06/02/2026
SEHER
Ben bir Seher tutturmuşum…
Oh be ne güzel…
Yanan ben, keçinin boku ile gülle oynayan sen.
Kimi zaman Seher’li içkiler içiyorum,
sarhoş oluyorum zulamda,
Kimi zaman seher vakti kuruyorum kalbimi,
Yelkovanin yellenmesini bekliyorum
Ne alâ...
Kimi zaman da şafağa teslim ediyorum içimdekileri seher çöl topraĝi gibi eksiltsin diye,
Oh ne alâ.....
Ya Seher’e bir özlem var içimde,
ya da Seher’in kendisine…
Adını anınca gece uzuyor,
susunca şehir karabasan oluyor....
Yine uykusuzum…
Yine huzursuz…
Bir yanım unut:
bu ismi,
Bu cismi
Bu Allah'in belasi esintiyi
bir yanım teslim olmuş tazı...
Bazen Meltem’e bakıyorum
Seher’i unutabilmek için…
Ama Adana'nin yanan yerden gelen sıcagi ile nefes darliĝi ile kalp durmasina Saniye kaliyor.
Yoruldum…
Ayaklarıma su indi.
Bir Pamuk çuvalı gibi bıraktım kendimi duvar dibine.
Bu defa damarlarımda esiyor o seher.
Sabah olmuş… ben gece kalmışım.
Tut elimden,
kaldır beni.
— Seyfi Tomar