...
25/06/2026

Binlerce okul sabahı,
yüzlerce erken çıkış izin kâğıdı, doktor raporları, sınavlar, projeler,veli toplantıları…
Ve sayısını hatırlayamadığım kadar çok:
“Anne, bugün erken çıkabilir miyim?”
Sabah yataktan kalkma pazarlıkları, “Beş dakika daha…“lar, evden çıkıp geri dönüp alınan iPad’ler,son dakikada hatırlanan okul işleri…
Derken bir gün dönüp bakıyorsun…
Elinden tutup okul kapısına bıraktığın o küçük kız, mezuniyet kepini takmış karşında duruyor. 🎓
Yıllar su gibi geçmiş. O küçük kız büyümüş, kendi yolunu çizen genç bir kadın olmuş.
Seninle her zaman gurur duydum. Bugün ise kalbim tarif etmesi zor bir gururla dolu.
Tebrikler Melinammm❤️✨

Kalemin duvarları arasına öyle çok kişiyi sokmam. Surlarım yüksektir, duvarlarım olabildiğine sağlamdır. Mesafeden bakın...
12/06/2026

Kalemin duvarları arasına öyle çok kişiyi sokmam. Surlarım yüksektir, duvarlarım olabildiğine sağlamdır. Mesafeden bakınca taşın soğukluğu yansır çoğu kişiye. Ama olur da birini bahçeme davet edersem; binbir çeşit çiçeğim, vızıldayan arılarım, rengârenk kelebeklerim süsler doğamı.

Rengârenk vitraylarım, klasik kolonlarım, ruhu okşayan koridorlarım ile misafir ederim. Kalbimle, ruhumla ve aklımla bağ kurabilen değerli ruhlarla anımı, zamanımı ve hayatımı paylaşmayı severim. Dostluk benim için aynı masada oturabilmekten çok daha fazlasıdır; bazen tek bir bakışta anlaşabilmek, bazen en sessiz anlarda bile yanında olduğunu hissedebilmektir.

Kahkahalarla, neşeyle ve uzun sohbetlerle süslenen masalarda biriktiririm en kıymetli anılarımı. Çünkü hayatın gerçek zenginliği, kalenin kapılarından içeri girmeyi başaran o az ama değerli ruhlarla paylaşılan dostluklarda saklıdır. Nicelikte değil, samimiyette büyür bazı bağlar; yıllara meydan okuyan, insanın ruhuna yuva olan dostluklar gibi. Ben de hayatımı, böyle dostluklarla güzelleştirmeyi severim. 💛

Address

40 Dover Street
London
W1S 4NP

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Melda Kamhi Kosif posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category