Çocuklar ve Satranç

Çocuklar ve Satranç Bu sayfada çocukların satranç öğrenmesi ve eğlenmesi için resimler, videolar, dersler, etkinliklerin paylaşımı yapılacaktır

BEYNİNİZİ %100 KULLANMAK İSTER MİSİNİZ?Toplumda sıkça dile getirilen “İnsan, beyninin yalnızca %10’unu kullanır” ya da “...
07/03/2026

BEYNİNİZİ %100 KULLANMAK İSTER MİSİNİZ?

Toplumda sıkça dile getirilen “İnsan, beyninin yalnızca %10’unu kullanır” ya da “Beyni %100 kullanmak” gibi ifadeler, toplumda yaygın şekilde kabul görmüş söylemlerdir. Bu söylemlerin bilimsel temeli var mı? Satranç oynamanın beynimize ne katkısı vardır?

Modern nörobilim çalışmaları, beynin tamamının aktif olduğunu; ancak bu aktivitenin görev, durum ve zamana göre değişkenlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Beynin %100’ünü aynı anda ve sürekli kullanmak ne mümkün, ne de sağlıklıdır. Önemli olan, beynin farklı bölümlerini etkin, dengeli ve verimli biçimde kullanabilmektir. İşte bu noktada satranç, zihinsel gelişim açısından dikkat çeken bir rol üstlenir.

Satranç, yalnızca bir oyun değil; planlama, analiz, öngörü ve karar verme süreçlerini bir arada barındıran kapsamlı bir zihinsel egzersizdir. Bir satranç oyuncusu, hamle yaparken aynı anda mantık yürütür, olasılıkları hesaplar, rakibin niyetini tahmin eder ve uzun vadeli stratejiler geliştirir. Bu süreçte beynin ön lobları (planlama ve karar verme), parietal bölgeler (mekânsal algı), temporal alanlar (hafıza) ve limbik sistem (duygusal kontrol) birlikte çalışır. Yani satranç, beynin tek bir bölümünü değil, çok sayıda alanını koordineli biçimde devreye sokar.

“Beyni %100 kullanmak” ifadesi bilimsel olarak hatalı olsa da, satranç oynayan bireylerin beyinlerini yüksek verimle kullandıkları söylenebilir. Satranç; dikkat süresini uzatır, problem çözme becerisini geliştirir ve soyut düşünme yeteneğini artırır. Özellikle çocuklarda satranç eğitimi; akademik başarı, sabır, öz denetim ve özgüven gelişimine olumlu katkılar sağlar. Yetişkinlerde ise zihinsel esnekliği korur, analitik düşünmeyi güçlendirir ve yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olur.

Satranç ile beyin arasındaki ilişki, “maksimum kapasite” değil, maksimum uyum ve etkinlik üzerinden değerlendirilmelidir. Beynin farklı bölgelerini eş zamanlı ve dengeli çalıştırabilen bireyler, daha sağlıklı kararlar alır ve karmaşık problemler karşısında daha dirençli olur. Satranç da tam olarak bu becerileri kazandıran nadir zihinsel etkinliklerden biridir.

Sonuç olarak, insan beynini %100 kullanmak bir efsanedir; ancak satranç, beynin potansiyelini en verimli şekilde kullanmayı öğreten güçlü bir araçtır. Satranç oynayan bireyler, beyinlerinin tamamını değil; gerektiği kadarını, gerektiği anda ve doğru biçimde kullanmayı öğrenir. Asıl zihinsel ustalık da tam olarak burada başlar.

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

SATRANÇTA TEMEL İLKELERİ NASIL UYGULAMALIHiç düşündünüz mü, Satranç nasıl bir oyundur? Veya Temel kuralları olsa da satr...
27/02/2026

SATRANÇTA TEMEL İLKELERİ NASIL UYGULAMALI

Hiç düşündünüz mü, Satranç nasıl bir oyundur? Veya Temel kuralları olsa da satranç ezbere oynanabilen mekanik bir oyun mudur? Bence satranç, kuralların içinde farklı boyutlarda düşünmeyi keşfetme sanatıdır.

Her satranç oynayanın, ustasının dilinden dökülen bazı ilkeler vardır:
“Merkezi kontrol et.”
“Taşlarını erken geliştir.”
“Rok atarak şahını güvenlik altına al.”
vs. vs. …

Evet, bunlar oyunun temel kurallarıdır. Ama yalnızca temelidir. Bir satranç oyunu, yalnızca temelden ibaret değildir; onu anlam, sezgi ve ruh inşa eder.

Birçok oyuncu, bu ilkeleri kutsal kanunlar gibi ezberler. Her konumda aynı hamleleri düşünür, aynı kalıpları tekrarlar. Oyunun açılışından itibaren bazı hamleler ezbere oynansa da bu sonsuza kadar devam edemez. O nedenle de satranç, mekanik bir oyun değildir; aynı durum, bir daha asla aynı şekilde karşınıza çıkmaz. Tahtadaki her piyonun, her taşın, her karedeki gölgenin bir anlamı vardır ve bu anlam, ezberle değil, duyarlılıkla anlaşılır.

Bir fil bazen köşede sessiz bir tanık olmalı, bazen merkezde bir fırtınanın kıvılcımı.
Bir piyon bazen ilerleyerek kahraman olur, bazen yerinde kalarak dengeyi korur.
Hiçbir ilke, her durumda aynı şekilde işlemez. Çünkü satranç, yalnızca mantığın değil, sezginin de oyunudur.

Usta oyuncular, ilkeleri ezberlemez. Onlar, “ne zaman uygulanacağını” bilmenin sanatını öğrenmişlerdir. Merkezi kontrol etmek güzeldir; ama bazen o merkezi rakibe verip, kenarda bir sessiz atak başlatmak daha doğrudur. Bence satranç oyununun güzellikleri de burada saklıdır.

Evet, Rok yapmak güvenli görünür; ama bazı oyunlarda, şahı ortada tutmak, saldırının kalbinde olmayı gerektirir. İşte fark burada başlar: Bilgiyi tekrarlamak ile bilgeliği hissetmek arasında. Satranç tahtası, düşünmeden hamle yapanları affetmez. Ama her kuralın ardındaki anlamı kavrayanlara, taşların dilini öğretir. O dil, ezberle değil, anlayışla konuşulur.

Bu yüzden, satrançta bir oyuna başlarken temel ilkeleri hatırlayın ama onlara ezbere itaat etmeyin, onlarla konuşun. Her hamlede sorun: “Bu konumda gerçekten doğru olan nedir?” Tahtanın sessizliğinde, cevabı duyarsınız. Ve o zaman, satranç artık sadece bir strateji değil, bir düşünme biçimi haline gelir. Asıl olanda farklı ve doğru şekillerde analizler yaparak düşünme yetisini kazanabilmektir. Toplumların da bu tür insanlara ihtiyaçları vardır, unutmayın.

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

ZEKA, IQ VE SATRANÇ ÜÇLEMESİÇocuklarımızın zihinsel gelişimini konuşurken sık sık “zekâ” ve “IQ” kavramlarıyla karşılaşı...
25/12/2025

ZEKA, IQ VE SATRANÇ ÜÇLEMESİ

Çocuklarımızın zihinsel gelişimini konuşurken sık sık “zekâ” ve “IQ” kavramlarıyla karşılaşırız. Çoğu zaman IQ skoru yüksek kişinin çok zeki olduğu düşünülür veya toplumlarda IQ skoru düşük olan kişiye “aptal” gözüyle bakılır. Belki sizde böyle düşünenlerdensinizdir. Ama bu durum tamamen yanlıştır. Bu iki kavram birbiriyle ilişkili olsa da aynı anlama gelmez.

ZEKA, insanın öğrenme, düşünme, problem çözme ve yeni durumlara uyum sağlama becerisidir. Eğitim bilimleri, zekânın çevresel faktörlere göre değişebildiğini ve doğru yöntemlerle geliştirilebildiğini ortaya koymaktadır.

IQ ise zekâyı ölçmeyi amaçlayan standart bir puanlama sistemidir. Çoğu zaman IQ derecesi kişinin zekâ seviyesinin göstergesi olarak kabul edilse de günümüzde uzmanlar, IQ testlerinin zekânın tümünü değil sadece belirli yönlerini ölçtüğünü vurgular. Bu testler bilişsel özellikler hakkında fikir verebilir; ancak tek başına bir bireyin tüm potansiyelini yansıtmaz.

SATRANÇ, stratejiye dayalı zeka oyunudur. Çocukların hem zekâ gelişimine hem de IQ performansına katkı sağlayan güçlü bir araçtır. Satranç oynayan çocuklar:
• Dikkatlerini daha iyi toplar,
• Plan yapmayı öğrenir,
• Hafızayı güçlendirir,
• Farklı seçenekleri karşılaştırma becerisi kazanır,
• Çok boyutlu düşünme becerisini geliştirir,
• Sabır ve sorumluluk duygusunu pekiştirir.
Bir çok kişinin düşündüğü gibi yaşam boyunca satrançta da başarı yalnızca yüksek zeka ve IQ’ya bağlı değildir. Aynı okul seviye sınavlarında 500 tam puan yapmak, sınav başarısının göstergesi olsa da bu başarı, öğrencilerin bütün gelişim alanlarında başarılı olduğunu göstermediği gibi. Bence Satrançta başarı için düzenli çalışma, ilgi, depolanan bilgi ve zaman içinde biriken deneyim çok daha belirleyici unsurlardır.

Araştırmalar, satrançta ustalaşmanın sadece IQ ile açıklanamayacağını; yoğun pratik, örüntü tanıma becerileri ve deneyimle gelişen stratejik bilgi birikiminin IQ seviyesinden daha önemli olduğunu göstermektedir. Bu üçleme bize, zekânın hem ölçülebilir yönleri olduğunu hem de geliştirilebilir bir yapıya sahip bulunduğunu hatırlatır. Satranç ise bu dönüşümün hem laboratuarı hem de sahnesi niteliğindedir.

Sonuç olarak, zekâ geliştirilebilir bir özellik olduğuna göre doğru ortam ve uygun aktivitelerle desteklendiğinde çocukların potansiyel becerileri daha kolay açığa çıkar, gelişir. Satranç da hem eğlenceli hem de eğitici yapısıyla bu gelişimi destekleyen en etkili etkinliklerden biridir.

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

Satranç, Çocukların Zihinsel Gelişimini Nasıl Destekler?Satranç, çocukların hafızasını güçlendiren ve zihinsel gelişimle...
01/11/2025

Satranç, Çocukların Zihinsel Gelişimini Nasıl Destekler?

Satranç, çocukların hafızasını güçlendiren ve zihinsel gelişimlerini destekleyen faydalı bir oyundur. Hafızanın gelişmesi için beynin zorlanması gerekir. Satranç, düşünmeyi sürekli olarak teşvik ettiği için de hafızayı geliştirir.

Bu oyun belirli bir süre içinde oynandığı için hem hızlı hem de doğru düşünmeyi gerektirir. Sadece hızlı oynamak ya da sadece doğru hamle yapmak yetmez; önemli olan, ikisini birden yapabilmektir.

Satranç, çocuklara olayları daha yaşanmadan önce zihinlerinde canlandırmayı öğretir. Bu da zamanla gelişen bir yetenektir. Önceleri basit hamlelerle başlanır, ardından birçok hamleyi taşlara dokunmadan sadece zihinden düşünmeleri istenir. Bu yetenek alıştırmalarla gelişir.

Satranç oynayan çocuklar, ilk akıllarına geleni hemen yapmaktan vazgeçerler. Neden? Oyunlarda kazandıkları deneyimler sonucunda düşündükleri ilk hamle yanında farklı seçenekleri de düşünmeye başlarlar. Hangi seçeneğin daha iyi olduğunu anlamak için artılarını ve eksilerini değerlendirmeyi öğrenirler.

Ayrıca, satranç sayesinde çocuklar olacakları önceden tahmin etmeye çalışır. Bu hamle bana yarar mı sağlar, yoksa zarar mı verir? diye düşünürler. Bu da onları daha mantıklı kararlar almaya yönlendirir.

Zamanla çocuklar sadece ayrıntılara takılmak yerine genel durumu da değerlendirmeyi öğrenirler. Ayrıca bir durum için geliştirdikleri çözüm yollarını, benzer başka durumlarda da kullanmayı öğrenirler.

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

ATATÜRK VE SATRANÇ Mustafa Kemal Atatürk etrafında Türk milletinin birleşmesiyle yürütülen Milli mücadelenin zaferle son...
17/11/2024

ATATÜRK VE SATRANÇ
Mustafa Kemal Atatürk etrafında Türk milletinin birleşmesiyle yürütülen Milli mücadelenin zaferle sonuçlanması sonrasında Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Yurt çapında yürütülen mücadele Dünya tarihinin ender olarak kaydettiği bir başarı olarak bir çok ulusa örnek olmuştur. Cumhuriyetimizin 101. Yılı kutlu olsun!

Satranç, kendine özgü bir gizeme sahiptir. İnsanlık tarihi boyunca birçok düşünce adamını, devlet büyüğünü de satranç öğrenmek ve oynamak için cezp etmiştir. Satranç tahtası üzerinde, siyah ve beyaz güçler arasındaki bitmek bilmeyen kıyasıya mücadelede asıl olan strateji ve taktiksel manevralardır. Bu nedenle de tüm toplumlarda saygın bir yerde olan satranç, geçmişten günümüze zeka oyunlarının şahı olarak anılmıştır.

Geçmiş zamanlarda neredeyse tüm devlet erkanının satranç oynamayı bildiği görülmektedir. Atamızın satranç oynarken çekilmiş bazı fotoğrafları, bazı medya organlarında iyi niyetle montajlanarak yayınlanmış olsa da, bunlar gerçek olmayan fotoğraflardır. Bu nedenle de bazı art niyetli kişilerde bu montajlanmış fotoğraflara dayanarak haksız eleştirilerde bulunmaktadır. O dönemdeki ortam ve teknolojik imkanlar düşünüldüğünde özellikle Atatürk’ün satranç oynarken çekilmiş gerçek anlamda bir fotoğrafının olmaması normaldir. Ama bazı kişiler, bunlara dayanarak Atatürk ve silah arkadaşlarının da satranç oynayıp oynamadığı zaman zaman tartışılmaktadır.

Bazı kişilerin satranç oynarken fotoğrafı yok diye Atatürk’ün satranç sevmediğini veya oynamadığını iddia etmesi oldukça anlamsızdır. Taktik ve strateji ustası olarak kabul edilen Atatürk’ün satranç oynamayı sevdiği ve fırsat buldukça dostları ve silah arkadaşlarıyla satranç oynadığı bilinmektedir. Atatürk’ün yakın arkadaşlarından İsmet İnönü de satranç oynamayı seven bir komutan ve devlet adamıdır. Atatürk, İnönü ve diğer silah arkadaşlarıyla birlikte satranç oynadığı ve satranç oynarken belirli konuları da tahta başında konuşarak, tartıştıkları da söylenmektedir.

Atatürk satranç bilmeyen veya satranç oynamayan bir kişi olsaydı, yaşadığı mekanlarda ve eşyaları arasında satranç takımı neden bulunuyordu? Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları müzesinde, Anıtkabir ve değişik yerlerde sergilenen Atatürk’e ait eşyalar arasında satranç takımları da bulunmaktadır. Bu da bize Atamızın özellikle trenle seyahat ederken bile satranç takımını yanından ayırmadığını ve yolculuk esnasında bile satranç oynadığını göstermektedir.

Cumhuriyet dönemiyle birlikte Atatürk’ün verdiği talimatlar doğrultusunda satranç, ülke genelinde yaygınlaşarak gelişmeye başladığı bilinmektedir. O yıllarda ülkemizde çıkan satrançla ilgili yaklaşık 20 adet el yazma, taş baskı ve matbaa basımı satranç kitapları da kütüphanesin de bulunmuştur. Bu kitaplar dönemlerinin eski kuralları ve sadece klasik diyebileceğimiz bazı esasları içermekteydi. Modern satranç kitapları daha sonraki ileri yıllarda çıkmaya başlamıştır.

Olayları analiz etme, farklı ve çok boyutlu düşünme de insan gelişiminin olmazsa olmazlarındandır. Satranç, stratejik temelli oyunları ve farklı şekillerde düşünmeyi seven kişilerin zevk aldığı bir zeka oyunudur. Unutmayalım.

Mutlu kalın, sağlıkla kalın, satrançla kalın.

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

SATRANÇTA PLANLAMABüyük satranç ustaları “En kötü plan bile, hiç plansız oynamaktan daha iyidir” der.  Çünkü kötü bir pl...
04/11/2024

SATRANÇTA PLANLAMA

Büyük satranç ustaları “En kötü plan bile, hiç plansız oynamaktan daha iyidir” der. Çünkü kötü bir plan doğrultusunda bile oynarken, pozisyonunuzu geliştirmeye çalışırsınız. Elbette her oyuna başlayan kişinin hedefi kazanmaktır ama bunu plansız, gelişi güzel bir oyunla yapmanız çoğunlukla mümkün değildir. En iyi planlar da esnek ve uygulanabilir olan planlardır. Bunu da unutmayın.

Yapılan planlarda esneklik önemlidir. Planlardaki büyüklük de ayrı bir öneme sahiptir. Bu iki özellik bir araya geldiğinde, en iyi sonuçları verecektir. Satrancı yeni öğrenenlerin oyunda konumsal düşünmesi beklenemez. Özellikle yaşı ufak çocukların konumsal düşünme ve stratejik planlama yapma öncesi bolca taktiksel çalışmalar yapması ve düşünme becerilerinin bu yönde eğitilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ufak yaş gurubu çocuklarda bir taş vermemek için çokça oyunların kaybedildiği görülmektedir.

Gerçek satranç oyuncuları oyun içindeki durumu sürekli olarak incelemek, gerekiyorsa düzeltmeler yapmak zorundadırlar. Hedefe yaklaştıkları zaman, zafere ulaşmak için bir başka plan yapmaya veya mevcut planı geliştirmeye çalışırlar. Bazen oyuncuların sahip olduğu katı fikirler, oyun içindeki alternatif yolların bulunmasını engelleyerek oyuncunun elini kolunu bağlayabilir. Oyunun konumu, o anda bir hamlenin yönünün değiştirilmesini gerektirebilir. Oyunun gerçek durumunu göz ardı ederek önceden belirlenen bir planı inatla uygulamaya çalışmanız kötü bir sonuca götürebilir. Oyun içinde zihinsel bakımdan esnek ve çevik olmalısınız.

Yönteminiz ne olursa olsun, düşünceleriniz ve planlarınız esnek olmalıdır. Oyun içinde öncelikle kısa planlar yapmayı hedeflemelisiniz. Bu tür planların sonuçlarını tahmin etmek ve denetim altında tutmak daha kolaydır. Plan yapmadan oynarsak tahta üzerinde kontrol dışı birçok şey olabilir. Kuşkusuz, bunların çoğu kötü şeyler olacaktır. Unutmayın, sadece taşları ileri sürerek iyi sonuçları almayı bekleyemezsiniz.

Mutlu kalın, sağlıkla kalın, satrançla kalın.

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

SATRANÇ, ÇOCUKLARI GELECEĞE NASIL HAZIRLAR?Eğitim bilimcilerinin yaptığı araştırmalar sonucunda, oyun yoluyla öğrenmenin...
23/10/2024

SATRANÇ, ÇOCUKLARI GELECEĞE NASIL HAZIRLAR?

Eğitim bilimcilerinin yaptığı araştırmalar sonucunda, oyun yoluyla öğrenmenin çocukların zihinsel ve bilişsel gelişimini hızlandırdığı tespit edilmiştir. Eğitici oyunların öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiği tartışılmaz bir konudur. Satranç oyunu da, çocukların problem çözme, planlama, yaratıcılık ve sosyal beceriler geliştirmelerini sağlayan doğal bir süreç sunmaktadır. Satranç destekli oyunsal öğrenme yaklaşımı, çocuklar için soyut düşünceyi somut deneyimlerle ilişkilendirmeyi kolaylaştırmaktadır. Taktik, strateji gibi karmaşık kavramları ufak yaştan itibaren anlamalarına yardımcı olmaktadır.

Çocukların gelecekte yaşam içinde karşılaşacağı zorluklar düşünülürse, yaratıcı düşünme, problem çözme ve durumlara adaptasyon gibi becerilerinin gelişmiş olması gerekir. Satranç, bu becerileri geliştirmek için en ideal yollardan biridir, diyebiliriz. Oyun sürecinde, çocuklar karmaşık durumlarla başa çıkmayı öğrenir. Düşünme esnekliği kazanır ve geleceğin bilinmeyen dünyasına hazırlık yapmış olurlar.

Satranç oyunu, çocuklarda öncelikle yaratıcı düşüncenin temelini atar. Çocuklar, bu oyun aracılığıyla hayal güçlerini değişik şekillerde kullanabilir. Yeni ve farklı fikirler keşfedebilirler. Oyun süreci, çocukların yaratıcı kaslarını geliştirirken, farklı perspektifler geliştirmelerine olanak tanır. Her oyun deneyimi, çocukların mevcut potansiyelini artırırken, onları karmaşık problemlere karşı yaratıcı çözümler geliştirmesine yardımcı olur. Onlara tüm zorluklara karşı mücadele ruhunu aşılar.

Birçok çocuk satranç oyunu sayesinde kendini karşısındakinin yerine koyarak düşünme, başkalarına saygı gösterme, karşılıklı diyaloglarda kendi sorumluluğunu fark etme, sabırlı olma, kurallara uyma, zamanı doğru kullanma, stresle baş edebilme becerisi kazanabilmektedir.

Çocuklar, zaman zaman oyun içinde arkadaşları ile tartışabilir, sorunlar yaşayabilir. Böyle durumlarda çocuklar, sorunlarını nasıl çözebileceğini de öğrenir. Yaşadığı sorunları çözebilme yetisini, yine oyun sırasında kendi başına edindiği tecrübelerle kazanır. Satranç öğrenen çocuklar, yaşam boyu sürecek bir öğrenme, gelişim ve mücadele döngüsünü de kendi yaşantıları için başlatmış olurlar.

Mutlu kalın, sağlıkla kalın, satrançla kalın.

TURGAY ÜLKER
Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni
Satranç Öğretmeni, Antrenörü, Spor koçu

SATRANÇ OYUNUNDA KİMİN BAŞLADIĞI ÖNEMLİ Mİ?Satrancın kendine özgü güzelliği, insanlık tarihi boyunca birçok düşünce adam...
29/07/2024

SATRANÇ OYUNUNDA KİMİN BAŞLADIĞI ÖNEMLİ Mİ?

Satrancın kendine özgü güzelliği, insanlık tarihi boyunca birçok düşünce adamını da, devlet büyüğünü de cezp etmesidir. Bu nedenle de geçmişten günümüze satranç, oyunların şahı olarak anılmıştır. Nedir satrancı bu denli çekici hale getiren? Satrancın güzelliği belki de kısmen göze çarpan çelişkilerinde bulunabilir.

Beyaz ilk hamleyi yapar ama siyah da ikinci hamleyi yapar! İlk hamleyi yapmak size ilk saldırıyı başlatma imkanı verse de ikinci hamleyi yapmak da rakibinizin biraz önce yaptığı hatadan faydalanma imkanını sunar. Sonuçta oyuna kimin başladığı değil, kimin oyunu bitirdiği önemlidir.

Satranç oyununu, hamleleri ezberleyerek oynamak mümkün müdür? Satranç zeka oyunları içinde en özel olandır ama satrançtaki stratejik düşünme şeklini kazanmak zaman alıcıdır ve oldukça da zordur. İlk adımda çalışmalar sadece oyun ve eğlence için yapılmalıdır.

Çocuklar eğlence içinde yaptığı etkinliklerden keyif alırsa, en zorlu işleri bile kişiselleştirerek tutkulu bir uğraşa dönüştürebilmektedir. Öncelikli amacımız satranç oynamayı tutkuya dönüştürebilecek çocukları yetiştirmek olmalıdır. Sonrasında zaten başarılı sporcular ortaya çıkacaktır. Satranç federasyonu adına geçmiş yıllarda eğitmen, antrenör yetiştirme programlarında bulunarak değişik okullardan onlarca seminer verdim, yüzlerce eğitmen yetiştirdim. Eğitimlerimde de hep bunlara dikkat edilmesi için uyarılarda bulunmuşumdur.

Hepiniz değişik zamanlarda şahit olmuşunuzdur; bazı aileler satranç oyununu kısa bir süre önce öğrenmiş bir ufak yaş grubu çocuğu bile gelişsin diye kendi yaş grubu haricinde open/açık turnuvalara sokarak, oynamasını ister. Sonrasında da çoğunlukla hüsran yaşanır. Başarı hedefine adım adım, sindire sindire yaklaşmak en güzelidir, oysa.

Satranca yeni başlayan çocuklar daha gelişim kurallarını tam uygulayamazken, bazı eğitmenler de çocukları ezbere Sicilya, ispanyol gibi değişik açılışları ezbere oynaması isteyebilir veya tuzaklı yollarla rakibi kandırarak, galip gelmesini sağlayabilir. Benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün. Bu şekilde ilerleyen çocukların daha sonraki yıllarda yaratıcı bir oyun sergilemesini nasıl bekleyebiliriz?

Uzun lafın kısası satranç oyununda her daim beyaz/açık renk taşlara sahip olan taraf oyuna başlar ama kazanabilir mi? Hayır. İyi olan taraf mı kazanır? O da hayır. Her daim rakibin hatalarını görebilen ve onları kazanç yönünde değerlendirebilen taraftaki kişi her zaman oyunu kazanacaktır. Gerçek yaşamda da bu böyle değil midir?

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER

PİYONLAR SATRANCIN RUHUDURSatranç oyunundaki en zayıf taş gibi görünen piyonların, oyun ilerledikçe satranç tahtası üzer...
21/05/2024

PİYONLAR SATRANCIN RUHUDUR

Satranç oyunundaki en zayıf taş gibi görünen piyonların, oyun ilerledikçe satranç tahtası üzerinde büyük bir rol oynadıkları inkar edilemez. Genelde piyonlar, satranca yeni başlayan oyuncular tarafından pek değer görmez. Oyun içinde hor görülerek, kolayca feda edilebilmektedir. Piyon dediğin taşın gücü nedir ki? Üstelik bu taşlardan tahta üzerinde sayıca çok olduğu düşünülür. Sayıca çok olan bu taşlardan acaba kaç tanesi oyun sonuna kalabilecektir? Oysa son sıraya ulaşabilen bir piyon, oyunun gidişatını nasıl da değiştirecektir.

Ünlü Satranç büyük ustalarından Philidor “Piyonlar, satrancın ruhudur” diyerek satranç oyununda piyonların ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Satranç oyununda piyonların konumları, stratejik planların ve mücadelenin şeklini belirler. Oyuncuların sahip olduğu piyonların yapısal durumu ile birlikte oyun tahtası üzerinde oluşan zayıf ve güçlü karelerin durumu da önemlidir.

Satranç tahtası üzerinde sahip olduğumuz piyonları zincir yapıda konuşlandırmak onları kuvvetlendirecektir. Tahta üzerinde sahip olacağımız piyon adacıklarının sayısı arttıkça onları korumak da zorlaşacaktır. Satranç tahtasında bulunan piyonların yapısal durumu yüzünden oyun planları, bu zayıf piyonlar üzerine yapılabilir. Bu durum doğru değerlendirildiğinde, oyunculara oyunun kaderini değiştirebilme imkanı sunar.

Oyun içinde sahip olunan kötü veya izole piyonları korumak yüzünden, istemeden taraflar kuvvet kaybı yaşayabilirler. Satranç büyük ustası Philidor’a göre satranç tahtası üzerinde arkadaşlarından ayrılmış bir piyon ya çok ender şekilde kazanabilir, ya da asla kazanamaz. Piyonlar da oyun içindeki konumuna göre zayıf ve kuvvetli olabilirler. Bunu detaylandırırsak;

1-Diğer piyonlar tarafından korunmayan bir piyon çoğunlukla zayıftır.

2-Çeşitli nedenler sebebiyle hareket yeteneğini kısmen veya tamamen kaybeden bir piyon da zayıftır.

3-Kendi piyonları tarafından desteklenen, hareket yeteneğine sahip piyonlar ise kuvvetlidir.

Piyon yapıları yüzünden, tahta üzerinde oluşan zayıf kareleri değerlendiren oyuncu, oyundaki aletlerinden birini bu zayıf karelere yerleştirebilirse, oyun içinde büyük avantaj kazanmış olur. Zayıf kareler rakibin piyonları tarafından saldırılması mümkün olmayan yerlerdir. Kontrol edilen bu zayıf kareler, merkezi bir yerde veya rakip tarafta ise çok daha fazla değer kazanacaktır.

Hayatta hiçbir şey gözüktüğü gibi değildir. Görünüşe bakıp, aldanmamalı. Bazı özellikler belirli yeteneklerle desteklenirse başarı olarak ortaya çıkabilir. Sizlerde çok boyutlu düşünerek, yaşam için değişik stratejiler geliştirin. İçinizdeki saklı yetenekleri ortaya çıkarmak için fırsatlar yaratmaya çalışın. Bu şekilde sizin içinde başarı kaçınılmaz olacaktır.

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER

SATRANÇTA MORPHY KURALLARIAcemi oyuncular oyuna başladığı ilk hamleden itibaren, rakibin taşlarına bilinçsizce saldırmay...
08/05/2024

SATRANÇTA MORPHY KURALLARI

Acemi oyuncular oyuna başladığı ilk hamleden itibaren, rakibin taşlarına bilinçsizce saldırmaya başlar. Stratejik planlama yapamayan oyuncular oyunu kısa yoldan bitirme peşindedir. Beyaz tarafta olan oyuncu, ilk hamleler sonrasında vezirini ileriye sürerek rakibi korkutmaya da çalışabilir. Rakibin şahına sürekli farklı tehditler altında tutmak için vezirini kareden kareye dolaştırabilir.

Elbette rakip taraftaki oyuncu, her tehdidi ustaca püskürtecektir. Her saldırıya kendi taşlarını ilerleterek, rakibe karşılık verecektir. Siyah taraf, bir at, sonra kullanışlı bir piyon, bir kale, bir vezir ve bir fili satranç tahtası üzerinde konuşlandırmaya devam edecektir. Bu sırada karşı oyuncunun taşlarının ilerlemesi yüzünden Beyaz taraf savunmaya geçmek zorunda kalacaktır. Ortaya sürdüğü kuvvetli taşını geri çekmekle meşgul olarak, zaman kaybedecektir. Beyaz taraf oyuncusu, birçok yere gidip, geldikten sonra veziri kendi güvenli hattına, geri döndürmek zorunda kalınca gelişimde de geri kalacaktır. Elbette kimse, satranç oyununda taşların evine geri dönmeyeceğini söyleyemez ama bu durumda kim ne kazanmış durumdadır?

Satrancın büyük ustalarından Morphy, taşları ilerletme ilkesini anlayan ve uygulayan ilk satranç oyuncusuydu. Ondokuzuncu yüzyılda satranç oyununda taşları ilerletme, satrancın önceliklerinden biri değildi. Morphy satranç oyununda öyle yaptığı için, bu durum sistemli bir oyun biçimine dönüştü.

Satranç oyununa ortadaki piyonlarımızı hareket ettirerek (genelde) başlarız. Ardından hafif olarak anılan taşlarımız olan atları ve filleri oynarız. Ardından ağır taşlarımız olan kale ve veziri oyuna sokarız. Hafif kuvvetleri oluşturan taşlar, yakında gerçekleşecek rakip alanın işgali için ön hazırlıkları yapmakla görevlidir. Rok yaparak, şahı güvenli alana soktuktan sonra ağır kuvvetleri oluşturan taşlar saldırıya geçerek ölümcül vuruşları yapmaya başlayacaktır.

Satranç ustası Morphy’nin bu oyun kuramı, Satranç eğitimlerinde satrancın gelişim kuralları olarak satranç temel ilkeleri içinde ilk öğrenilenlerdendir. Satranççılara oyuna başlar başlamaz plansız bir şekilde rastgele ilerlemenin yerine, satranç taşlarını etkili ve sistemli bir şekilde ilerleterek, oyun içinde gelişim üstünlüğünü ele geçirmek birinci önceliğiniz olmalıdır.

Mutlu kalın, Sağlıkla kalın, Satrançla kalın

TURGAY ÜLKER

Address

İstanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Çocuklar ve Satranç posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Establishment

Send a message to Çocuklar ve Satranç:

Share