Edebiyatta.Buluşalım

Edebiyatta.Buluşalım Edebiyatta.Buluşalım

Barış Akarsu Aslında Kimdi?(1978-2007)"Kimsenin Çok Konuşmadığı Tarafı"Sahnede değilken de dikkat çekerdi.Çünkü Barış Ak...
22/08/2026

Barış Akarsu Aslında Kimdi?
(1978-2007)

"Kimsenin Çok Konuşmadığı Tarafı"

Sahnede değilken de dikkat çekerdi.

Çünkü Barış Akarsu sadece sesiyle değil, insanlığıyla da iz bırakıyordu.

Sahne arkasında, bekleyenlerin arasında, sırasını alan biriydi. Makam yoktu üstünde. Acele yoktu. Biri bir şey istedi mi, “dur bakayım” derdi; sonra gerçekten bakardı.

Onu tanıyanların anlattığı Barış, şöhretin değiştiremediği biriydi. Gösterişten uzak, samimi, yardımsever ve insanlara karşı mesafesini değil, gönlünü açmayı bilen bir adamdı.

Müzisyenler onun için hep aynı noktaya değiniyordu:

Çok az insanın sesi onunki kadar güzeldi.
Barış ise hem sesiyle hem de kalbiyle güzeldi.

1979'da Amasra'da başlayan hayatı, 2004'te “Islak Islak” ve ardından “Kimdir O” gibi şarkılarla milyonlara ulaştı. “Yalancı Yarim” dizisiyle ise sadece müziğiyle değil, oyunculuğuyla da insanların hayatına girdi.

Ama belki de en büyük hikâyesi şöhret değildi.

28 yıllık kısa bir ömre sığdırdığı izdi.

28 yıl…

Bu ülke ona yalnızca 28 yıl verdi.
O ise o 28 yılı dolduracak kadar sevgi, şarkı ve hatıra bıraktı geriye.

Bazen düşünüyorum…

Bazı insanlar gidince yalnızca boşluk bırakmaz.
Sessizlik bırakır.

Ve o sessizliğin içinde seslerini duymaya devam edersin.

Radyoda bir şarkısı çalınca hâlâ “Bu Barış’ın…” diye içinden geçirenler var.

Konser salonlarında hâlâ onun şarkılarını hep bir ağızdan söyleyenler var.

Çocuklarına onun şarkılarını dinletenler, yıllar geçmesine rağmen onu anlatanlar var.

Kimse “geçti” demiyor.

Çünkü bazı insanlar zamanın içinden geçip gitmez.
Zamana iz bırakır.

Gitmek başka şeydir.
Kalmak başka.

Barış Akarsu gitti…
Ama Barış Akarsu kaldı.

Hem de en güzel yerinde:

Şarkılarımızda, anılarımızda ve onu hiç tanımadan seven insanların kalbinde.

“Bir gün belki hayatımızda yeniden buluşuruz…”

Edebiyatta.Buluşalım

22/08/2026

En yeni takipçilerime teşekkür ederim! Sizi aramızda görmekten heyecan duyuyorum!

Selahattin Yaman,
Mustafa Bayraktar,
Fidayi Yalçıntepe,
Mustafa Kavak,
Mehmet Aluç,
Ufuk Pekgay

Didem Madak henüz 41 yaşındayken, tıpkı 38 yaşında gencecik ölen annesi gibi kanserden hayatını kaybetti.Kızına çok sevd...
22/08/2026

Didem Madak henüz 41 yaşındayken, tıpkı 38 yaşında gencecik ölen annesi gibi kanserden hayatını kaybetti.
Kızına çok sevdiği annesinin ismini vermişti, Füsun.. Anne kokan şiiriyle veda etti...

Canım Kızım;
Sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek de dertli değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçıma tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum...

Ben iki kişilik bir kabilenin ‘me’ isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve bu ismimi seviyorum reis!
Canım kızım, cehaletimden şair oldum,
Annesizlikten.
Sen sakın şair olma...!

Didem Madak

17/08/2026



DEPREMDİ YAŞANAN

Adını bilmediğimiz tıkırtılar var duvarda
çığlık atar gibiydi.
Kendimize geldiğimiz de her şey bitti sandık.
Baktım ki sevdiklerim yanımda
Ben hayattayım.
Nefesimizi tuttuk ve izledik gün ağarınca.
Kendilerini kurtararak çıkmışlar dışarıya.
Ne bulmuşsa üstlerine sarmalamış korkarak.
O zamanlar telefonlar yok
radyolardan aldık haberleri.
17 ağustos gecesi 7.9 büyüklüğünde deprem olduğunu söylüyordu
O gecenin ürpertisiyle bir şey anlamamıştık ama
Sabah olduğunda o dehşeti yaşadık üstelik izledik
Kayıp çoktu ve ölü sayısı belli değildi.

Mekanları cennet olsun
-17.08.1999// -17.08.2026

Kitap yazmadı sadece; yıllarca kimsenin yüksek sesle söyleyemediği cümlelerin boğazdaki düğümünü çözdü... 🕊️​1946’da İst...
14/08/2026

Kitap yazmadı sadece; yıllarca kimsenin yüksek sesle söyleyemediği cümlelerin boğazdaki düğümünü çözdü... 🕊️

​1946’da İstanbul’da, varlıklı ama sevgide cimri bir evde dünyaya geldi. Annesinin sessizliği, babasının kız çocuklarına çizdiği görünmez sınırlar... Çocuk kalbine düşen ilk taşlar bunlardı.

​İstanbul Üniversitesi Pedagoji Bölümü’nü bitirdi. Bir süre pedagog olarak çalışsa da kelimeler onu çağırdı.

​Hürriyet’in Kelebek ekinde "Şirin" imzasıyla başladı. Başlangıçta evlerden, alışverişten, günlük telaşlardan söz ediyordu. Sonra fark etti ki; mutfaktaki tencerenin sesi, bir kadının susturulan hayatını bastırıyordu. Yazılarının yönü işte o an değişti.

​Ardından Kadınca dergisinin başına geçti. Sayfaları tariflerden, dantellerden ve uslu cümlelerden çıkarıp gerçek hayatın tam ortasına taşıdı.

​📌 Şiddet, ekonomik özgürlük, kürtaj, kadın cinselliği, ensest, orgazm...
Herkesin fısıltıyla konuştuğu ne varsa yüksek sesle yazdı. Kadınca artık bir dergi değil; binlerce kadının birbirine uzattığı görünmez bir mektuptu.

​"Kadının Adı Yok" yayımlandı. Romanın kahramanına özellikle isim vermedi. Çünkü o tek bir kadın değildi; evde, otobüste, işte karşılaştığımız milyonlarca kadındı. Yasaklandı, toplatıldı, iki yıl raflardan uzak tutuldu. Ama zihinlerden silinemedi.

​Sonraki yıllarda Kim dergisini yönetti, Milliyet’te yazdı, televizyon programları yaptı, cesur röportajlara imza attı.

​Onu hiç görmemiş binlerce kadın mektuplar yazdı, telefonlar etti. İmza günlerinde yıllarca sakladıkları hikâyeleri onun omzuna bıraktılar. O da bu anlatılanlarla **"Aslında Özgürsün"**ü yazdı. "Aynada Aşk Vardı" ile üç kuşağın kadınını aynı masaya oturttu.

​2004’te beynindeki tümör hayatına gölge düşürse de o kalemini hiç bırakmadı. Doktorlar umudu kısa cümlelere sığdırırken, o yaşamı uzun cümlelerle yazmaya devam etti.

​30 Temmuz 2006’da, 60 yaşında aramızdan ayrıldı.
​Ardında sadece kitaplar ve yazılar değil;
✨ Korkunun yerine cesareti,
✨ Sessizliğin yerine sözü,
✨ Görünmezliğin yerine var olma inancını bıraktı...

​Saygıyla ve rüzgârıyla... 🖤

01/07/2026
09/02/2026

Şiir kitabında Şiir' de Buluşalım

Address

Hacıhalil

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Edebiyatta.Buluşalım posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category