Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı

Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı Ülkemizde de örneklerini seyrettiğimiz son 20 yılın sahne sanatlarına damgasını vuran yeni

11/11/2019

Üyesi olduğum CARP'ın ,(bir çok sirk ve tiyatro okulunun,yönetmenin ve sanatçının üyesi olduğu Sirk Sanatları Araştırma Platformu) en etkili üyesi ''Compañía Albadulake''.
2002 yılından 2017 yılına kadar devam eden süreçte Las Expertas (Uzmanlar) ,Malaje, Circus Augustus,Tres En Caja (Üç kutu) birbirini geliştiren aynı zamanda tamamlayan gösteriler olarak sahnelendi.
Ama bur da beni en çok etkileyen, izleme fırsatı bulduğum 2016 yılı yapımı son üretimleri 'La Casa de Bernarda Alba'.
Lorca'nın bu edebi klasiğini çağdaş sirk,flemenko ve tiyatroyu bir araya getiren 15 yılda içselleştirdikleri anlatımlarıyla sahneye uyarlayan topluluğun bu eserinin şimdiden bir baş yapıt olarak kabul edilmesinden öte önemi çağdaş sirk sanatına getirdiği yeni dramaturji anlayışıdır.Yaklaşık doğuşundan günümüze tartışılıp-geliştirilen çağdaş sirk dramaturjisi tanımlaması, bu yapıtla tanım çerçevesini daha da netleştirmiştir.İzlemenizi tavsiye ederim.
Diğer paylaşımımız Çağdaş Sirk Dramaturjisi notları üzerine olacak.

Bu internet sitesi hakkında
YOUTUBE.COM
TEASER GENOMA B
Adaptación de La Casa de Bernarda Alba de Federico García Lorca

https://www.youtube.com/watch?v=1CkN9k6S3Jshttps://www.youtube.com/watch?v=q-XdfK0ntHwPeter Brook “Bir yaz Dönümü Gecesi...
11/04/2019

https://www.youtube.com/watch?v=1CkN9k6S3Js
https://www.youtube.com/watch?v=q-XdfK0ntHw
Peter Brook “Bir yaz Dönümü Gecesi Rüyası“
27 ağustos 1970’de ünlü Fransız oyuncusu ve yönetmeni, Silvia Monfart, Peter Brook’un ‘Royal Shakespear Company’ de sahneye koyduğu, ‘Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası’ oyununu seyrettiğinde, işte benim tiyatrom bu olmalı der.
Dönemin birçok eleştirmene göre bu oyun tiyatro tarihinde bir çığır açmıştır. Brook sihirli bir oyun alanı yaratmak adına seyirci tarafı açık bembeyaz bir kutunun içinde oyunu kurgular. Zemin dahil bu saf beyaz kutunun üst tarafında platform bulunur.
Sahneye çeşitli bölgelerden trapezler sarkıtılmıştır. Sahne duvarının her iki yanından demir merdivenlerle üst profile ulaşılır. Sahne içi dekor yerine sadece sahne ortasında dört büyük beyaz minder görünür. Oyun başladığında bir ‘bir düşün’ içine gireriz. Müzikler, aynı zamanda oyunun birer oyuncusu olan gitarist ve bataristler tarafından kotarılır. Los Angeles merkezli tasarımcı Sally Jacobs, genelde beyaz veya açık tonlarla dizayn etmiştir kostümleri. Periler, cinler palyaço kostümleri içindedir. Ve oyunun genelinde seyirci ‘ bir sirk gösterisi’ izler gibidir. Puck rolündeki ünlü İngiliz aktör John Kane gerçek bir sirk ustasını aratmayan performansı, yaptığı ilizyonist hileler, Bottom’un Titania’ya yaptığı kuru, erotik-komik akrobasiyle süslemesi, orman sahnelerinde ağaçları simgelemek için yukarıdaki platformda oturan oyuncuların aşağıya sarkıttıkları balık oltalarına takılmış kalın yaylar, Oberon’un aşıkların gözlerine sürülecek büyülü çiçeğin, eski bir sirk numarası olan, ince bir kılıcın ucunda dönen tabağın içinde, bir trapezin üstünde sahneye getirişi, peri sahnelerin çoğunun trapezlerin üzerinde oynanışı, kullanılan tüm tekniklerin gizlenmeden, tıpkı sirklerde olduğu gibi seyircinin gözü önünde gerçekleşmesi vb. her şey sahnede yaratılan ‘sirk’ atmosferini desteklemek için kurgulanmıştır.
Çetin Pehlivan

For full information, visit http://globalshakespeares.org/ Le songe d'une nuit d'été Directed by Peter Brook, Royal Shakespeare Company, 1970

1917 Ekim Devrimi’nin zafer kazanmasının ardından sanatta devrimin propaganda edilmesi konusunda kararlı bir politika be...
11/04/2019

1917 Ekim Devrimi’nin zafer kazanmasının ardından sanatta devrimin propaganda edilmesi konusunda kararlı bir politika benimsendi. Siyasi iktidar devrimle alınmıştı ama sosyal devrimin gerçekleşmesi için uzun, karanlık bir tünelden geçilmesi gerekiyordu ülkenin. Yüzyıllardır sürmekte olan sınıflı toplumun ve çar zulmünün yoksul ve eğitimsiz bıraktığı kitleleri eğitmenin, hatta eğlendirmenin sosyalist ve devrimci yolları bulunmak zorundaydı. Diğer sanatlar gibi sirk sanatları da bu kültür seferberliğinde devrimin bir uzantısı olacaktır. Devrime yakın tiyatrocuların, yazarların, bale sanatçıların etkisiyle 1920 yılı 3.Enternasyonel Toplantısında alınan kararlardan biri tüm sirk topluluklarının Moskova’da bir çatı altında toplanması ve devleştirilmesi oldu. Böylece dünyada ilk kez bir devletin resmi sirk topluluğu kurulmuş oldu. 7 kasım 1920 tarihinde gelmiş geçmiş en büyük kitle gösterisi olan, Ekim Devrimi’nin 3.yıldönümünde sahnelenen “Kışlık Saray Kuşatması” adlı gösteride yer alan 8000 oyuncu,500 orkestra üyesi,4 yönetmenin içinde en önemli görselliği yaratan yüzü aşkın Moskova Devlet Sirki sanatçısı da vardır. ‘Kışlık Saray Kuşatması’ gece saat 10’da karanlıkta başladı. Kışlık Sarayı’nın ışıkları söndürülmüştü. Biri sarayın önüne, diğeri de saraya yakın olan genelkurmay binasının karşısına olmak üzere iki sahne kurulmuştu ve bunlar çeşitli platformlarla birbirine bağlanmıştı. Bu iki sahnede iki dünya temsil ediliyordu; Burjuvazi ve işçiler, kapitalizm ve sosyalizm, karşı- 75 devrim ve devrim. Hugo Varlich ’in yönettiği 500 kişilik orkestra genelkurmay sahnesinin arkasındaydı. Seyirciler ise meydanın ortasında iki grup halinde bulunuyordu ve aralarında iki sahneyi birbirine bağlayan bir yol geçiyordu. Meydanın ortasına kurulmuş bir başka platformda gösterinin yönetmenleri yanlarında radyolar ve ışıklarla 8000 oyuncuyu yönetmeye hazırlanıyorlardı. Saat 10’da Kışlık Saray önündeki spot ışık yandı. Sahne üzerinde halk düşmanı Kerensky, onun hükümeti, önde gelen bürokratlar, patronlar, toprak sahipleri, bankacılar, askerler vardı. Henüz karanlık olan devrim sahnesinden homurtular yükselirken, Kerensky ve Rus egemen sınıfları I. Dünya Savaşı’na devam etme kararı alıyorlardı. Kızıl sahnede ise işçiler önce örgütsüz, dağınık ve ne yapacaklarını bilmez bir haldeydiler. Oyun ilerledikçe daha faal, daha iyi örgütlü ve güçlü hale geliyorlar ve sonunda da kızıl bayraklı bir orduya dönüşüyorlardı. Bu gelişimin dinamiğini yansıtmak sirk sanatçılarına düşmüştü. İki sahne arasındaki mücadele devrimin karşı-devrimin üzerine yürümesiyle son buluyordu. Kışlık Sarayı’nın yanındaki limanda bekleyen Aurora savaş gemisinin spot ışıkları sarayı aydınlatıyor ve onlarca akrobatın oluşturduğu kule ile devrimin kızıl bayrağı göklerde dalgalanıyordu. Bu gösteri Rus sirk sanatçılarının yaşayacakları büyük evrimin ilk büyük uygulaması olması açısından büyük önem taşır. Moskova Devlet Sirki’nin kuruluşuyla birlikte gösterilerde de köklü bir değişime gidildi. Başlangıç ta klasik gösteriler devam ederken, yeni formatlar getirilmeye başlandı. Yeni format gösterileri hızla diğerlerinden ayrılarak sadece performans gösterileri olarak sergilenmeye başlandı. Jimnastik ve dans formu sirk performanslarını biçimlendirmeye başladı.1920’lere gelindiğinde bu gösterilerin oluşumunda bale koreografları, spor eğitmenleri önemli roller üstlenmeye başlanmışlar, gösteriler giderek tiyatrelleşmiş, hatta belirli halk destanları ya da kendi içinde küçük öyküler yansıtan gösteriler haline gelmeye başlanmıştı.

1995 yılında ilk olarak bir sirk gösterisi dünyaca ünlü Avignon Tiyatro Festivali’ne davet edildi. Festival tanıtım broş...
07/04/2019

1995 yılında ilk olarak bir sirk gösterisi dünyaca ünlü Avignon Tiyatro Festivali’ne davet edildi. Festival tanıtım broşüründe ”Ulusal Sirk Okulu”nun (ESAC) baş eğitmeni Josef Nadj tarafından öğrencileriyle hazırladığı ‘Le Cri du Caméléon’ adlı gösteri “Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı” oyunu olarak tanımlanacaktır......Gösteri Alfred Jary’nin bir romanından esinlenerek yaratılmıştı.20 erkek sirk okulu öğrencisi görev alıyordu. Gösteri başladığında seyirci Jary’nin fantastik, gizemli, kimi zaman saçma gelen dünyasının sahnede beden ve müziğe bürünmüş bir haliyle karşılaştı. Joseph Nadj birçok sahneleme-sinde olduğu gibi oyun kurgusunu yine mekân üzerine yapmıştı. Bu gösteride ki mekan bu kez bir kafeydi.
Sahne arkası ortasında üzerinde çeşitli çıkıntılar olan bir pano ve bu panoya bitişik bir masa vardır. Masanın üzerini kaplayan uzun bir örtü, üzerindeki peçeteler, çiçeklik her iki yandaki sandalyeler kafe ortamını yaratmak için yeterlidir. Elekro-punk bir müziğin eşliğinde panonun üstünden, yanlarından masanın altından çıkan oyuncular farklı akrobatik hareketlerle sahne alırlar. Bu oyun boyunca giriş ve çıkışları aynı yerlerden yaparak sürer. 20 kişi gösteri boyunca bir kafede olabilecek tüm aksiyonları jonglörlük, akrobasi, hava gösterisi gibi birçok sirk unsurlarıyla canlandırırlar. ....
Joseph Nadj’ın eğitim programı içinde verdiği en önemli dersin adı UZAY-MEKAN'dır.Bu derste Nadj öğrencilerinden kendilerini yerçekiminden bağımsız hissedip performanslarında ilişkili oldukları nesneleri onları uzay boşluğunda tutan birer unsurmuş gibi algılamalarını ister. Böylece performansçı kullandığı nesneye anlam yükleyerek onu estetize edebilecektir.
Sahnedeki gösteri sanki bu dersin yansıması gibidir.
Çetin Pehlivan

1995 yılında ilk olarak bir sirk gösterisi dünyaca ünlü Avignon Tiyatro Festivali’ne davet edildi. Festival tanıtım bro-şüründe ”Ulusal Sirk Okulu”nun (ESAC) baş eğitmeni Josef Nadj tarafından öğrencileriyle hazırladığı ‘Le Cri du Caméléon’ adlı gösteri “Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı” oyunu olarak tanımlanacaktır......Gösteri Alfred Jary’nin bir romanından esinlenerek yaratılmıştı.20 erkek sirk okulu öğrencisi görev alıyordu. Gösteri başladığında seyirci Jary’nin fantastik, gizemli, kimi zaman saçma gelen dünyasının sahnede beden ve müziğe bürünmüş bir haliyle karşılaştı. Joseph Nadj birçok sahneleme-sinde olduğu gibi oyun kurgusunu yine mekân üzerine yapmıştı. Bu gösteride ki mekân bu kez bir kafeydi.
Sahne arkası ortasında üzerinde çeşitli çıkıntılar olan bir pano ve bu panoya bitişik bir masa vardır. Masanın üzerini kaplayan uzun bir örtü, üzerindeki peçeteler, çiçeklik her iki yandaki sandalyeler kafe ortamını yaratmak için yeterlidir. Elekro-punk bir müziğin eşliğinde panonun üstünden, yanlarından masanın altından çıkan oyuncular farklı akrobatik hareketlerle sahne alırlar. Bu oyun boyunca giriş ve çıkışları aynı yerlerden yaparak sürer. 20 kişi gösteri boyunca bir kafede olabilecek tüm aksiyonları jonglörlük, akrobasi, hava gösterisi gibi birçok sirk unsurlarıyla canlandırırlar. ....Joseph Nadj’ın eğitim programı içinde verdiği en önemli dersin adı uzay-mekândır.Bu derste Nadj öğrencilerinden kendilerini yerçekiminden bağımsız hissedip performanslarında ilişkili oldukları nesneleri onları uzay boşluğunda tutan birer unsurmuş gibi algılamalarını ister. Böylece performansçı kullandığı nesneye anlam yükleyerek onu estetize edebilecektir.
Sahnedeki gösteri sanki bu dersin yansıması gibidir.

La Casa de Bernarda Alba de Federico García LorcaCompañía Albadulake ile devam edelim.2002 yılından 2017 yılına kadar de...
02/09/2018

La Casa de Bernarda Alba de Federico García Lorca
Compañía Albadulake ile devam edelim.2002 yılından 2017 yılına kadar devam eden süreçte Las Expertas (Uzmanlar) ,Malaje, Circus Augustus,Tres En Caja (Üç kutu) birbirini geliştiren aynı zamanda tamamlayan gösteriler olarak sahnelendi.
Ama bur da beni en çok etkileyen, izleme fırsatı bulduğum 2016 yılı yapımı son üretimleri 'La Casa de Bernarda Alba'.
Lorca'nın bu edebi klasiğini çağdaş sirk,flemenko ve tiyatroyu bir araya getiren 15 yılda içselleştirdikleri anlatımlarıyla sahneye uyarlayan topluluğun bu eserinin şimdiden bir baş yapıt olarak kabul edilmesinden öte önemi çağdaş sirk sanatına getirdiği yeni dramaturji anlayışıdır.Yaklaşık doğuşundan günümüze tartışılıp-geliştirilen çağdaş sirk dramaturjisi tanımlaması,(bir çok,okulun,yönetmenin ve sanatçının üyesi olduğu Sirk Sanat Araştırma Platformu (CARP)'ın da 2108 raporunda yer aldığı gibi), bu yapıtla tanım çerçevesini daha da netleştirmiştir.
Diğer paylaşımımız Çağdaş Sirk Dramaturjisi notları üzerine olacak.

Adaptación de La Casa de Bernarda Alba de Federico García Lorca

https://www.youtube.com/watch?v=CT3LXUpIij0Compañía Albadulake'nın  ( Avrupada 'Flamenko Sirki' olarak tanınıyor.) 2011-...
02/09/2018

https://www.youtube.com/watch?v=CT3LXUpIij0

Compañía Albadulake'nın ( Avrupada 'Flamenko Sirki' olarak tanınıyor.) 2011-12 sezonunda çağdaş sirk formatında attığı ilk adım Majaretas.Gösterinin yönetmenliini aynı zamanda şirketin sahipleri olan ANGELES VAZQUEZ ve JUAN ANTONIO MORENO üstlenmiş.Senaryosu J.Antonio Moreno'ya ait.Moreno'ya ufak bir parantez açalım.Uzun yıllar İspanya'nın .çeşitli bölgelerinde sihirbaz ve palyaço olarak çalışmış.Onu meslektaşlarından farklı kılan ana nokta gösterilerinde kullandığı dramatik unsur olmuş.Gösterilerini kendi yarattığı dramatik hikayeler ekseninde biçimlendiren sanatçı bunu yaparken de sahnede İspanya halk tipleri ve yerel müziğini kullanmış.Diğer ortak Angeles ise iyi bir dansçı ve koreograf.Bu ikilinin 2002 yılında buluşmasında farkına vardıkları aynı amaç bu gün dünyanın birçok pretijli tiyatro ve çağdaş sirk festivallerinin aranan topluluğu olan Compañía Albadulake'nın doğuşunu sağlamış.Onları birleştiren amaç metin olmaksızın, hareketin , müziğin ,dansın ve sirk unsurlarının kahraman olduğu dinamik ,disiplinli bir sahne anlatımına ulaşmak!.

Promocional perteneciente al espectáculo Majaretas de la compañía Albadulake. Más información en www.albadulake.com

Sevgili dostlar ülkeme döndüğüm bu ilk günlerde ilk işim Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı kitabımın genişletilmiş 2.baskısını ...
19/08/2018

Sevgili dostlar ülkeme döndüğüm bu ilk günlerde ilk işim Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı kitabımın genişletilmiş 2.baskısını tüm zorluklara rağmen yayına hazırlamak oldu.
http://cagdassirk.blogspot.com/.
Bu baskıda Üyesi bulunduğum FEDEC (Avrupa
Profesyonel Circus Okulları
Federasyonu) ve Ulusal Sirk Sanat Merkezi (CNAC) 'dan değerli eğitmenlerim Bernard Andrieu,ve Donald B. Lehn'in çalışmaları da yer aldı.Kitabımıza ulaşamayanlar özel mesajla benimle iletişime geçebilir.Bir kez daha her şeye inat Sanata Evet.........

19/08/2018

Hakkında...................
Bugünlerde ülkemizde de örneklerini seyrettiğimiz son 20 yılın dünya sahne sanatlarına damgasını vuran yeni bir gösteri türü Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı (Fransızca Noueveu Cirque-Yeni Sirk). İzleyenin tam anlamıyla her hangi bir kategoriye koyamadığı ya da sığdıramadığı yeni bir sahne anlatımı.
Eylül 2014‘de gerçekleştirilen ”Toronto Çağdaş Sirk Sanatları Festivali”(Contemporary Circus Arts Festival of To-ronto) kapsamında düzenlenen “Çağdaş Sirk Sanatında Yeni Uygulamalar” panelinin notları elime ulaştığında, seyirci kadar bu sanatın öncülerinin de tanımlama yapmakta zorlandığını hatta bundan kaçındığını bir kez daha gördüm. Durum bu iken burada üstün körü ansiklopedik bir tanımlama yapmanın uy-gun düşmeyeceği kanısındayım.
“Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı” çok şey olabilir. Wagner’in ‘Bütün Sanat Eseri’(Gesamtkunstwer) düşüncesinin günümüzdeki temsilcisi, gösterilerindeki performans sanatçıları Craig’in ‘Üstün Kukla (Uber Murionet)’sı ya da Vilar’ın ‘Tümsel Tiyatrosunun karşılığı olabileceği gibi. Her şeye karşın tanımlamada çektiğimiz güçlük onun günümüz gösteri sanatları içinde yeni bir sahne sanatı olduğu gerçeğini değiştirmez.
Net bir kategoriye koyamamamız belki de onu bu kadar heyecanlı, etkileyici kılıyor. Cirque du Soleil’in “Alegria” gösterisinin artistik direktörü Bruno Darmagnac sahnede yaptıkları: ”Sanat duyguyu ileterek insanlara her zaman yeni bir şeyler katar. İnsanlar, bir şey kendilerini mutlu hissettirecek şekilde dokunduğunda onun gerçekliğine düşünmeden tepki verir. Çünkü o gerçeklik, o duygu insanların anı hissetmelerine neden olur. Gösteriyi izleyen farklı yaş gruplarından farklı insanlar var. Çocuklar ebeveynleriyle hatta bazen nine ve dedeleriyle geliyorlar.
Bu üç farklı yaş grubundaki insanlar gösteriyi farklı seviyelerde okuyorlar ve aynı şeye farklı nedenlerden gülebiliyorlar. Çocuk bir palyaçoya aptal olduğu için gülerken, ebeveyn arkasındaki hikâyeyi anlayarak gülüyor ve nine ve dede farklı bir nedenden gülebiliyor. Tek bir sahne farklı insanlara farklı şekillerde temas edebiliyor ve önemli olan da bu. Sonuçta sahneyi gördüklerinde gerçek ve ortak bir şey paylaşıyorlar.” diye açıklıyor.
Yaşayan en büyük çağdaş sirk sanatçılarından biri olan John –Poul Zaccarini başında bulunduğu dans ve sirk okulunun (DOCH) resmi internet sitesinde, tiyatro oyunculuğundan sirk sanatlarına geçişini çarpıcı cümlelerle ifade ediyor: ”Sahnede yaratıcılık adına aradığım sınırsız özgürlüğü burada buldum. Bakın, ben Macbeth’i oynuyorum ya da bakın, ben Macbeth’i nasıl içimde yaşıyorum göstergelerinden kurtulup, bedenim Macbeth’i size böyle yansılamak istiyor özgürlüğüne kavuştum. Oyuncu olarak hikâyenin seyirciye ulaşımında bir postacı olmaktan kurtulup onlarla ilettiğimiz mektubu beraber okumak çağdaş sirk sanatçısının tanımlamasıdır bence.”
Bu sanatın güçlü temsilcilerinden olan Cirque Eloize topluluğunun, tüm dünyada yankı uyandıran Circopolis gösterisinin program kitapçığının açılış cümleleri şunlardır: “Circopolis’i çalışmaya başlamadan önce elimizde boş bir sahne, güçlü akrobatik gösterilerimiz, çok iyi bir müzik grubumuz, bir de öykümüz vardı. Biraz sonra izleyecekleriniz tüm bunların bizlerce oluşturulmuş birlikteliğinden başka bir şey değildir.” Bizde ise sirk sanatlarıyla tüm zorluklara karşın uğraşmaya devam edenlerin muhatap oldukları muamele panayırcılardan, lunaparkçılardan farklı değil. Kamuda hiçbir yasal karşılıkları yok. Bir kültür kurumu olarak görünmedikleri gibi yaşadıkları sorunları aktarabilecekleri bir merci dahi bulamıyorlar. Tüm bunlarla birlikte karşılarında ‘sirk’ algısının basitleştirildiği toplumsal bilinçaltıyla karşı karşıyalar. Gişe de karşılaştıkları ilk soru ise: Ağbi içerde hangi hayvanlar var?
Sanat disiplini olarak tanınmayan, hiç bir kurum-kuruluşta kendisini ifade etme şansı bulamayan, sahne sanatçılarının bile küçümsediği bir olguyu kaleme almak hem bir zorunluluk, hem de gereksiz bir çaba olarak görülebilir. Ben birincisini seçtim. Hiç olmazsa sirk sanatları hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan ya da bildiklerinin yanlışlarla dolu olduğu ülkem insanına, bu sanatı kısaca tanıtmak, ülkem sanatçılarına da konu hakkında derli toplu bir kaynak yaratmak amacım oldu.
Bilinenin aksine sirk sanatlarının çıkış noktasının Batı menşeli olduğu görüşü bu gün bulunan yeni olgular ve yapılan araştırmalarla çürütülmüş bir düşüncedir. Tarihte ilk sirk un-surları Anadolu medeniyetlerinde görülür. Ayrıca Osmanlı şenliklerinde doruk noktasına ulaşır. Başlangıca bir başka kitabımın konusu olan ‘Anadolu Sirk Tarihi’nden bazı notlarımı koymaktaki amacım, Anadolu Kültür Mirası içindeki önemini vurgulayarak yukarıda değindiğim yanlış algıyı bir nebze olsun değiştirmekti. Bu bölüm belirttiğim gibi başlı başına bir başka okuma konusu. Bu nedenle bölüme geniş bir dip not olarak bakıla bilinir.
Sonrasında sirk sanatlarının tiyatrale olan evrim sürecini aktarmak için sürecin başlangıcını ve gelişimini belirleyen ana unsurları sırasıyla anlatmak gerekti. Sirk ve tiyatro sentezinin başlangıç noktası tiyatroda yönetmen olgusunun öne çıkması hemen arkasından gelişen 20.yüzyıl öncü-avangarde akımların hemen hepsinin doğalcı-gerçekçi yapıya karşı çıkışlarında ka-bere, varyete gibi sıra dışı türler içinde sirk sanatlarını da yeni-den keşfedişleri ve düşüncelerinin merkezine almaları bu bölümde paylaştıklarımı belirledi. Kronolojik zıplamalar ya da dışarıda bırakılan dönemin diğer düşünce yapıları ya da sahne deneyleri konuyu sadece sirk sanatları açısından değerlendirme kaygımdan kaynaklandı.
Bu bölümde ayrıca tiyatro-sirk sentezinin en önemli yapı taşlarından biri olan bugün bile yaptıklarıyla “Çağdaş Sirk Sanat Toplulukları “ve sanatçıları tarafından incelenen Meyerhold ve Tairov’un tiyatro kuramlarına özel bir parantez açtım.
1917 Ekim devrimini ise sadece sirk sanatları ve sanatçılarına getirdikleri açısından ele aldım. Ekim devrimi Çağdaş Sirk Gösteri Sanatının doğuşunu direk etkileyen bir başka unsur olmuştur çünkü. Bu bölümün sonunda yine kronolojik sıralamada büyük bir zıplama yaparak bir başka unsur olan 1960’da ortaya çıkan performans sanatının etkilerini aktardım. Aradaki uzun zaman sürecinde özellikle Bahaus sanatçılarının Batı Avrupa’dan, Amerika kıtasına geçişleriyle başlayan farklı sanat disiplinlerinin gelişimini konuyu dağıtmamak açısından bu çalışmanın dışında tutmayı doğru buldum. Çalışmamın ikinci bölümünü ise “Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı”nın ortaya çıkış ve gelişim sürecine ayırdım. Bu bö-lümde paylaştığım kaynakları dip notlarken kendi çevirilerim olduğu için çevirmenini belirtmedim. Çalışmam bittiğinde gördüm ki birçok kaynağa, çeşitli çevirilerime, görsel materyallere yeterince yer verememişim.
Belki bir diğer baskıda bunları da paylaşma fırsatı yakalarım. En başta dile getirdiğim gibi bu çalışmanın dilimizde bu alanda atılan bir ilk adım olmaktan öteye bir iddiası yoktur.

Çetin PEHLİVAN

(...)Çadırda izleyici olarak yerinizi aldığınızda yanı başınızda bir aristokratı, diğer yanınızda bir işçiyi, bir köylüğ...
25/07/2018

(...)Çadırda izleyici olarak yerinizi aldığınızda yanı başınızda bir aristokratı, diğer yanınızda bir işçiyi, bir köylüğü, bir ev hanımını, tüccarı ya da bir berduşu bulabilirsiniz. Gösteri başladığında bu çadır artık tüm sınıfların kimliklerini dışarıda bıraktıkları tek sınıf ütopyasının birkaç saatline de olsa gerçeğe dönüştüğü yerdir artık.

1995 yılında ilk olarak bir sirk gösterisi dünyaca ünlü Avignon Tiyatro Festivali’ne davet edildi. Festival tanıtım bro-...
28/02/2015

1995 yılında ilk olarak bir sirk gösterisi dünyaca ünlü Avignon Tiyatro Festivali’ne davet edildi. Festival tanıtım bro-şüründe ”Ulusal Sirk Okulu”nun (ESAC) baş eğitmeni Josef Nadj tarafından öğrencileriyle hazırladığı ‘Le Cri du Caméléon’ adlı gösteri “Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı” oyunu olarak tanımlanacaktır......Gösteri Alfred Jary’nin bir romanından esinlenerek yaratılmıştı.20 erkek sirk okulu öğrencisi görev alıyordu. Gösteri başladığında seyirci Jary’nin fantastik, gizemli, kimi zaman saçma gelen dünyasının sahnede beden ve müziğe bürünmüş bir haliyle karşılaştı. Joseph Nadj birçok sahneleme-sinde olduğu gibi oyun kurgusunu yine mekân üzerine yapmıştı. Bu gösteride ki mekân bu kez bir kafeydi.
Sahne arkası ortasında üzerinde çeşitli çıkıntılar olan bir pano ve bu panoya bitişik bir masa vardır. Masanın üzerini kaplayan uzun bir örtü, üzerindeki peçeteler, çiçeklik her iki yandaki sandalyeler kafe ortamını yaratmak için yeterlidir. Elekro-punk bir müziğin eşliğinde panonun üstünden, yanlarından masanın altından çıkan oyuncular farklı akrobatik hareketlerle sahne alırlar. Bu oyun boyunca giriş ve çıkışları aynı yerlerden yaparak sürer. 20 kişi gösteri boyunca bir kafede olabilecek tüm aksiyonları jonglörlük, akrobasi, hava gösterisi gibi birçok sirk unsurlarıyla canlandırırlar. ....Joseph Nadj’ın eğitim programı içinde verdiği en önemli dersin adı uzay-mekândır.Bu derste Nadj öğrencilerinden kendilerini yerçekiminden bağımsız hissedip performanslarında ilişkili oldukları nesneleri onları uzay boşluğunda tutan birer unsurmuş gibi algılamalarını ister. Böylece performansçı kullandığı nesneye anlam yükleyerek onu estetize edebilecektir.
Sahnedeki gösteri sanki bu dersin yansıması gibidir.

“Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan padişah şenlikleri o dönemdeki Türk ve Anadolu toplum yaşayışının önemli bir bö...
25/02/2015

“Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan padişah şenlikleri o dönemdeki Türk ve Anadolu toplum yaşayışının önemli bir bölümünü ortaya çıkarır. Çeşitli nedenlerle yapılan şenlikler her zaman halka açık olduğu için Avrupa şenliklerinde olduğu gibi yalnızca saray duvarları ile sınırlı kalmamış, aksine halkın büyük çaptaki katkıları ile gerçekleşmiştir. Organizasyonu, törenleri, ziyafetleri, kuralları, saygı töreleri ve anlayışıyla, gösterişi ve parlaklığıyla, armağanları, gönül almaları, konuk ağırlamakta ki erdemleri ve hukukuyla, eğlenceleri, sanat yapıtları ve sanatçılarıyla, bilimsel tartışmaları, geçit alayları ve edebi sohbetleriyle bu şenlikler Türk ve Osmanlı kültür tarihinin dikkatle incelenmesi gereken önemli olayların başında gelmektedir. Diğer yandan halk bu şenliklerde yalnızca seyirci değil, aynı zamanda katılımcı olarak ta bulunmaktaydı. Esnaf, meslek alanları, zanaatçı dernek ve loncaları ilgili çalışmalarını, yeteneklerini sergilerken, şenliğin havasına uygun oyunlar çıkarıyor, her meslek grubu hünerlerini gösteriyor ve geçit alaylarına katılıyorlardı. Ayrıca, şenliklere gelen yüzlerce oyuncu,sanatçı, güç göstericileri, hüner sahibi kişiler, hezerfenler, dervişler, ozanlar, yazarlar ve hattatlar yanı sıra, seyre gelmiş halk arasındaki hüner sahibi kişiler de gösterilere katkı da bulunuyorlardı. Bir yandan da bu şenlikler, yabancı ülkelerin dikkatini çekiyor ve buralardan da gözlemciler katılıyorlardı.”(1)

1.Polat İnangül. ‘Osmanlı Şenliklerinde Gösterim Araçları'. Sahne Dergisi Mayıs/Haziran 2007.Ankara.

(...)Çadırda izleyici olarak yerinizi aldığınızda yanı başınızda bir aristokratı, diğer yanınızda bir işçiyi, bir köylüğ...
23/02/2015

(...)Çadırda izleyici olarak yerinizi aldığınızda yanı başınızda bir aristokratı, diğer yanınızda bir işçiyi, bir köylüğü, bir ev hanımını, tüccarı ya da bir berduşu bulabilirsiniz. Gösteri başladığında bu çadır artık tüm sınıfların kimliklerini dışarıda bıraktıkları tek sınıf ütopyasının birkaç saatline de olsa gerçeğe dönüştüğü yerdir artık.

Address

Beyoğlu Istanbul
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Establishment

Send a message to Çağdaş Sirk Gösteri Sanatı:

Share