Melda Kamhi Kosif

Directions

Melda Kamhi Kosif Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Melda Kamhi Kosif, Visual Arts, 40 Dover Street, London.

Üç yaşında elinden tutup yuvaya götürdüğüm, kapısında saatlerce beklediğim o minik kız… Bugün kendi ayakları üzerinde du...
30/09/2026

Üç yaşında elinden tutup yuvaya götürdüğüm, kapısında saatlerce beklediğim o minik kız… Bugün kendi ayakları üzerinde duran, hayallerinin peşinden cesaretle giden, başarılı bir genç kadın oldu.
Seni izlerken hem zamanın nasıl bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyor hem de seninle tarifsiz bir gurur duyuyorum.
Şimdi önünde yepyeni bir okul, yepyeni bir şehir ve yepyeni bir hayat var. Yeni başlangıcın sana güzel insanlar, unutulmaz anılar, başarılar ve çokça mutluluk getirsin.
Yolun hep açık, kalbin hep ışık dolu olsun Melinoşkam. Seninle gurur duyuyorum. ❤️

♥️🧿
12/09/2026

♥️🧿

1993’ten beri… Hayatın en güzel günlerinde de, en zor zamanlarında da yan yana. Birlikte büyüdük, değiştik, düştük, kalk...
06/09/2026

1993’ten beri… Hayatın en güzel günlerinde de, en zor zamanlarında da yan yana. Birlikte büyüdük, değiştik, düştük, kalktık; nice ilkleri, kahkahaları, gözyaşlarını, başlangıçları ve vedaları birlikte yaşadık. Acısıyla tatlısıyla yıllar içinde sadece anılar değil, koca bir hayat biriktirdik.
Bazı dostluklar sadece yıllarla ölçülmüyor… Birbirinin hayatına ne kadar tanıklık ettiğinle, susarken bile ne demek istediğini bilmekle, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin aynı yakınlığı koruyabilmekle ölçülüyor.
33 yıl sonra hâlâ yan yana, hâlâ biz. 🤍
1993’ten beri hayatın her haline birlikte şahitlik ederek…

Kanatlarımı açtım…Gökyüzüne değil yalnızca,hayatın getireceği yeniliklere,içimde filizlenen yeni başlangıçlara…Uçmaya ha...
14/08/2026

Kanatlarımı açtım…
Gökyüzüne değil yalnızca,
hayatın getireceği yeniliklere,
içimde filizlenen yeni başlangıçlara…
Uçmaya hazırlanıyorum. 🪶

Hayat bazen bize kanatlarımızı açıp rüzgâra karışmayı, yeniliklere ve değişime doğru yol almayı söyler.Tıpkı leylek gibi...
14/08/2026

Hayat bazen bize kanatlarımızı açıp rüzgâra karışmayı, yeniliklere ve değişime doğru yol almayı söyler.
Tıpkı leylek gibi…
Yuvasını yükseklere kurar, özenle korur; ama zamanı geldiğinde kanatlarını açar ve bilinmeyen diyarlara doğru yola çıkar.
Belki de insanın yolculuğu da böyledir.
Bazen gittiğimiz yer yeni bir şehir ya da uzak bir diyar değil, kendi ruhumuzun daha önce hiç uğramadığımız bir köşesidir.
Değişim biraz da içimizde başlayan bir göçtür;
eskiden uzaklaşıp yeniye, belki de gerçek kendimize doğru yapılan bir yolculuk…
Köklerini unutmadan kanat açabilmek.
Gitmek, dönüşmek ve yeniden başlayabilmek…
Belki de özgürlük tam olarak budur. 🪽

Bugün gökyüzünde Güneş tutuluyor; Perseidlerin ışıkları karanlığın içinden geçiyor. Harika bir görsel şölen olacağına em...
12/08/2026

Bugün gökyüzünde Güneş tutuluyor; Perseidlerin ışıkları karanlığın içinden geçiyor. Harika bir görsel şölen olacağına eminim. Ama belki de bu gökyüzü şöleni, bize çok eski bir hikâyeyi yeniden hatırlatıyor. 🌑✨
Mitolojilerde tutulma, Güneş’in bir süreliğine karanlık tarafından yutulmasıydı. Hikâyeler ve kahramanlar değişse de anlatılan döngü hep aynıydı: ışık, karanlık, dönüşüm ve yeniden ışık.
Tıpkı Yin ve Yang gibi… Her aydınlığın içinde bir gölge, her karanlığın içinde ise ışığın tohumu saklı.
Kahramanın Yolculuğu’nda da dönüşüm, kahramanın bilinmeyene adım atmasıyla başlar. Belki insanın kendi ruhsal yolculuğu da böyledir; ışığımıza ulaşabilmek için bazen önce kendi derinliklerimize inmeli, sakladığımız gölgelerle yüzleşmeli ve onları kendimizden ayırmak yerine kendimizin bir parçası olarak kabul etmeliyiz.
Nilüfer çamurdan kaçarak çiçek açmaz. Kökleri karanlıkta kalırken ışığa doğru yükselir ve suyun üzerinde yapraklarını açar. Belki biz de karanlığımızı yok ederek değil, onu tanıyıp dönüştürerek ışığımıza yaklaşırız.
Gökyüzünden hayatımızı değiştirmesini beklemek kolay. Oysa belki tutulmalar bir kehanetten çok bir hatırlatmadır.
Değişimi beklemek yerine harekete geçmek…
İçimize dönmek, kendi yolculuğumuza çıkmak ve kendi ışığımıza yer açmak için.
Bugün gökyüzü değişirken, biz kendi içimizde neyi değiştirmeye cesaret ediyoruz? 🌑☀️

“Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? Neden sade...
29/07/2026

“Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? Neden sadece “baş üstü atlamak” değil? Kim ilk kez bir balığın suya dalışını izledi de insanın o hareketini ona benzetti? Kim söyledi ilk defa “balık gibi atladı” ve o cümle nasıl oldu da yüzyılları aşıp dilimize yerleşti? Belki de bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü dil çoğu zaman tek bir kişinin eseri değildir. Bir çocuğun ağzından çıkan bir benzetme, bir balıkçının söylediği bir söz ya da deniz kıyısında yaşayan insanların ortak gözlemi… Zamanla dile yerleşir; kimsenin imzalamadığı görünmez bir anlaşma gibi. İlginç olan şu ki birçok dil bu hareketi teknik olarak anlatır. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca’da anlam aynıdır: “Baş önde suya dalmak.” Türkçe ise hareketi tarif etmez; bir benzetme kurar. Belki de bu yüzden “balıklama atlamak” yalnızca suya giriş biçimini değil, hayatı da anlatır. Bugün balıklama atlamanın bile kuralları var. Kolların duruşu, başın açısı, vücudun hizası, suya giriş şekli… Hepsi öğretiliyor. Ama ilk balıklama atlayanın kuralları yoktu. Önce biri cesaret etti, sonra başkaları onu izledi. Teknikler doğdu, kurallar yazıldı. Hayat da biraz böyle değil mi? Önce yaşayanlar var, sonra onları açıklamaya çalışanlar. Önce sanat var, sonra sanat tarihi. Önce aşk var, sonra ilişkilerin kuralları. Önce hayat var, sonra kitaplar. Çünkü hiçbir kural ilk cesaretten önce var olamaz. Belki de biz de hayatın içine böyle atlıyoruz. Bir aşka, yeni bir işe, bir şehre, bir hayale… Derinliğini ölçmeden, suyun soğukluğunu bilmeden, bazen yüzmeyi bile tam öğrenmeden… Sonra suyun içinde öğreniyoruz. Belki de insan, hayatı önce balıklama yaşar; yüzmeyi ise ancak suyun içinde öğrenir. Çünkü bazı gerçekler kıyıda anlatılır, ama yalnızca suyun içinde anlaşılır. Kim bilir… Belki de bugün bize çok doğal gelen her kural, bir zamanlar korkusuzca atlayan birinin cesaretinden doğdu. Ve belki de hayat bize usulca şunu fısıldıyor: Kurallar sonradan yazılır. İnsan ise önce atlar. Sonra öğrenir. Sonra yaşar. Ve bazen o tek cesur adımın adı yalnızca balıklama atlamak olur.

Balıklama “Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? ...
29/07/2026

Balıklama “Balıklama atlamak…” Ne kadar tuhaf, ne kadar şiirsel bir ifade. Hiç düşündünüz mü neden “balıklama” diyoruz? Neden sadece “baş üstü atlamak” değil? Kim ilk kez bir balığın suya dalışını izledi de insanın o hareketini ona benzetti? Kim söyledi ilk defa “balık gibi atladı” ve o cümle nasıl oldu da yüzyılları aşıp dilimize yerleşti? Belki de bunun cevabını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü dil çoğu zaman tek bir kişinin eseri değildir. Bir çocuğun ağzından çıkan bir benzetme, bir balıkçının söylediği bir söz ya da deniz kıyısında yaşayan insanların ortak gözlemi… Zamanla dile yerleşir; kimsenin imzalamadığı görünmez bir anlaşma gibi. İlginç olan şu ki birçok dil bu hareketi teknik olarak anlatır. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca’da anlam aynıdır: “Baş önde suya dalmak.” Türkçe ise hareketi tarif etmez; bir benzetme kurar. Belki de bu yüzden “balıklama atlamak” yalnızca suya giriş biçimini değil, hayatı da anlatır. Bugün balıklama atlamanın bile kuralları var. Kolların duruşu, başın açısı, vücudun hizası, suya giriş şekli… Hepsi öğretiliyor. Ama ilk balıklama atlayanın kuralları yoktu. Önce biri cesaret etti, sonra başkaları onu izledi. Teknikler doğdu, kurallar yazıldı. Hayat da biraz böyle değil mi? Önce yaşayanlar var, sonra onları açıklamaya çalışanlar. Önce sanat var, sonra sanat tarihi. Önce aşk var, sonra ilişkilerin kuralları. Önce hayat var, sonra kitaplar. Çünkü hiçbir kural ilk cesaretten önce var olamaz. Belki de biz de hayatın içine böyle atlıyoruz. Bir aşka, yeni bir işe, bir şehre, bir hayale… Derinliğini ölçmeden, suyun soğukluğunu bilmeden, bazen yüzmeyi bile tam öğrenmeden… Sonra suyun içinde öğreniyoruz. Belki de insan, hayatı önce balıklama yaşar; yüzmeyi ise ancak suyun içinde öğrenir. Çünkü bazı gerçekler kıyıda anlatılır, ama yalnızca suyun içinde anlaşılır. Kim bilir… Belki de bugün bize çok doğal gelen her kural, bir zamanlar korkusuzca atlayan birinin cesaretinden doğdu. Ve belki de hayat bize usulca şunu fısıldıyor: Kurallar sonradan yazılır. İnsan ise önce atlar. Sonra öğrenir. Sonra yaşar. Ve bazen o tek cesur adımın adı yalnızca balıklama atlamak olur.

Bir gece biter, ama bazı geceler ömür boyu bizimle kalır. Dün gece onlardan biriydi. Seninle gurur duyuyorum Melinam. 🤍🎓
01/07/2026

Bir gece biter, ama bazı geceler ömür boyu bizimle kalır. Dün gece onlardan biriydi. Seninle gurur duyuyorum Melinam. 🤍🎓

Bir kitabı yazmak çoğu zaman yalnız çıkılan bir yolculuk gibi görünür… Ama bugün bir kez daha anladım ki hiçbir yolculuk...
27/06/2026

Bir kitabı yazmak çoğu zaman yalnız çıkılan bir yolculuk gibi görünür… Ama bugün bir kez daha anladım ki hiçbir yolculuk aslında tek başına yürünmüyor.
İmza günümde yanımda olan, gelemese de güzel dilekleri, mesajları ve kalpten desteğiyle bana eşlik eden herkese gönülden teşekkür ederim.
Her bir gülümseme, her sohbet, her imza ve her sarılma bu günü benim için unutulmaz kıldı. Birlikte paylaştığımız bu an, Ruhun Fısıltısı’nın en kıymetli sayfalarından biri olarak kalbimde yaşayacak.
Kalpten teşekkür ederim. 🤍📚✨

Address

40 Dover Street
London
W1S 4NP

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Melda Kamhi Kosif posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category