yelda karataş

yelda karataş sanata dair... şiir yapmaya açık... insan ve etik konusunda hassas...

26/07/2026
Tanzanya'da karatenli küçük çocuk, hayatında ilk kez beyaz adam görünce korkup ağlıyordu.Ben de korkuyorum, beyaz tenin ...
18/07/2026

Tanzanya'da karatenli küçük çocuk, hayatında ilk kez beyaz adam görünce korkup ağlıyordu.
Ben de korkuyorum, beyaz tenin taşıdığı o korkunç tarihten.
Afrikalı haklı!

Yelda Karataş

Srebrenitsa katliamının yıldönümü... Avrupa'nın ortasında... Gözlerine baka baka Avrupa uluslarının pek çok insanı katle...
11/07/2026

Srebrenitsa katliamının yıldönümü... Avrupa'nın ortasında... Gözlerine baka baka Avrupa uluslarının pek çok insanı katlettiler... kadınların ırzına geçtiler... Hepimiz seyrettik, hepimiz.... Tıpkı ... o tıpkıları hepimiz biliyoruz..

Annem, annem seni hala rüyamda görüyorumAblam, abim, her gece sizi...

BABASI DA DAHİLDİR ŞAİRİN YAŞAMINASİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yı...
21/06/2026

BABASI DA DAHİLDİR ŞAİRİN YAŞAMINA

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

Cemal Süreya
1953

‘Sizin hiç’ sorusuyla başlayan bir şiir, üstüne çok yazıp söylenmiş. Yorumların ve anlamlandırmaların çoğuna katılmıyorum.

‘Şairin yaşamı da hayatına dahil’ diyerek işaret parmağını sallayan ahlak düşkünü etik ve estetikten habersiz, çalma çırpma yorumlarla şahsına şöhret yapma dertlisi sanat sevici amca ve teyzelerimiz, kendi ormanlarına bakmadan Cemal’in şiirlerinde olmayan kıllar aramaktadır. Olan şey ise kıl tüy değil, hüzündür.

Şairin yaşamı da dahildir kuşkusuz varoluşuna. Ama eğer ‘yaşam’ dediğimiz gerçekliği doğru okuyor ve yorumluyorsak, doğru sonuçlara varabiliriz bir şair hakkında. Hatta şiirlerini doğru anlamlandırma şansına sahip olabiliriz.

Ötekileştirmenin en güçlü iz sürücüleri şairlerdir.
Hele kendileri de bir ötekiyse.
Cemal bir ötekidir. Çünkü Kürt’tür. Çünkü yaşadığı topraklardan ailesi ile sürülmüş ve bambaşka bir kentte yaşamaya mahkûm edilmiştir.
Resmi tarih, kelimeleri ne kadar yumuşatırsa yumuşatsın o bir sürgündür. İçi hüzün dolu bir çocuktur.
İlk öteki olan kadın, cinsel tecavüze uğradığında utanç duyar. Kendini ve bedenini ve ruhunu aşağılanmış hisseder.
Bütün ötekiler de ötekileştirene duydukları öfke kadar, mağduriyetlerinin de utançlarını gönüllü yüklenirler. Çünkü hâkim ideoloji onlara böyle öğretmiştir. Onları ötekileştireni değil, kendilerini suçlayıp, utanç duymaları gerektiği üzerinden eğitir. Cemal, bu eğitimden nasibini almıştır. Başkaldırısı bu nedenle daha çocukken başlamıştır. Başkaldırının en güçlü dili şiirle kavuşması da ondandır.
Çocukluğunda başına gelenleri, az buçuk anlayan çocuk yürek teselliyi bulacağı ana göğsünden çok erken ayrılmıştır. Bu zorunlu göçün daha doğrusu bu sürgünlüğün bilincine henüz erememiş çocuk yürek, suçlu olmadığını ona söyleyecek bir annenin güven veren kokusundan, sesinden ve anadilinden kopuk yaşamaktadır. Annesi, o daha çok küçükken ölmüştür. Karanlık bir dönem o süreç: Otoriter bir baba ve annesiz çocukları. O dönemde ne yaşandı, çocuk Cemal’in başına neler geldi bilinemez.
Ama çok açık ki göz yaşlarını göstereceği kimsesi yoktur, özlemini paylaşacağı bir sıcak kucak yoktur. Çünkü baba şefkatsizdir. Sevgisini açıkça göstermemeyi babalık sayanlardan. Üstelik erkekler ağlamaz.

Asıl işkence budur işte: Bir babanın ezerek, çocuklarını erkek büyütmeye çalışan bir otoritenin öpmeyi bilmeyen şefkatsiz varlığı -önce öp sonra doğur beni dizesi anne özlemiyle birlikte babasının şefkatsizliğine duyduğu öfkenin de haykırışıdır-. Annesizliğin karanlığını şiirlerinde daha açık söylese de çocukluğu konusunda aslında alabildiğine kapalıdır Cemal. Sizin Hiç Babanız Öldü mü? şiirinde de bu kapalılığı koruyor. İlk bakışta babasını çok seven bir çocuğun üzüntüsünü dile getirişi gibi sanki dizeleri. .......

Yelda Karataş
.devamı 46xx.net

GÜNEŞ.Mayıs’ın gürültülü kapısıDenizlere karışan alnıma açılıyorİlk yağmur çiçeğinin dirimiAyağa kalkıyor büyük ülkesi s...
03/05/2026

GÜNEŞ.

Mayıs’ın gürültülü kapısı
Denizlere karışan alnıma açılıyor
İlk yağmur çiçeğinin dirimi
Ayağa kalkıyor büyük ülkesi sabrın

Döndüm yüzümü ışığa
Devrek, Karabük, Zonguldak
Mavi çelik ve uyuyan elmas
Kaderi baştan yazan eller
Su verirken güvercinlere
Bin kıvılcımla parlıyor
Dik alınlarında yaşam
Fındık yeşiline çay karasına vurgun ovalar
Ah! İnsan unutsa da
Denizler ve meydanlar sorar
Geçmişi var her taşın ve harfin
Emekle yazılı bu coğrafyada
Aslı ellerine kazılmış ilk çekirdeğin
Yeter ki doğru okunsun tarih

KALBİM
Ey ülkem!
Kaç Anadil ‘in vatanısın
Utanma konuş benimle

Hüznü anlatmaktan utanmıyor artık tenim
Bereketin ışığını ben ektim hayata
Altın sunaklar içinde
Sancılarım ve acılarımın sesi boğuk
Yalvaran gözlerimin yaşlı çığlıklarına
Bir Sin tanık bir de Şems

Göğüs kafesimde inleyen toprağın yankısı
Buğdayı besleyen o büyük ateşin sevinciyim ben
Çünkü doğurgandır aşkın sözü
Ve
Hiçbir anne unutmaz
Doğurduğu ceylanın yüzünü

Yelda Karataş

ZAİT’ten
Fotograf: Babam, E.K.İ. (Ereğli Kömürleri İşletmesi) Kaynak Atölyesi'nde , 17 Yaşında.

14/01/2026

46XX.net

10/01/2026

"Bir adamı çalışmak için Doğu Almanya'dan Sibirya'ya göndermişler.
Adam mektuplarının sansür görevlilerince okunacağını biliyormuş, bu yüzden daha gitmeden dostlarına, "aramızda bir şifre belirleyelim. Benden aldığınız mektup sıradan mavi mürekkeple yazılmışsa doğrudur, kırmızı mürekkeple yazılmışsa yanlıştır." demiş.
Bir ay sonra dostları ondan ilk mektubu almışlar. Mektup mavi kalemle yazılıymış ve
mektupta şöyle deniyormuş:
"Burada her şey harika, mağazalar tıka basa gıda maddesiyle dolu, sinemalarda güzel filmler var, daireler geniş ve lüks. Bulamayacağınız tek şey kırmızı mürekkep."
Şimdiye kadarki durumumuz bu şekilde değil mi? İstediğimiz bütün özgürlüklere sahibiz, tek eksiğimiz kırmızı mürekkep.
Kendimizi özgür hissediyoruz, çünkü özgür olmadığımızı ifade edecek dilden yoksunuz."
Slavoj Zizek
Dünya Gözüme Kaçtı

Turgut Uyar şiir ödülleri töreni biraz gecikti. Baş sorumlusu benim. Ağrılarım rahat vermedi. Sevgili Cezmi Ersoz yaşadı...
01/01/2026

Turgut Uyar şiir ödülleri töreni biraz gecikti. Baş sorumlusu benim. Ağrılarım rahat vermedi.

Sevgili Cezmi Ersoz yaşadığı tatsız bir rahatsızlıkla, aniden hastahaneye kaldırıldı ve bizi çok korkuttu. Hastahanede okudu kitapları...
Sevgili Vedat Yıldırım, gözlerinden bir kaç kez ameliyat olmak zorunda kaldı. Bütün isteğine rağmen kitapları okuyamadığı için, jüriye katılamadı.

Sağolsun jüride ve Femtrak'taki bütün dostlar. Bir de desteğini esirgemeyen Sevgili Esra Algan.

Şiire ve Turgut Uyar'a yaraşır bir çalışmayı biraz geç ama güzel başardık.

Dostlar, Ocak ayında ameliyat olacağım.Çaresiz.
Ödül Töreni'ne gelemeyeceğim.

Femtrak Ailesi olarak, katılan arkadaşları, ödül alanları tüm kalbimizle kutlar,
Turgut Uyar'ın ailesi ve yakınlarına , Jüri Üyeleri'ne teşekkür ederiz.

Femtrak adına
Yelda Karataş

TURGUT UYAR İKİNCİ ŞİİR ÖDÜLÜ JÜRİSİ

Bedirhan Toprak
Berin Uyar
Cezmi Ersöz
Ertan Mısırlı
Hülya Soyşekerci
Yelda Karataş

Address

Zonguldak

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when yelda karataş posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category